PAYLAŞ

Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ile 1 Eylül 2016’da Kocaeli Üniversitesi’nden (KOÜ) ihraç edilen 19 akademisyenin kurduğu Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA) derslerine devam ediyor

Eğitim-Sen Kocaeli Şube Binasında gerçekleştirilen derslerin beşincisinde dün “Bilim insanının toplumsal sorumluluğu: Dilovası örneği” konusu işlendi.

Prof. Dr. Kocaeli Üniversitesi’nde (KOÜ) Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı iken KHK ile görevinden uzaklaştırılan Prof. Onur Hamzaoğlu’nun anlattığı ders, Kocaeli’nin Dilovası ilçesinin içerisinde bulunduğu durumu anlatan belgeselle başladı.

Belgeselin ardından Dilovası’nın çevre sorununu en başından bu yana sinevizyon eşliğinde görsellerle anlatan Hamzaoğlu, “Bilimsel bilginin sahibi toplumun kendisidir ve biz ‘Bu işler bizimle başladı’ demedik hiç bir zaman. Durumu önce kamuoyu ile ardından akademi ile paylaştık” dedi.

KODA nasıl kuruldu?

1 Eylül’de yayınlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) üniversitelerden 2 bin 346 öğretim elemanı ihraç edildi. Kocaeli Üniversitesi’nden “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan 19 akademisyen de 2 bin 346 kişinin arasındaydı.

İhraç sonrası açıklamalarında Kocaeli’ni terk etmeyeceklerini söylediler. Bu kararlarının somut adımı Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA) oldu. KODA’nın açılışı 28 Eylül günü yapıldı.   Akademide dersler 5 Ekim’de başladı.

Akademinin seminer programına buradan ulaşabilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2013 yılında yayınladığı raporda “Hava kirliliği akciğer kanserinin nedenidir” ifadesine atıfta bulunan Hamzaoğlu, çevreyle ilgili meseleleri faciaya dönmeden görülmesi gerektiğini belirtti.

Dilovası ile organize sanayi bölgelerinin iç içe geçmiş durumda olduğunu ifade eden Hamzaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:  

“Bölgede 1995-2004 yılları arasında 493 ölüm gerçekleşmiş. Bunun yüzde 32’si kanser vakası. Türkiye ve Dünya ortalamalarının çok çok üstünde. Bizlerin bu verileri paylaşması kimileri tarafından ‘Bu olayın neden bu kadar büyütüyorsunuz’ tepkisiyle karşılandı. Ama biz araştırmalarımıza devam ettik.

“İkinci araştırmamızda 100 ölümden 33’ünün kanser nedeniyle olduğu anlaşıldı. Ama sorun Dilovası ile sınırlı değil”.

TBMM’de araştırma komisyonu kuruldu

O dönem TBMM Dilovası Araştırma Komisyonu’nun kurulduğundan da bahseden Hamzaoğlu, komisyonun raporlarının dahi dikkate alınmadığını fabrikaların daha da büyüdüğünü söyledi:

“Komisyon; kapasite artışı engellenmeli, arıtma tesisi kurulmalı, izlem ve denetim düzenlenmeli dedi ama yeni fabrikalar kuruldu, kapasiteler arttırıldı. Doğaya ve insana rağmen sanayileşme yapıldı. Bunu paylaşmamak büyük bir sorumluluktu. Biz de paylaştık”.

O dönem Devlet, sanayi ve üniversitenin iş birliği içerisinde olduğunu da vurgulayan Hamzaoğlu, araştırmanın davalara konu olduğunu belirtti. Bu süreçte Dilovası’nda 36 derneğin bir araya geldiğini belirten Hamzaoğlu, halk tepkisinin önemine de değindi ve sunumunu şöyle bitirdi:

“Kontrolsüz, denetimsiz bir şekilde üretimler sürdürüldüğü sürece bu vakaları göreceğiz. Doğa dostu üretim ve hammadde kullanılmalı”.

Kaya: “Kanunsuzluk devam ettiği sürece Dilovası kirli kalacak”

Sunumun ardından Dilovası’nda çevre aktivisti olan İsmail Kaya söz aldı.

Kaya derse hasta haliyle geldiğini söyledi:

“Benim akciğerlerimi çalıştırmayan, bozan Dilovası’dır. Hasta halimle geldim buraya, hep Dilovası yüzünden. Ben yaşadığımız bölgeyi, Dilovası Gecekondu Organize Sanayi Bölgesi olarak tanımlıyorum. Ve biliyoruz ki kanunsuzluk devam ettiği sürece Dilovası kirli kalmaya devam edecek”.

Sonraki ders: Doç. Dr. Aynur Özuğurlu’nun

Ardından soru ve cevapların ardından son bulan derste haftaya gerçekleşecek dersin çağrısı da yapıldı. Kocaeli Üniversitesi sosyoloji bölümünün eski öğretim üyesi Doç. Dr. Aynur Özuğurlu’nun anlatacağı dersin konusu “Acımız ve öfkemiz üzerine: Neoliberalizm, savaş ve siyasal İslama karşı feminist mücadele” olacak. (DÇ/HK)

Diren Çelik

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Kocaeli’nde yerel basında gazetecilik yapıyor.

Yorumunuzu yazınız