PAYLAŞ

Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasına basın açıklamasıyla tepki gösteren DBP eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek, direnişi büyüteceklerini belirterek, kazananın kendileri olacağını vurguladı

Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasına karşı Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), bileşenleriyle DBP Amed İl Binası Vedat Aydın Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, DBP eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Nursel Aydoğan, HDP Sêrt (Siirt) Milletvekili Besime Konca, HDP Agirî (Ağrı) Milletvekili Dirayet Taşdemir, DBP, HDP, belediye eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

‘Kabul etmeyeceğiz’

Burada konuşan DBP Eşbaşkanı Yüksek, 2 gün önce Parti Meclisi (PM) toplantısında Türkiye’de yaşanan gelişmeler ile ilgili kararlar aldıklarını hatırlattı. “Bugün yaşananlar bir darbedir” diyen Yüksek, 7 Haziran’dan itibaren yaşananların tamamının bu gelişmelerle bağlantılı olduğunu söyledi. Amed’in tarihinde iki kez kayyum gördüğünü belirten Yüksek, “Biri 12 Eylül’de Kenan Evren döneminde, şimdi de AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde. O zaman Amed belediyesine bir albay atadılar. Bugün de Ankara’dan bir kaymakam gönderip yönetmek istiyorlar. İki dönem de de anlayış da amaç da aynıdır. 12 Eylül’de sivil toplum örgütleri, basın nasıl kapanıyorsa şimdi de öyle kapanıyor. Bu günler geçmişteki günlerden hiçbir farkı yok. Kürt halkının sesini duyuracak her basın kuruluşu kapatılıyor” dedi. Son bir yılda 2 bin 700 üyelerinin tutuklandığını ve 27 belediyelerine el konulduğunu ifade eden Yüksek, “Bu darbe değil midir? Bunu da herkes görmeli ve bilmelidir. Biz AKP’nin darbesine karşı direnişimizi yükselteceğiz. Bu bizim kaderimiz olamaz. Bunu asla kabul etmeyeceğiz” diye konuştu.

dbp-toplanti

MYK kararları

Yüksek, 30 Ekim PM 31 Ekim’de ise Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında aldıkları kararları ise şöyle sıraladı:

*AKP son bir yılda bir strateji yürüttü bu da Türkiye siyasetini bölmek ve ortadan kaldırmaktı.

*Birlikte direnmeliyiz. Bu saldırılar tüm Kürt halkına dönük bir saldırıdır ve bunun görülmesi gerekir. 4 parça Kürdistan’da görülmesi gerekir.

*Türkiye’deki demokratik güçler zannetti ki bu saldırılar sadece Kürtlere karşı yapılacağını zannetti ama bunu görmelerinde geç kaldılar. Ama yine de güçlerimizi birleştirip bu darbeye karşı durabiliriz.

*2 bin 700 üyemiz tutuklandı. Bu da bizi bölmek ve parçalamak. Biz de buna karşı birleşip, örgütleneceğiz. Örgütlenme olmadığı taktirde eksik kalır. Örgütlenme konusunda seferberlik ilan ettik ve çalışmalarımızı yürüteceğiz.

*Yine halk ile partimiz arasındaki ilişkiyi kesmek istiyorlar. Biz de buna karşı halk toplantıları, ev ev gezip yeni bir aşamaya geçeceğiz. Halkımızı ziyaret edip sorunların çözümünü birlikte bulacağız. Eksik kaldığımız yönlerimizi de tamamlayacağız. Halkımıza sonuna kadar güveniyoruz. Bu çerçevede çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

*Kürt halkının birliği için tüm siyaset yürütenlere sesleniyorum. Kürt halkının birliği ve AKP’nin darbesine karşı birlikte siyaset yürütelim. AKP’nin kirli oyunlarına karşı Kürt ittifaklarımızı güçlendirelim. Türkiye’de de birliğimizi kuralım.

*Kürt ve demokratik Türkiye siyasetini güçlendirmek istiyoruz. Kürt halkını yalnız bırakmak istiyorlar. Gün birlik olma, ittifak kurma günüdür.

*Bundan sonra bu süreci yeni bir süreç olarak değerlendireceğiz. DBP, HDP ve tüm siyasi bileşenler olarak birlik olacağız. Bundan sonra yürütülen çalışmalarımızı direnişle büyüteceğiz. ‘AKP’nin darbesine hayır’ sloganıyla büyük bir mücadele yürüteceğiz. Bunu bir kampanyanın da başlangıcı olarak kabul edip, miting, halk buluşmaları, toplantılarla AKP’nin darbesinin karşısında duracağız.

*AKP’nin darbesini bizim kaderimiz olarak görmeyeceğiz ve direneceğiz.

‘Kazanan biz olacağız’

Ardından konuşan DBP Eşbaşkanı Tuncel de, yaptıkları PM ve MYK toplantıların ailişkin olarak, “Önümüzdeki süreci bir hamle süreci olarak nitelendirmiştik” dedi. Tuncel şunları söyledi: “Bundan sonraki süreci ‘AKP darbesine hayır’ diyerek mücadele edeceğiz. Halkın onayını ve desteğini almayan AKP halkın iradesini zorla almak istiyor. Asıl darbenin ikinci ayağı da DBP’li belediyelerine el koyarak devam ettirmek istiyor. Buna karşı durmak da hepimizin görevdir. Buna göre kendimizi konumlandırırsak kazanacak olan bizler olacağız”

‘Bir kişi kalsak da çalışacağız’

Hükümetin Rojava’da savaş politikalarını derinleştirmek istediğini de belirten Tuncel, “Ama Kürtlere karşı asla kazandıkları bir şey yok. Daha sürüyor sürecek bu kavga. Biz bitti demeden bitmeyecek. Sabah kayyum geldi darbeyi yönetmek istiyor. Halkımız bu zulümleri kabul etmiyor, etmeyecek de. Onlar kendilerini kandırıp zafer kazanmış gibi hissedebilirler. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Kayyum atanan yerlerde kayyumu tanımayacağız, halkımızın yanından da ayrılmayacağız.” dedi. “Biz evlerde sokaklarda, tarlada, fabrikada olacağız” ifadelerini kullanan Tuncel, ev çalışmaları ve halk, demokrasi güçleri, sağlık, eğitim ve basın emekçileriyle buluşacaklarını söyledi. Kürt kentlerinde savaş sürdükçe Türkiye’de demokrasinin ortadan kaldırıldığını belirten Tuncel, “Kürt ulusal birliği her alanda sağlamak için yan yana duracağız. Bir kişi de kalsak çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Açıklamaların ardından kitle, Amed Büyükşehir Belediyesi’ne el konulmasına ilişkin belediye önünde toplanmak için alana hareket etti.

Kaynak: ANF

Yorumunuzu yazınız