PAYLAŞ

MUSA AĞACIK

Asimilasyonun büyüğü alevi dergâh ve kurumlarında yaşanıyor!

Alevi dergah ve vakıflarındaki kurban ve bağış gelirlerinin denetlenmemesi de, asimilasyona hizmet ediyor!

Osmanlıdan Cumhuriyete devlet yönetimi türlü baskı, hile ve katliamlarla Alevi – Bektaşileri asimile etmek için yoğun çaba harcadı. AKP İktidarı da bir yandan Diyanet’i kullanarak diğer yandan bazı onursuz kişileri satın almak suretiyle kendine tabii “Alevilerle” bir dernek kurdurarak bu kepazeliğe omuz verdi. Devlet ve siyasal iktidarların Alevilere yönelik bu utanılası politikası, hız kesmeden devam ediyor.

AVANTACI ve CAHİL ALEVİLERİN İHANETİ

Aleviler, Devlet ve Siyasal İktidarların baskı, hile ve zulümlerine karşı tarihsel tecrübeleri ışığında olabildiğince uyanıklar. Ancak tarihsel köklerinden kopan dergâh, dernek, federasyon, konfederasyon ve vakıflarda görev alan AVANTACI ve CAHİL DEDELER ile YÖNETİCİLERDEN dolayı Kuran kursları, Arapça dualar, Cemevlerinde kadınlara ve kız çocuklarına başörtüsü dayatması, cenazelerin Arapça dualarla kaldırılması, ASİMİLASYONUN EN BÜYÜĞÜNÜ bugün ALEVİ KURUMLARINDA yaşanmasına neden oluyor.

Devletin baskılarına ve hilelerine karşı kısmen utanık olan Alevi toplumu, aynı utanıklığı ve mücaleci azmini ne yazık ki, kendi içindeki Avantacı, hırsız ve Cahil yöneticiler ile Dedelere karşı gösteremiyor. Olup biteni izleyip yurdum insanının takındığı tutumu benimsiyor, Dergâh ve Vakıflara yapılan bağış ve kurban gelirlerini sormuyor, merak ettiğinde ise avantacı yöneticilerin baskılarına maruz kalıyor. İtiraz etmek yerine, KENDİ KENDİNE SÖYLENMEKLE yetiniyor. Bu da Asimilasyonu hızlandırıyor.

Yanı sıra Alevi Dergah ve kurumlarında yaşanan ASİMİLASYONA iki örnek vermek gerekirse, bunun en çarpıcı örneklerden biri Fethullah Gülen ile Ankara’da “CAMİ – CEMEVİ” projesini tezgahlayan Cem Vakfı Başkanı İzzettin(ullah) Doğan ile Antalya’daki ABDAL MUSA DERGAHI’da bir imamın arkasında ABDAL MUSA’nın kemiklerini sızlatırcasına toplu namaza durmalarıdır!..

AKADEMİ BİLİMSEL ÖZERKLİKTİR!

Yanı sıra bazı Alevi – Bektaşi Dergâh, federasyon ve konfederasyonlarında ‘Alevi Akademisi’nden söz ediliyor. Akademi sözcüğü kulağa hoş gelse de, Alevi kurumlarındaki “AKADEMİ” ifadesi, BİLİMSEL ÖZERKLİKTEN uzak ve tamamıyla yöneticilerin egolarını tatmine yönelik, “sen, ben, bizim oğlan” yaklaşımıyla oluşturulan iyi niyetli girişimlerdir. Geleceğe yönelik CİDDİ BİR ADIM ATILMAK İSTENİYORSA, BİLİMSEL ÖZERKLİK gözetilerek konuya VAKIF İNSANLARDAN OLUŞAN YENİ BİR OLUŞUMU DESTEKLEMEK GEREKİYOR…

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız