PAYLAŞ

Cumhuriyet’i susturmak için başlatılan operasyona tepkiler çığ gibi büyüyor. Kamu Emekçileri Sendikaları (KESK) İstanbul Şubeler Platformu da bugün gazetemizin İstanbul Şişli’deki merkez binası önüne gelerek bir protesto gösterisi gerçekleştirdi.

KESK’in gazete önündeki “Özgür ve Muhalif Basın Üzerinden Elinizi Çekin!” başlıklı açıklaması şöyle:

Siyasi iktidar, OHAL hukukunu kendisine kalkan yaparak çıkardığı kanun hükmünde kararnamelerle Türkiye’de başlatmış olduğu baskıcı, otoriter süreci giderek derinleştirmektedir. Darbecilerle mücadele adı altında başlatılan süreç hızla farklı yönlere doğru yönelmeye başlamış, muhalif basın organları, gazete, televizyon, dergi ve radyolar, ancak darbe dönemlerinde görülebilecek uygulamalar eşliğinde birer birer susturulmaya başlanmıştır.

Bugüne kadar sürdürdüğü muhalif yayın çizgisi ile hükümetin hedefinde olan Cumhuriyet gazetesi, geçmişte iktidarı rahatsız eden yayınlarının bir sonucu olarak basılmış ve köşe yazarları gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet gazetesinin yayın çizgisi nedeniyle hedef haline getirildiği ve yapılanın açık bir sindirme ve ele geçirme operasyonu olduğu açıktır.

Geçmişte de benzer örneklerine rastladığımız bu tür baskınlar düşünceyi ifade ve basın özgürlüğüne ve halkın gerçek ve doğru haberleri haber alma hakkında yönelik ciddi bir saldırı, başka bir ifadeyle resmi ideolojinin çizgisi dışında yayın yapan basın organlarına yönelik açık bir darbedir.

Türkiye’nin hapishanelerinde en fazla basın mensubu bulundurduğunu göz önüne aldığımızda, basın üzerinden yaratılmak istenen sindirme operasyonuna karşı halktan, emekçilerden güçlü bir özgürlük talebi gelmedikçe hükümetin baskılarını ve siyasi içerikli operasyonları arttıracağı açıktır.

AKP hükümeti, darbe girişimini kendisi için fırsata çevirmiş tek sesli ve her açıdan yandaş bir medya yaratmak için harekete geçmiştir. İktidarın yandaş medya kervanına katılmayan, özgür ve bağımsız habercilik dışında, halka doğru ve gerçek bilgileri ulaştırma dışında hiçbir çıkarı olmayan basın yayın organlarına yönelik baskılar asla amacına ulaşmayacaktır. Yaşanan bu hukuksuzluğa karşı güçlü bir tepki göstermeyenler, bir gün sıranın kendilerine geleceğini asla unutmamalıdırlar.

Cumhuriyet gazetesini savunmak, bugün açısından sadece basın özgürlüğünü savunmak anlamına gelmektedir. Cumhuriyeti savunmak, aynı zamanda sivil bir darbe ile karşı karşıya olan özgür basını ve gerçek demokrasiyi savunmak, dolayısıyla ülkenin geleceğine sahip çıkmak anlamına gelmektedir.

Bugün darbecilerin izinden giderek, muhalif olarak gördükleri tüm kişi ve kurumları sindirmek isteyenler karşısında güçlü ve kitlesel bir tepki verilmemesi durumunda ülkenin her açıdan açık bir cezaevine dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır.

KESK olarak, iktidarın güdümünde olmayan özgür ve muhalif basın kurumlarına yönelik baskı ve sindirme operasyonlarına son verilmesini, gözaltına alınan basın emekçilerinin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.

Yorumunuzu yazınız