PAYLAŞ

BURAK ABATAY / @abatayburak

İçeride ve dışarıda ülkeyi hızla savaşa sürükleyen AKP hükümeti bir taraftan baskıcı, otoriter uygulamalarına hız verirken öte yandan da bir dönem kapatmakla övündüğü Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni (DGM) geri getirmeyi sürdürüyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), “Terörle Mücadele Kanunu” kapsamına giren suçlara bakan ağır ceza mahkemelerindeki iş yükü nedeniyle 9 yeni ihtisas mahkemesi daha görevlendirdi.

Yeni ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine yönelik karar Resmi Gazete’nin yayımlandı. Buna göre Terörle Mücadele Kanunu kapsamında Adana, Ankara, Diyarbakır, Antep, İstanbul, İzmir, Konya, Mersin ve Mardin’de yeni ihtisas mahkemelerinin kurulmasına karar verildi. HSYK daha önce de aynı kentlerde ihtisas mahkemeleri belirlemişti.

Yargı zaten iki dudak arasında

AKP’nin bu adımını değerlendiren ve CHP’nin Hukukçu Milletvekili Haluk Pekşen, “Hukuk güveliğinin kalmadığı bir ülkede Terör Mahkemelerin varlığı ya da yokluğu hiçbir şey değiştirmeyecek. Her şey iki dudak arasında!” sözleriyle kararnameyi değerlendirdi. Hiç kimsenin bu aşamadan sonra hukuki güvenlik beklemesinin mümkün olmadığını dile getiren Pekşen, Terör Mahkemeleri’nin sürpriz olmadığını belirtti. “Böylesi bir Yargıtay ve böylesi bir Yargıtay Başkanı’nın olduğu bir dönemde Türkiye’de adalet beklentisi kalır mı?” diyerek sözlerine devam eden Pekşen, Yargıtay Başkanı’nın, ‘yargıya güvenin yüzde otuzlarda’ olduğu açıklamasını hatırlatarak, “Yargının tarafsız ve bağımsız olduğuna dair görüntüyü yüksek mahkemelerin başkanları belirler. Yüksek mahkemelerin başkanları eğer Cumhurbaşkanı’ndan endişe duyarak, ondan korkarak, onun yaptığı toplantılara katılıp ayağa kalkarak esas duruşa geçiyorlarsa, adli yıl açılışı da Saray’da yapıyorlarsa adalet güvenliği artık kimse için yok demektir” diye konuştu. Bu nedenle Terör Mahkemeleri ya da diğer mahkemeler…bir şeyin fark etmeyeceğinin altını çizen Pekşen, “İnsanlar suç işledikleri için değil; tutuklatılmak istenildiği için tutuklanıyor. Bakın ne savcının, ne yargıcın güvencesi var. Onun için Türkiye’de hiç kimse yasalara inanıp, yasalara güvenip geleceğini planlama şansına sahip değil. Bu açıdan herkesi uyarıyorum. Hiç kimse yasa güvencesinde geleceğini planlamaya kalkmasın. Yasalar birilerinin siyasi talimatlarıyla işliyor. Terör Mahkemeleri ne yazık ki Türkiye’yi 1971 Martı’na geri döndürmüştür. Suçlu olanlar değil, gösterilenler yargılanıyor. Ağır bir dram ve süreçteyiz. Bu sürecin nereye doğru gideceğini emin olun kimse kestiremiyor. Herkes bu psikolojinin yansıma biçimine hazır olsun. Artık toplumda baskının patlama noktasına gelmesinin maksimum seviyesi yaşanıyor.”

birgün

Yorumunuzu yazınız