PAYLAŞ

HDP Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Mahmut Toğrul İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde IŞİD’e ilişkin birçok dosyada ortak isimlerin bulunduğunu ve birçok eylemin istihbarat birimlerince önceden bilindiğini belirterek, gerekli önlemlerin neden zamanında alınmadığını sordu.

Toğrul, 16.10.2016 tarihinde Gaziantep’te IŞİD üyesi iki canlı bombanın kendilerini patlatarak 3 polisin yaşamını yitirmesine, 8 kişinin de yaralanmasına neden olduklarını hatırlatarak, “Defalarca Antep’te cihadist örgütler büyük katliamlar yapabilir şeklindeki uyarılarımıza rağmen kimi hükümet yetkililerinin ve yerel yöneticilerin ‘Siz kentin imajını bozuyorsunuz’ serzenişinin ne kadar yersiz ve temelsiz olduğu görülmüştür. Kentin değişik mahallelerinde çok fazla uyuyan IŞİD terör örgütü hücresi olduğu ve yüzlerce çetesinin yaşadığı ve her an kendilerini canlı bomba olarak patlatabilecek ve polis ile çatışabilecek kadar kentin birçok mahallesine yayılmış olduklarını 16 Ekim günü kentimizde yaşadığımız olaylardan da görmüş olduk” dedi.

Gaziantep Valisinin, IŞİD’e yönelik operasyonlarla ilgili yaptığı açıklamalarda kullandığı dilin sorunlu olduğunu vurgulayan Toğrul şu ifadeleri kullandı: “Valinin daha önce IŞİD’e ilişkin yapılan operasyonlarda bir IŞİD üyesine ‘bey’ demesi, yine IŞİD’li terörist olan Hacı Ali Durmaz’ın ismini Hacer Durmaz olarak söylemesi ve son olarak teröristin komşulara zarar gelmesin diye kendini karşı binada etkisiz hale getirdi açıklamaları oldukça manidardır. 16 Ekim günü kendisini patlatan söz konusu şahıs olan Mehmet Kadir Cebael’in, Ankara Barış Mitingi Katliamının yaşayan sanıklarından olması ve yargılandığında kritik itiraflarda bulunabilecek ve önemli ipuçlarına ulaşılma durumunun yok edilmiş olması düşündürücüdür. 10 Ekim 2015 Ankara Katliamının aranan sanıklarından birisi olan Cebael’in sağ ele geçirilmek yerine ölmüş olması kamuoyunun kafasında bir 10 Ekim sanığının daha sonsuza dek susturulmuş olduğu hissiyatını yaratmıştır.”

10 Ekim sanığı yargısız infazla mı susturuldu?

Mahmut Toğrul, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

“1- IŞİD terör örgütünün 2015-2016 yıllarında yapmış olduğu katliamlardan kaynaklı şu ana kadar kaç kişi gözaltına alınmış, bunlardan kaçı tutuklanmış ve ceza almıştır? IŞİD’e dönük yapılan gözaltı ve tutuklamaların kaç tanesi Gaziantep’te yapılmıştır?

2- Türkiye sorumlularından olduğu iddia edilen Mehmet Kadir Cabael, 20 Ağustos’ta Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde, bir Kürt düğününde IŞİD tarafından yapılan, çoğunluğu çocuk olmak üzere 57 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın planlayıcısı mıdır?

3- Türkiye’de süren IŞİD dosyalarının birçoğunda ortak isimler olmasına rağmen ve kamuoyuna da yansıdığı üzere yapılan birçok eylemin önceden istihbarat birimleri tarafından biliniyor olmasına rağmen gerekli önlemler neden zamanında alınmamaktadır?

4- Cabael’in Ankara Barış Mitingi katliamı iddianamesinde yer alan sanıklardan birisi olduğu biliniyor olmasına rağmen bir yıldan aşkındır bu kadar rahat elini kolunu sallayarak dolaşması istihbarat zaafı değil midir?

5- Ankara Barış Mitingi katliamı iddianamesinde yer alan ve 16 Ekim günü çocuğu ile birlikte gözaltına alınan Gülistan Cabael ile ilgili herhangi bir soruşturma yürütülmüş müdür? Yürütülmüş ise ne durumdadır? Yürütülmemiş ise neden yürütülmemiştir?

6- IŞİD terör örgütünün Türkiye’deki yapılanmasında yer alan 3 kilit ismin (Yunus Durmaz, İbrahim Halil Durgun ve Mehmet Kadir Cabael) şu ana kadar yapılan tüm katliamların sorumluları olmaları ve sağ ele geçirilmek yerine ölmüş olmaları şu anda süren soruşturmaların selametine gölge düşürmemekte midir?

7- Gaziantep Valisi’nin, “Polisimiz, kendisi henüz bombayla ilgili etraftaki ev sahiplerine ve komşularının zarar görmemesi için bulunduğu karşı inşaattan kendisini etkisiz hale getiriyor” açıklamaları 10 Ekim sanığının yargısız infazla susturulduğunun itirafı mıdır?”

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız