PAYLAŞ

Yönetmen Kibar Dağlayan Yiğit, tekstil atölyesinden yönetmenliğe olan yolculuğu başarı ile kateden kadınlardan. Kadınlar rüyalarınızı anlatmak için sabahı beklemeyin’ diyen Yiğit, kadınlara kameralarla sokağa çıkma çağrısı yapıyor

Bir tekstil atölyesinde işçi kadın olarak çalıştığınızı düşünün. Düşünün ki, tekstil makinelerinin arasında değil de elinde kamera ile çalışanların öykülerini haberleştirmek isteyen bir belgeselci olmak istiyorsunuz. Türkiye koşullarında kulaklara bir hayli uzak gelse de, belgesel yönetmeni Kibar Dağlayan Yiğit, bu hayalini pratiğe dökenlerden. Bundan tam 10 yıl önce Özgür Radyo’da BEKSAV’ın sinema-belgesel atölye çalışmalarının haberini duyunca soluğu BEKSAV’da alan Kibar, bugün 4 belgesele imza atan onlarca ödüle laik görülmüş, tanınmış belgesel yönetmeni.

11ruzgar2

İplik atölyesinde başladı

Belgesel çekmeye başlamadan önce öykü yazdığını ancak BEKSAV’dan içeri girdiği gün kendisine verilen kamerayı bir daha elinden bırakmadığını anlatan Yiğit, eğitimin ardından 2008’de kamerasını ilk olarak kendisi gibi iplik atölyesinde çalışırken yaşamını yitiren kadınların hayatına çevirdi. Bursa’da bir tekstil atölyesinde çıkan yangında patron kapıları kilitleyince yaşamını yitiren 5 kadının haberini okuduğunda kamerası ile Bursa’ya giden Yiğit’in, bu ilk filmi birçok festivalde ödül kazandı. Üstelik belgesel, Türkiye’de tiyatro sahnesine taşınan ilk belgesel film olma özelliği de taşıyor.

Emekçilerin izinden gitti

“O filmden aldığım güç ile bugün yeni filmler çekiyorum” diyen Yiğit’in ikinci filminde, Türkiye’nin batı kentlerinde çalışmak zorunda kalan Kürt emekçilerin yaşadıklarına odaklanıyor. “Camdan Köprüler” isimli belgeseliyle Kibar, kamerasını yine emekçilerin hayatına çevirdi. Kendisi için vicdan ve insan kavramlarının önemli olduğunu söyleyen Kibar, filmlerini de bu iki kavram üzerinden ilerletti.

Son filmi ‘Rüzgarın Şarkısı’

Türkiye’de ve dünyada ekolojinin çok hafife alındığını, ekolojik bir yaşamın küçümsendiğini görünce de Yiğit, bu kez kamerasını Malatya’nın Arguvan kentine çevirdi. Arguvan’da yaşayan ve çoğunluğu Alevi olan köylülerin hayatını “Rüzgarın Şarkısı” isimli belgesele aktaran Yiğit’in belgeseli Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde (BIFED) gösterildi.

Kadınlar sokaklara

Yiğit, yeni belgesel filmi için kolları sıvadı. Bu kez şair Didem Madak’ı odağına alan Kibar’ın son mesajı kadınlara oluyor: “Şair Didem Madak’ın dediği gibi, ‘Kadınlar, rüyalarınızı anlatmak için sabahı beklemeyin’. Kadınlar, kendilerini gerçekleştirmek için hep sabretmek zorunda. Erkek toplumda, yargıda, medyada sabretmek zorunda. Bu sabır zincirini kırıp, sabahı beklemeden kadınlar kameralarını ellerine alıp sokaklara çıksınlar.”

Evrim Kepenek / Çanakkale – Jinha

 

 

 

Yorumunuzu yazınız