PAYLAŞ

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Cumhuriyet Vakfı yöneticilerine ve yazarlarına yönelik polis operasyonu hakkında yazılı açıklama yaptı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararının hukuki değil, siyasi olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Gazeteciler yaşanmış veya yaşanmakta olan olayları haberleştirir, yorumlar ve halka sunar. Ancak son yıllarda siyasi iktidar, insanların görmesini istemediği haberleri yapan, iktidarın politikalarına eleştirel yaklaşan basın kuruluşlarını ‘kendisine savaş açmış güçler’ olarak görmektedir” denildi.

15 Temmuz darbe girişiminin başarıya ulaşmasını engelleyen en önemli faktörlerden birinin de yapılan gazetecilik faaliyeti olduğu vurgulanan açıklamada buna rağmen hedefe konanın yine gazetecilik olduğu ifade edildi.

‘BU YANLIŞTAN VAZGEÇİN’
Açıklamada şunlar dile getirildi: “OHAL ile birlikte ‘milli güvenliği tehdit’, ‘terör örgütlerinin hedefleri doğrultusunda yayın yapmak’ gibi muğlak ifadelerle gazeteler kapatılmakta, gazeteciler gözaltına alınmaktadır. Darbenin kendileri için ‘Allah’ın lütfu’ olduğunu ifade edenlerin, OHAL koşullarını darbe girişimi öncesinde de hedefe koydukları gazetecileri, gazete, televizyon, radyo ve dergileri halka ulaşamaz hale getirmek için bir fırsat olarak gördükleri açıktır.

Defalarca söylediğimiz gibi bir kez daha altını çiziyoruz. Gazetecilik suç değildir. Gazeteler insan öldürmez, darbe yapmaz, yaptırmaz. Yargıyı ve siyasi iktidarı bu yanlış yoldan bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz. Halkımızı da haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Unutmayın ki engellenen sizin haber alma ve haber olma hakkınızdır.”

DİSK Basın-İş’ten çağrı: Herkesi haber alma ve yayma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz

DİSK Basın-İş, Cumhuriyet gazetesini hedef alan operasyon sonrası yaptığı açıklamada “Haberin özgürce ulaştırılamdığı bir ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünden de söz edilemez” dedi. DİSK Basın-İş’in açıklaması şöyle:

İktidar basın ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılarına her gün bir yenisini ekliyor. imc TV, Hayat TV, Dicle Haber Ajansı, Jin Haber Ajansı ve daha bir çoğu arka arkaya kapatıldı. Bugün ise sıra Cumhuriyet gazetesine geldi.

Önce cemaate yakın olduğu iddia edilen yayın organları, ardından Kürt medyası ve sosyalist yayınlar son olarak da muhalif çizgisi ile bilinen Cumhuriyet gazetesi AKP’nin hedefi oldu. Darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL, AKP’nin tüm muhalefeti baskı altına almasına yarıyor. İktidar istiyor ki, en ufak bir muhalif ses çıkmasın.

Her eylem sonrası devlet yetkililerinin ağzından eksik etmediği bir söz vardır; “Bundan kim fayda sağlıyorsa fail de o dur”. Şimdi soruyoruz, 15 Temmuz’dan kim fayda sağlıyor?

Düşünce ve ifade özgürlüğü evrensel bir haktır. Haberin özgürce ulaştırılamdığı bir ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünden de söz edilemez.

Abdülhamid taklitçilerine hatırlatalım, kanalları, gazeteleri kapatabilirsiniz, ama susturmazsınız.

Herkesi haber alma ve yayma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

ÇGD: Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir

Çağdaş Gazeteciler Derneği de Cumhuriyet’e düzenlenen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada “Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir” dedi.

ÇGD’nin açıklaması şöyle: Türkiye Cumhuriyeti, özellikle 15 Temmuz 2016’dan itibaren tarihi bir eşikten geçmektedir. Bu eşik, yaşam hakkından sosyal haklara kadar evrensel değerlerin yok edildiği; insansız bir toplumu, yani faşizmi hâkim kılma eşiğidir. Bunun en net göstergesi, Türkiye basınına yönelik her gün artarak devam eden baskı ve ‘yok etme’ politikalarıdır. Kanun hükmünde kararnamelerle dün yine basın-yayın kuruluşlarını kapatan ‘tek adamcı’ anlayış, bugün de Türkiye basının çınarı Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırmaya başladı. Cumhuriyet Gazetesi bürolarına bu sabah ‘operasyon’ düzenlenerek arama yapılırken, çok sayıda yönetici ve yazarı da gözaltına alındı, evlerinde aramalar yapıldı.

Her gün yenisine şahit olduğumuz bu durum; ifade ettiğimiz üzere, özgür düşüncenin ve bu temeldeki bir toplumu ‘yok etme’ sürecinin inşasıdır. Topluma her gün kendi karanlığını dayatmaktan başka çaresi kalmamış olan AKP iktidarı, aydınlanmanın başladığı ilk saniyelerde yok olmaya mahkûmdur. Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedip körü körüne ‘karanlık’ diyenler, sabahın ilk saatlerinin korkusuyla doludur.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak, her gün aydınlığın sözcüsü olan Cumhuriyet Gazetesi’nin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmekten gurur duyuyor; Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetici ve yazarlarının bir önce serbest kalması için mücadele etmeye kararlı olduğumuzu duyuruyoruz. 

Cumhuriyet gazetesine operasyon

CHP’li vekiller Cumhuriyet’te 

Aydın Engin’in gözaltı sorusuna cevabı: Cumhuriyet’te çalışıyorum yetmez mi?

Musa Kart: Teslim olmaya gidiyorum saklanacak bir şey yok

Mahmut Tanal: Cumhuriyet Gazetesi’ne sahip çıkmak demokrasiye sahip çıkmaktır

Musa Kart: Durum karikatürlerimden de komik

Yorumunuzu yazınız