PAYLAŞ

İki binli yılların başında insanlığın vardığı metropolleşme düzeyi artık korkunç bir seviyeye ulaştı. Kırsal alanları yaşanmaz hale getirip yoksullaştırarak insanları kentlere yığan sistem, muazzam nüfus birikmelerine yol açarak dünyayı uçuruma sürüklüyor

Dünya nüfusunun büyük kentlere doğru yığılması, çözülmesi zor sorunları da beraberinde getirerek ekolojik sistemi çökertiyor. BM’nin tahminlerine göre dünya nüfusu, 2050’ye kadar 9 milyara ulaşacak ve bunların üçte ikisi şehirlerde yaşayacak. Bu nedenle şehirler altyapı, uygun fiyatlı konut, su, sanitasyon, istihdam, sağlık hizmetleri ve ulaşım gibi talebin artacağı sorunlarla başa çıkmak zorunda.

Dünyanın en kalabalık kentleri, Tokyo, Yeni Delhi, Shangai, Mumbai ve Sao Paulo. BM’den yapılan açıklamada, ekonomik büyümenin kentleşmeyi de etkileyeceği vurgulanarak, 2050 yılına kadar Hindistan, Çin ve Nijerya’nın kırsal bölgelerinin büyük bölümünün kentleşeceği ve 2 buçuk milyar kişinin daha kentli nüfusa ekleneceği belirtildi. Mega kentlerin mevcut nüfuslarına yer verilen raporda, en kalabalık kentler olarak 38 milyon nüfusla Tokyo, 25 milyon nüfusla Yeni Delhi, 23 milyonla Shanghai, 21’er milyon nüfusla Mumbai ve Sao Paulo sıralandı. Tokyo’nun 2030’da 37 milyona düşeceği ancak dünyanın en kalabalık şehri olmaya devam edeceği belirtilen raporda, halen 25 milyon nüfusla ikinci sırada olan Yeni Delhi’nin ise 2030’da 36 milyon nüfusa yükselmesinin beklendiği ifade edildi.

Artan gecekondular

Bazı yerlerdeki hızlı kentleşme gecekondu bölgelerinin artmasına yol açıyor. Güney Afrika’daki Khayelitsha’da olduğu gibi. Afrika, Asya ve Güney Amerika’da milyonlarca insan, çoğunlukla içme suyu ve iş imkanlarının olmadığı kenar mahallelerde yaşıyor. Bu kesimlerdeki altyapı sorunları ise gitgide derinleşiyor.
Bu arada hava kirliliği de, şehirler için önemli bir sorun ve bazı yerlerde sağlığı tehdit eder boyutlarda. Mexico City yüksek hava kirliliğiyle biliniyor. Bu yılın başlarında hava kirliliği ürkütücü boyutlara ulaştı ve yetkililer otomobillerin trafiğe çıkmasını yasaklayarak halka evde kalmaları çağrısı yaptı.

Temiz su sıkıntısı

İçme suyu ihtiyacını güvence altına almak için şehirler genellikle nehirler ve yeraltı su kaynaklarına yakın kurulmuştur. Hızla artan şehir nüfusunun ihtiyacını hesaplı, güvenilir ve sürdürülebilir şekilde karşılayabilmek geleceğin en önemli ödevlerinden biri. Hindistan’daki birçok şehir genellikle su sıkıntısından muzdarip ve başka bölgelerden su getirmek zorunda. Öte yandan, kentleşme, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sınırlı olan doğal kaynaklar üzerinde baskı oluşturuyor. Yoksulluk çoğunlukla sağlıklı gıdaya erişimin önünde engel oluşturuyor. Aslında genel olarak metropolleşme, yoksulların dünyasını daha çok vuruyor.

Yorumunuzu yazınız