PAYLAŞ

Kültür sanata yeni bir soluk kazandırmak amacıyla yola çıkan Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, ezilenlerden yana saf tutan gerçeğe bir ışık yaktıklarına inanarak 2’inci yılına hazırlanıyor. Dergi çalışanı Duygu Kıt, cinsiyetçiliğe geçit vermeyen bakış açısıyla geniş kitlelere seslenmek istediklerini söyledi

Edebiyat ve sanat cephesine yeni bir soluk olma amacıyla 2 yıl önce yayın hayatına başlayan Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, “Yüz çiçek yan yana açsın, yüz fikir akımı birbiriyle yarışsın” şiarıyla iki ayda bir okuyucularıyla buluşuyor. Sancı çalışanı Duygu Kıt, Sancı’nın ortaya çıkışını, yayın politikasını, amaçlarını anlattı. 2015 yılı Şubat ayında yayın hayatına başlayan Sancı dergisinin ismine ilişkin konuşan Kıt, “Sancı ismini tercih etmemizin en önemli özelliği; hayatın, edebiyatın ve sanatın Sancı’sını anlatarak kültür-sanat alanında bir cephe yaratma ve okuyucularla buluşma ihtiyacıdır” dedi.

Geniş kitlelere sesleniyoruz

“Yüz çiçek yan yana açsın, yüz fikir akımı birbiriyle yarışsın” şiarıyla anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-şovenist, anticinsiyetçi tüm eserlere açık bir yayın politikası işlediklerini belirten Kıt, “Yazı Kurulu olarak temel prensibimiz budur. Bu temel ayrımlar dergi çalışmamızın hazırlık aşamalarında esas aldığımız çizgilerimizdir. Sancı; kültür, sanat ve edebiyatın sancısıdır. Hem halkın, hem de edebiyat çevrelerinin okuyabileceği bir edebiyat dergisi ile deneme, öykü, şiir, biyografi ve konusu edebiyat olan sanat yazılarıyla yola çıktık. Tanınmış yazarlara yer verirken tanınmamış, genç ve nitelikli edebiyatçılara da yer vermek önceliğimizdir. Yayıncılık hayatımız boyunca geniş yığınları unutarak dar bir kesime dönük ürünlerle yetinen bir kısırlığa düşmeden; gerillanın resmini de, amele pazarında iş bekleyen, köprü altlarında soğuktan titreyen insanlarımızı da, sepeti sırtında köylüyü, mavi tulumuyla işçiyi ve aşkını da anlatacağız” diye konuştu.

Direnen kadınları işledik

Sancı Dergisi Yazı Kurulu olarak dosya konularını belirlerken güncel gelişmeler ve tarihsel deneyimleri edebiyatın gözüyle yorumlamaya çalıştıklarını ifade eden Kıt, “İlk sayımızdan bugüne; Ermeniler’i, Kobane direnişini, Gezi ve Madımak’ı, çocuk edebiyatını, edebiyattaki eril tahakküm karşısında direnen kadın ve LGBTİ’leri, şiiri, Ezidîleri ve değişik birçok konuyu ele aldık. Bu süreçlerde okuyucularımızın, yazarlarımızın önerileriyle de dosya çalışmaları hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.

Sancı sizin sesiniz

Kıt, derginin yaslandığı zemin itibariyle toplumsal gerçekçilik perspektifiyle hazırlandığına dikkat çekerek, “Elbette birçok edebiyat dergisiyle farklılıklarımız, fakat aynı duyarlılıkla ortaklaştığımız noktalarımız var. Biz esasta edebiyatta ve sanatta yeni isimlere yer vermeyi hedeflerken aynı zamanda dergimizin bir örgütlenme aracı olması amacıyla da yayın hayatımıza devam ediyoruz. Sanat alanında güçlü cepheler yaratmanın; sosyalist, devrimci, demokrat, edebiyatçı, yazar, araştırmacı, eleştirmen kişi ve kurumlarla ortak paydalarda bir araya gelmenin, birlikte yürümenin koşullarını yaratmaya çalışıyoruz. Ve diyoruz ki; Sancı sizin sesiniz, sizin kürsünüzdür” dedi.

Êzidîler için çalışma alanı yarattık

Son olarak dergilerinin Ezidîler dosya konusuna ilişkin konuşan Kıt, “Hâkim düşünceler tarafından yazılan ve ezilenlerin yok sayıldığı tarih gerçekliği bize Ezidîlerin tarihi, edebiyatı ve sanatı konusunda da kısıtlı imkânlar ve sınırlılıklarla bir çalışma alanı yarattı. Tüm bu engellere rağmen değişik birçok kaynağa ulaşarak çeviri çalışması gerçekleştirdik. Öykü, röportaj ve makale çalışmalarıyla okuyucularımıza Ezidîleri anlatmaya çalıştık. Elbette ki yetersizliklerimiz mevcut. Fakat tüm baskı, tahakküm ve yanlı tarihe karşı, tarihi kaynağından anlatan, ezilenlerden yana saf tutan gerçeğe bir ışık yaktığımıza inanıyoruz” şeklinde ifade etti.

İSTANBUL – ANF

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız