PAYLAŞ

Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ‘Güneş Tarlası’ projesini değerlendiren Greenpeace’in İklim ve Enerji kampanyası sorumlusu Reşit Elçin, güneş enerjisinin ev kullanımının yaygınlaştırılması gerekirken, ticari projelerin yapılmasını eleştirdi

Konya’nın Kayapınar ilçesinde planlanan projelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Greenpeace’in İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Reşit Elçin, Konya’da Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) linyit rezerveleri bulduğu ve buna istinaden orada 5 megawatt bir kömürlü termik santral potensiyelinin olduğundan bahsettiklerini söyledi. Bunun üzerine hükümet yetkililerinin yabancı yatırımcılarla görüşmeye başladığını ifade eden Elçin, daha sonra bu rakamın 3 bin megawatta inmesiyle yabancı yatırımcıların geri çekildiğini söyledi. Ardından şu anda “Ciner Grubu’nun, Çinli bir banka aracılığıyla 500 megawattlık bir kömürlü termik santral inşa etme projesi var” dedi.

Projenin olumsuz yanları var!

ReşitEnerji Bakanı Berat Albayrak’ın Kayapınar’da “Güneş Tarlası” projesinin 15 yıl alım garantisi olduğunu söyleyen Elçin, “Mesela kurulduktan sonra 3 yıllık bir kurulum süreci yaşadınız. 3 yıldan sonra 12 yıl devlet size alım garantisi veriyor. Ama tek şartı güneş enerjisi üreten panellerin, yakıt kaynağının da yerli olmasını istiyorlar” diye konuştu. Daha önceki projeler ile Kayapınar projesi arasında böyle bir fark olduğunu ifade eden Elçin, birkaç açıdan olumlu tarafı olsa da olumsuz yanlarının da olduğunu söyledi.

Enerji binalara dağıtılsın

Elçin, “Zaten enerjideki verimlilik esas sorunluluk, verimlilik iken, enerjiyi yoğun bir şekilde belirli noktalarda büyük miktarlarda üretmek sonra Türkiye’nin her yerine yaymak şuan hali hazırdaki mevcut sistemin” bazı sorunları da beraberinde getireceğini ifade etti. Yöntemin verimli bir yöntem olmadığını ifade eden Elçin, “Güneş enerjisi kendi yapısı itibari ile modüler bir sistem, her evin tepesine, her bahçeye kurabilirsiniz, büyük büyük arazileri çok büyük kara parçalarını tek bir santrale ayırmak güneş enerjisinin sistematiğiyle biraz ters düşüyor” şeklinde konuştu. Güneş enerjisinin binalara dağıtılması gerektiğinin altını çizen Elçin, “Bir buçuk cigabayttan 1500 megawatt’tan bahsediliyor, ilk etapta bin megawattlık bir ihaleye çıkacaklar, bunun çeşitli şehirlerde hali hazırda binaların tepesine dağıtılması çok daha faydalı olabilir” dedi.

Kömürlü termik santrallere ihtiyaç yok

Türkiye’nin ne kadar enerji ihtiyacı olduğuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Elçin, “Türkiye’nin büyüyen bir ekonomisi ve enerji talebi var, devletin ve hükümetin projeksiyonları kadar, beklediği kadar büyük gerçekleşmese de bir miktar büyüme var ama bu büyüme termik santrallerle kapatılacak kadar büyük bir büyüme değil” diye konuştu. Bu büyümenin küçük küçük yenilebilir enerji sistemiyle kapatılacak bir büyüme olduğunu vurgulayan Elçin, “Sanayinin Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi için, Türkiye’nin her yerine kömürlü termik santrallere ihtiyaç var dersek bu büyük bir yanılgı olur” ifadelerinde bulundu. Güneş enerjisini kendi evlerinde kullanmak isteyen yurttaşların birçok engelle karşılaştığını söyleyen Elçin, bir günde kurulan sistemin brokratik engellerden dolayı ancak bir yıl sonra kullanılabilir hale geldiğini vurguladı.

Nükler Jeopolitik bir proje

Mersin Akkuyu’da yapılan nükleer santralle davalı olduklarını belirten Elçin, bu santral projesinin birçok açıdan Türkiye toplumuna ve dünya ya zararları olduğunu düşündüklerini ve mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Öncelikle ekonomik açıdan Türkiye’ye zararları olduğunu ifade ederek 20 milyar dolardan fazla bir rakam söz konusu olduğun belirten Elçin, 2 buçuk dolar semt kilovat başına Türkiye alım garantisi verdiğini söyledi. Bunun hali hazırda elektirik piyasasının iki katı bir kilovat elektiriğe, şu an Türkiye’ye verdiğinin iki katı fiyatta olduğunu belirten Elçin, “Türkiye’nin bu enerji üretim biçimine ihtiyacı yok, bu proje tamamıyla ortak ülkelerin yani Türkiye ve Rusya’nın jeopolitik hedefleri doğrultusunda planladıkları bir projedir” dedi.

Reşit Elçin kimdir

Reşit Elçin, Birleşmiş Milletler (BM) ‘Hükümetlerarası İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne göre atmosferdeki sera gazı emisyonlarının yüzde 41’inin sorumlusu kömürlü termik santraller. Bir başka deyişle kömürlü termik santraller hem çevremizi hem de sağlığımızı tehdit ederken, dünyanın geleceğini de tehlikeye atıyor. Greenpeace olarak Türkiye’deki yeni yapılması planlanan kömürlü termik santrallerin durdurulması için mücadele ediyor. Ağırlıklı olarak bu kulvarda görev alıyor.

Gülcan Kılagöz / İstanbul

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız