PAYLAŞ

Unutulmaz kadın karakteri ve yaşama dair saplantılı tutkuları anlattığı benzersiz “Betty Blue” (1986) filmiyle sinemaya damgasını vuran Fransız yönetmen Jean- Jacques Beineix ile jüri başkanı olarak geldiği 29. Tokyo Film Festivali’nde konuştuk. Basın toplantısında bu yılın Oscarlı “Spotlight” gibi filmlerine ve 70’lerin isyankâr ruhuna ihtiyaç olduğunu söyleyince “Tam da ihtiyacımız olduğu bugünlerde neden çekilmiyor?” sorusunu yöneltmek elzemdi ve Türkiye’den olduğumu öğrenince sohbet toplantı sonrasına da uzadı. Beineix, ülkemizin içinde bulunduğu çalkantıların farkında ve endişeli: “İfade özgürlüğünün ne demek olduğunu en iyi siz bilirsiniz! Maalesef özgürlüklerin kısıtlandığı bir dönemde yaratmak çok zordur. Zorluklar yaratıcılığı kışkırtır ama nereye kadar! Türkiye’de işler endişe verici görünüyor ama zorluklar aşılır, yeter ki sağlam durulsun. İfade özgürlüğünüz için direnmeniz gerek!”

‘Herkes inkâr içinde’

Beineix yaratıcılıkta en önemli sorunlardan birisi olarak otosansürü görüyor: “Bu gazeteci, yazar veya sanatçı için korkunç bir yıkım. Çünkü düzene farkına varmadan baş eğdiniz demektir! Kraldan çok kralcı. Yani sokaktaki vatandaşın güveneceği kimse kalmamış demektir. Çünkü kendinizi satmışsınızdır ve en fenası bunu inkâr ediyorsunuzdur.” Bu sorunların şimdilerde çoğu yerde yaşandığını, herkesin bir inkâr ve gerileme içinde debelendiğini söyleyen 70 yaşındaki ünlü yönetmen “Sinemada da özgürlük şart! Film yapmak hem yaratıcılık hem de para işidir. Maalesef özgürce film yapmak isteyenlerin karşısında kolayca para kazanmak isteyenler var. Para da güçlü olanda. Onlar risk almadan, doğruları söylemeden uyutucu filmler yapmak istiyor. Bu nedenle ‘Spotlight’ gibi filmler çok az çünkü gerçek sanatla sorgularsınız, hayatın manasını ararsınız! Onlar bunu istemiyor.”

 

 BÜYÜK ÖDÜL SOYKURUM KARA KOMEDİSİNE

Jean-Jacques Beineix’in başkanlığını yaptığı ana jüri aralarında Reha Erdem’in “Koca Dünya” adlı filminin de yarıştığı 16 yapım arasında büyük ödülü Alman-Fransız ortak yapımı “Bloom of Yesterday” adlı soykırım kara komedisine verdi. Chris Kraus’un yönettiği filmde Almanya’nın genç aktörlerinden Lars Eidinger ve son dönem Avrupa sinemasının aranan oyuncularından Adele Haenel başrolde oynuyor. Film, Yahudi soykırımının yeni kuşaklar üzerindeki etkisini eğlenceli bir üslupla sorgulayarak trajik bir konuya mizahla yaklaşmak gibi riskli bir işi kazasız kotarmış.

MERYL STREEP’E ÖZEL ÖDÜL

Sinema tarihinin en başarılı oyuncularından biri olarak kabul edilen Meryl Streep, özel bir Altın Küre ödülüyle onurlandırılacak. Kariyerinde 3 Oscar ve 8 Altın Küre’nin yanı sıra sayılayamayacak kadar çok ödül kazanan Streep ocak ayında düzenlenecek törende Cecil B. DeMille ödülünü alacak. Hollywood Yabancı Basın Birliği (HFPA) tarafından verilen Altın Küre Ödülleri’nin en büyük onuru sayılan Cecil B. DeMille ödülü Meryl Streep’in 40 yıl boyunca eğlence dünyasına yaptığı katkılar için veriliyor. HFPA Başkanı Lorenzo Soria yaptığı açıklamada Streep’in daha uzun yıllar eğlence dünyasına katkı vermeye devam edeceğini söyledi.

 

 

Yorumunuzu yazınız