PAYLAŞ

Hükümete 8 maddelik bir çağrıda bulunan Amed Barosu, son olarak Amed Büyüşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasına tepki gösterdi. Baro, ‘Başta Kürt meselesi olmak üzere, tüm sorunların diyalog ve müzakere ile çözüleceğine inanıyoruz’ dedi

Amed Barosu, Türkiye’de son dönemde yaşananlara ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu. Baro Başkanı Ahmet Özmen, Baro Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda avukatın katıldığı basın toplantısında,
“Demokrasiye ve hukuka geri dönüş için çağrımızdır” başlıklı açıklamayı kamuoyuna duyurdu. Halk iradesine darbe Baronun taleplerinin de yer aldığı açıklama şöyle: “Bilindiği üzere son aylarda bir kısım belediye başkanlıklarına kayyum atanmış ve son olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarının tutuklanması ile birlikte Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na da kayyum atanmıştır. Demokrasinin olmazsa olmazı olan seçimlerle göreve gelmiş ve halk iradesini temsil eden yerel yöneticilere yönelik tutuklamaların ve yerlerine kayyum atamalarını kabul edilemez bulmaktayız. Bu ve benzeri uygulamaların demokratik kazanımlara ve halkın iradesine müdahale niteliğinde olduğunu belirtir, başta Kürt meselesi olmak üzere, toplumun tüm sorunlarının demokratik zeminde, diyalog ve müzakere ile çözüleceğine inanmaktayız.”

Baronun talepleri

Amed Barosu’nun 8 maddelik taleplerine de yer verilen açıklamada şöyle denildi:

1. OHAL rejimi kapsamında çıkarılan KHK’ler Anayasaya aykırı, TBMM’nin işlevini ortadan kaldırıcı şekilde yasal değişikliklere sebebiyet veren uygulamalardan vazgeçilmeli.

2. AB’ye uyum süreci kapsamında çıkarılan yasal düzenlemelerin KHK’ler ile değiştirilerek 1990’lı yılları aratmayacak şekilde; adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtlayıcı ve ortadan kaldırıcı uygulamalardan vazgeçilmeli.

3. İfade ve basın özgürlüğünü ortadan kaldırıcı gazete ve haber ajanslarının kapatılması, yetkililerinin tutuklanması şeklindeki uygulamalardan vazgeçilmeli ve bu kapsamda tutuklama ve gözaltı işlemlerine son verilmeli.

4. Seçimle işbaşına gelmiş yerel yöneticilerin yerlerine kayyum atanma tasarruflarından vazgeçilmeli.

5. KHK’ler ile toplu ihraç uygulamalarının durdurulması, açığa alınan ya da ihraç edilen kamu personellerinin görevlerine dönmeleri sağlanmalı.

6. Başlatılan soruşturmalar kapsamında seçilmiş yerel yöneticilerin tutuklanma gibi ağır koruma tedbirine başvurulması yönündeki uygulamadan vazgeçilmeli.

7. İletişim, haberleşme ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı uygulamalardan vazgeçilmeli.

8. Toplumun bu denli hassas olduğu bir süreçte idam cezasının tartışmalara açılmasını doğru bulmamakla ve toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlamayacağından bu tartışmalara son verilmeli.

 

AMED

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız