PAYLAŞ

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden Evrensel gazetesi yazarı İhsan Çaralan ile gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya yargılandıkları dava kapsamında duruşmaları görüldü.

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan “nöbetçi genel yayın yönetmenliği” kampanyasına katılan Evrensel gazetesi yazarı İhsan Çaralan ile gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya yargılandıkları dava kapsamında hakim karşısına çıktı. Çağlayan’da bulunan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu Kızılkaya ile Çaralan hazır bulundu. Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ve çok sayıda gazeteci de izledi. Duruşma, Özgür Gündem gazetesinin 31 Mayıs 2016 tarihli sayısında çıkan haberlere ilişkin “Terör örgütü propagandası yapmak”, “Suç işlemeye alenen tahrik” ve “Suçu ve suçluyu övmek” iddialarıyla haklarında dava açılan Çaralan ve Kızılkaya’nın kimlik tespitiyle başladı.

Hakkındaki iddiaları reddeden Kızılkaya, “Yaptığımız haberler gazetecilik düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Cemal Süreya’nın bir sözü var, ‘Bu ülkede Arnavutlar yalan, Kürtler doğru söylemek zorundadır.’ Ben Kürdüm, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, bu ülkenin asli unsuruyum. Ülkede ne yaşanıyorsa onu haber yaptık. Gazeteciyim ve doğruyu söylemek zorundayım. Daha önce de bu tür haberler çıkıyordu fakat 2015 Temmuz’dan sonra gazetenin her sayfasına, her yayına soruşturma açıldı” diyerek tüm yayınların gazetecilik faaliyeti olduğunu ve herhangi bir propaganda olmadığını söyledi. Kızılkaya beraatını talep etti.

Suça konu olan gazete sayısındaki haberlerin tümüyle başkalarının haberleri üzerinden kurulduğunu söyleyen gazeteci Çaralan, “Özgür Gündem gazetesi üstünde artan baskılar dolayısıyla dayanışma çağrısı yapıldı. Ben de bu dayanışma çağrısı üzerine bir günlük nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptım. Türkiye’de basın her zaman baskı altında olmuştur. Her zaman büyük bedeller ödemiştir. Gazeteciler terörle mücadele adı altında mahkemelere sürükleniyor. Gazetede çıkan ve iddianameye konu olan haberler suç teşkil etmiyor” dedi. Yayın yönetmeninin bütün haberleri okuma şansı olmadığını belirten Çaralan, “Ben dayanışma için gitmiştim gazeteye ve haberlere müdahale hakkı görmedim kendimde. Zaten öyle bir genel yayın yönetmeni olmaz olsa olsa sansürcü başı olur, iddianamede bu mantıkla hazırlanmıştır. Demokrasi ve basın özgürlüklerinin olduğu ülkede böyle bir davadan ceza almayacağımı düşünüyorum” diyerek, beraatını talep etti.

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, duruşmayı 24 Ocak 2017 tarihine erteledi.

(yk/sd)

 

Yorumunuzu yazınız