PAYLAŞ

Yaşamını yitiren PKK’li sanatçı Delila’nın annesi Gülsuma Güçer hakkında, gazeteci Hasan Cemal’e Farqîn’deki ‘sokağa çıkma yasakları’yla ilgili verdiği röportajda, Delila ile ilgili kurduğu cümlelerden dolayı 9 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

Yaşamını yitiren evladıyla ilgili kurduğu cümlelerden dolayı Gülsuma Güçer hakkında 9 yıl hapis cezası istendi. Söylediği ezgilerle tanınan ve 2007 yılında yaşamını yitiren YJA-Star üyesi Şenay Güçer’in (Delila) annesi Gülsuma Güçer (63), Amed’in Farqîn (Silvan) İlçe Belediyesi Eşbaşkanı Zuhal Tekiner ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Meclis üyesi Mehmet Ali Dünser hakkında, gazeteci ve yazar Hasan Cemal’e verdikleri röportaj nedeniyle dava açıldı. Farqîn’de 2015 yılında ilan edilen “sokağa çıkma yasağı”ndaki yaşadıklarını aktardıkları için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Güçer, Tekiner ve Dünser hakkında hazırladığı iddianame, 4.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede Güçer, Tekiner ve Dünser’in “Suçu ve suçluyu övmek” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla 9’ar yıl 6’şar ay hapis ile cezalandırılmaları istendi. Gazeteci Hasan Cemal hakkında açılan soruşturma dosyası da, haberin yayınlandığı yerin İstanbul olması nedeniyle “görevsizlik” kararı verilerek İstanbul’a gönderildi.

‘Bizi bezdirip kaçırtmak istiyorlar’

İddianamede Hasan Cemal’in kaleme aldığı, Delila’nın yazdığı günlüğü konu alan, “Delila Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri” isimli kitabın mahkeme kararıyla yasaklandığı hatırlatıldı. İddianamede, Anne Güçer’in röportajda söylediği, “Acılar anlatmak ile bitmiyor… Hele son 13 günlük sokağa çıkma yasağı… Elektriksiz susuz ekmeksiz… Bazen de namazsız kaldım. Silahlar patlamaya başlayınca hepimiz arka tarafa kaçtık koridora banyoya… Şu panzer var ya bütün gece gürül gürül çalışıyor, beni uyutmuyor. Silah sesleri cabası. Acıları içime atıyorum… Kaç genç insan öldü, bizi bezdirip kaçırtmak, göç ettirmek istiyorlar. Ne kadar eziyet etseler gitmem” sözleri 9 yıl hapis için suç delili gösterildi.

Savcının beklentisi!

İddianamede, anne Güçer’in sözleri için savcı şu değerlendirmede bulundu: “Genç insanların öldüğünü söyleyerek, sanki vefat eden kişilerin güvenlik güçlerince durduk yere öldürülen siviller olduğu yönünde bir algı yaratmaya çalıştığı, yasaklı kitaptaki terörist Delila’yı övücü beyanlarda bulunduğu, güvenlik güçlerini işgalci gibi göstererek, röportajın hiçbir yerinde PKK/KCK, YDG-H unsurlarına yönelik kınama niteliğindeki beyanlarda bulunmadığı, kendi evinde rahat etmemesini sağlayan kişilerin terör örgütü mensupları olduğunu yadsıyarak terör örgütünün cebir, şiddet içeren yöntemlerini meşru gösterecek propaganda yaptığı…”

Delil çocuklar!

Dünser’in PKK saflarında yaşamını yitiren oğlu Umut Dünser için söylediği “şehit” sözünü de suç sayan savcı, Dünser’in konuşmasının genelinde PKK’yi değil devlet güçlerini “bölücü” gördüğünü ileri sürerek suç işlediğini savundu. Görevden uzaklaştırılan Belediye Eşbaşkanı Tekiner’in röportajda yer alan, “Bitmeyen bir kabus yaşıyoruz. Daha 9 yaşındaydım. Babamın en sevdiği yakın arkadaşı gözlerimin önünde öldürüldü… Korku evet var, ama 1990’ların korkusu daha büyüktü. Artık tek başımıza değiliz sonuna kadar mücadele edecek gücümüz var” sözleri 9 yıl hapis için delil olarak gösterildi.

Davanın ilk duruşması Ocak ayında görülecek.

Yorumunuzu yazınız