PAYLAŞ

Yazarları ve yöneticileri gözaltına alınan Cumhuriyet gazetesinin yazarı Özgür Mumcu, yaşananların basit bir otoriterleşme ya da baskıcı yönetim meselesi değil, rejim değişikliği olduğunu belirtti.

Bugünkü yazısında operasyona değinen Mumcu, “Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümünden iki gün sonra Cumhuriyetle yaşıt bu gazeteye yapılan saldırının amacı açıktır” diyerek İslamcı iradenin soğuk savaş yıllarında düşlerini kurduğu düzeni oturttuğunu yazdı.

Cumhuriyet’e yönelik saldırının yeni rejimin ne ilk ne de son hamlesi olacağını belirten Mumcu yazısına şöyle devam etti:

“Bu yeni düzen için saha temizliği gerekiyor. Darbe girişimiyse iktidara bu temizlik için gerekli zemini sağladı. Karşımızda hasım gördüklerini imha ettikçe büyüdüğünü ve durursa düşeceğini zanneden bir yapı var. Ancak krizle, çatışmayla, gerginlikle ve muhalefeti yok ederek var olabiliyor.

Bu sebeple Cumhuriyet’e yönelik bu saldırı yeni rejimin ne ilk ne de son hamlesi olacak. Ancak bunun bir kırılma noktası olduğu da ortada. Memleketin kurucu değerlerinden şehvetle nefret eden bir kadro, devletin her unsuruna hâkim. Bu şehvetli nefretin odağına Cumhuriyet gazetesini yerleştirmesi ise şaşırtıcı değil.
Üzücü olan bu saldırıya alkış tutan, iktidarın yarın suratına sırıtıp sırtına tekmeyi basacağı ahmakların siyasal İslamın heybesinde ekmek kırıntısı kemirmeyi marifet bilmesi.

Cumhuriyet Vakfı’nın üyeleriyle, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Aydın Engin ve Kadri Gürsel’i gözaltına alan bu irade aslında memleketin kurucu değerlerini benimseyen bütün kesimleri gözaltına almayı arzulamakta.

Bütün bu yerli ve milli laflarının altında yatan bellidir. İktidarın karşısında boyun eğmeyen herkes ona göre gayri milli. Yani toplumun neredeyse yarısı temizlenmesi gereken yabancı bir madde.

Kendisi gibi olmayanları düşman kuvvetler olarak değerlendirdiği için bu derece zalim, aceleci, aldırmaz ve hoyrat bir güç her yere saldırmakta.

Cumhuriyet’e saldırarak ise kritik bir eşik zorlanıyor. Şayet yeterli toplumsal tepki gelmezse sırada Cumhuriyet’in kendisi var.

Bunun lamı cimi yok. Her şey gün gibi ortada.

Artık sorulması gereken soru “tehlikenin farkında mısınız” değil. Şu anda tek soru şu: “Tehlikeye karşı ne yapacaksınız?”

Bugün kendinize sadece bunu sorun.

Tehlikeye karşı ne yapacaksınız?”

birgün

Yorumunuzu yazınız