PAYLAŞ

Viyana Merkezli Basın Enstitüsü Derneği (IPI) Yönetim Kurulu Başkanı ve ABD gazetelerinden Miami Herald’ın editörü John Yearwood ile IPI Türkiye’den Emre Kızılkaya, gazetemiz İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç ile görüştü, geçmiş olsun dileklerini iletti. IPI Yönetim Kurulu Başkanı John Yearwood ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’de olanlardan IPI olarak derin rahatsızlık duyduklarını belirterek şöyle dedi: “Hükümetten gözaltında ve hapislerde olan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana hep mağdur olan ve kurban edilen gazeteciler oluyor.

Hükümete iki çağrı

IPI olarak bu durumdan endişeliyiz ve son bulmasını istiyoruz. Bu darbe girişiminin ceremesini haksız yere gazeteciler çekmemeli, onların işi ne görüyorlarsa olduğu gibi herşeyi haberleştirmek. Cumhuriyet de bunu yapıyor. Neyse gerçek onu söylüyordu ve onları tekrar işlerinin başında görmek istiyoruz. Türk hükümetine iki çağrımız var. Birincisi; Gözaltındaki gazetecilerin insanca muamele görmeleridir ve ikincisi de derhal salıverilmeleridir. Şuan avukatlarıyla da görüşemedikleri bir durum var. Bugün de burada Cumhuriyet’e destek için bulunuyoruz. Yalnız değilsiniz.”

Dünya devlerinden mesaj yağdı 

WSJ: Laik gazeteye operasyon

ABD’de yayımlanan Wall Street Journal gazetesi, “Türkiye’nin gelişimine gözaltı” başlıklı bir yazı yayımladı. Yazıda, “Ankara’nın darbe girişimini gazetecileri baskı altında tutmak için bahane olarak kullanıldığı” belirtilirken gazetemize yönelik operasyondan “Ülkenin önde gelen laik gazetelerinden Cumhuriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun da içinde bulunduğu 13 kişi, pazartesi günü yapılan baskınlarla gözaltına alındı” diye yazdı. Gazete, “Türkiye, eğer Erdoğan bu hukuksuz yolu izlemeye devam edecekse, daha fazla NATO üyesi olarak kalmamalıdır” görüşünü savundu.

Die Zeit: Cumhuriyet hedefi tutmadı

Alman Die Zeit gazetesi “Erdoğan, direnç gösteren tek kale kalan Cumhuriyet’in de sesini kesmek istedi. Ancak bu kez hedefi tutturamadı. Tüm partilerden milletvekilleri, solcular, laikler, Kürtler, sendikalar ve işlerinden edilen gazeteciler, meslektaşlarının arkasında durdu, gazete binasının önüne akın ederek bir ‘Cumhuriyet nöbeti’ başlattı” ifadelerine yer verdi. Gazete tam sayfada da “Susturulmak isteniyorlar” manşeti atıp gazetemizden Hikmet Çetinkaya ve Aydın Engin’in de yer aldığı 29 gazetecinin fotoğraflarıyla birlikte nerede çalıştıkları, neyle suçlandıkları ve yasal durumları aktarıldı.

FAZ: Merkel’e alarm sonrası sorusu

Frankfurter Allgemeine Zeitung, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Cumhuriyet operasyonuna yönelik tepkisini yorumladı: “Federal hükümetin, Cumhuriyet gazetesindeki gözaltı dalgasına yönelik tepkisinin gecikmesi, Erdoğan otokrasisine mülteci krizi yüzünden itibar edilmek zorunda kalındığı için, Türkiye’ye yönelik hafif önlemlerin devreye sokulacağı şüphesini doğuruyor. Başbakan, ‘alarm verici’ diyor. Peki alarmdan sonra ne olacak?”

DIE WELT: Türkiye tehlikeli olur

Almanya’nın Die Welt gazetesi “Erdoğan’a kırmızı çizgiler çekilmeli” başlıklı haberinde “AB sınır çizmezse Erdoğan canının istediğini yapar ve bunun tüm Avrupa için ağır sonuçları olur” diye yazdı. Die Welt, gazetemiz yazar ve yöneticilerinin FETÖ ile işbirliğinden gözaltına alınmasının, Almanya’nın solcu gazetesi TAZ’ın çalışanlarının Neo Nazi örgüt NSU ile işbirliğinden gözaltına alınması kadar saçma olduğunu belirtti. Die Welt “Diktatörlüğün kurulmasının ilk işaretlerinden biri. Demokratik olmayan Türkiye birkaç yüz bin sığınmacıdan çok daha büyük tehlikedir” diye yazdı.

Medya devinden özgürlük uyarısı

Axel Springer Medya Grubu Başkanı Mathias Döpfner, gazetemize yapılan operasyona ve gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Döpfner, “Türkiye’de basın özgürlüğü ayaklar altına alındı” dedi. Döpfner, “Türkiye’deki mevcut durumu büyük bir endişeyle izlediğini, ancak Türkiye’deki gelişmelere dair Avrupa Parlamentosu’nun ardından federal hükümetin de açık ve eleştirel bir açıklama yapılmış olmasından” memnuniyet duyduğunu ifade ederek açıklama için geç kalındığını belirtti.

WDR EDİTÖRLER KURULU: Düşünce özgürlüğü garanti altına alınmalı

Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu (WDR) editörleri ve onun temsilcisi olan Editörler Kurulu yaptıkları açıklamayla, Türkiye’nin en saygın ve önemli gazetelerinden birisi olduğunu belirttikleri gazetemizin çalışanlarının gözaltına alınmasını kınayarak, derhal salıverilmesini talep ettiler. Türkiye gibi büyük ve güçlü bir ülkenin, düşünce özgürlüğünün varlığı adına gücünü bağımsızlığından alan bir medyaya ihtiyacı olduğunun belirtildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Türk adaletinden, Türk hükümetinden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan talebimiz, anayasa ile garanti altına alınmış olan basın özgürlüğünün ve gazeteciler için anayasadaki basın özgürlüğünden kaynaklanan tüm hakların, istisnasız tüm gazeteciler için yeniden tesis edilmesi, ayrıca medya ve çalışanlarına yönelik baskıların sona erdirilerek, düşünce özgürlüğünün garanti altına alınmasıdır.”

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız