PAYLAŞ

MELTEM OKTAY

Her hafta Amed Kadın Akademisi’nde jineoloji atölyesinde bir araya gelen 20’yi aşkın üniversiteli genç kadın, sistemin dayattığı kadın modelini aşarak gerçek kadın tarihi ile buluşuyor.

Amed Kadın Akademisi bünyesinde yürütülen atölye çalışmalarından jineoloji atölyesinde üniversiteli genç kadınlar, kadın bilimi ile buluşuyor. Temmuz ayının başı itibariyle başlayan ve ilk etapta 4-5 öğrencinin katıldığı atölyede öğrenci sayısı şuan 20’nin üzerinde. Üniversitede verilen ezberci ve teknik eğitimi yetersiz bulan kadınlar, atölye çalışmasında kadın tarihi ve bilimi alanında güçlü tartışmalar yürütürken, sistemin tarihte yok saydığı kadın algısını yerle bir ediyor. Buluşma, tartışma ve değerlendirmeler ile geçen atölye çalışmalarında jineoloji üzerine kafa yoran kadınlar, kaynak olarak “Jineolojiye giriş” kitabından yararlanıyor. Atölyeye büyük ilgi gösteren kadınlar, burada deneyim paylaşımında da bulunuyor. Üniversiteli genç kadınlar, her hafta Pazar günleri Kadın Akademisi’nde buluşuyor.

‘Sistemin kadın politikasını tartışıyoruz’

Kadın tarihini incelediklerini belirten Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehtap Işık (22), kadının yaşamın başlangıcında tanrıçalık kültüründen nasıl köle durumuna getirildiğini burada iyi çözümlediklerini ifade etti. Özellikle kapitalizmin kadını köleleştirdiğini vurgulayan Işık, “Kadın yaşamın içindedir. Tarihin başında kadın vardı. Kadının asıl tarihi budur. Kadınlar tarihte de günümüzde de kendini ispat etmiştir” diye belirtti. Üniversitelerinde bir akademi olduğunu ancak bu verimi alamadıklarını ifade eden Işık, şunları aktardı: “Okul kitaplarında kadın ‘karı’ olarak geçiyor. Biz zaten bu sözü kabul etmiyoruz. Özellikle kadınla ilgili bize hiç bir şey verilmiyor okulda. Ancak atölye çalışmaları böyle değil. Atölye çalışmamızda sistemin kadın üzerindeki politikasını da tartışıyoruz.”

‘Sistem hiçbir alanda kadına yer vermiyor’

Diş Hekimliği 3’ncü sınıf öğrencisi Gülperi Şimşek (20) de, atölye çalışmalarına en başından beri katıldığını söyledi. Şimşek, “Biz burada kadın bakış açısıyla tarihi, günümüzü ve yaşamın kendisini değerlendiriyoruz. Tarihi bizlere hep yanlış anlatıldığını bu atölye çalışmasıyla anladık. Yaşamda kadının yeri bırakılmamış. Bizde kadınların yerinin olduğu bilincini tekrardan açığa çıkarıyoruz. Tarihin başlangıcına tekrar dönüyoruz, doğal topluma gidiyoruz. Sistem eğitiminde birkaç kadın bile bir araya gelip bunu tartışamıyor. Sistem hiçbir alanda kadına yer vermiyor. Kadının bir değerlendirmesine bile müsaade edilmiyor. Hele okul ortamında bu tür tartışmaları yaptığında direk sınıfta kalıyorsun. Ama burada farklı bir enerjiyi yakalıyoruz. 20’nin üzerinde kadın burada yaptığı tartışmalar ile insana farklı bir enerji veriyor. Güç veriyor, özgüven veriyor” dedi.

‘Üniversitelerde kapalı, örtülü oluşturulmak istenen kadın modeli var’

Matematik bölümü öğrencisi Nazdar Gökçe (20) ise, Temmuz ayından bu yana atölye çalışmalarına katıldığını dile getirerek, tamamen sistemin dayattığı kadın modelini aşarak kadının aslına ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. Gökçe, şöyle devam etti: “Kadın nedir ama bize ne öğretiliyor? Bugüne nasıl gelindi? Biz burada toplumda kadın, ailede kadın, iş hayatında kadını tartışıyoruz. Her alan üzerine kadınlarla ilgili tartışmalar yürütüyor, değerlendirmeler yapıyoruz. Bunu öğrenirken toplum üzerinde de yaymaya çalışıyoruz. Sistemin dayattıklarıyla bize öğretilenler var. Özellikle üniversitelerde üstü kapalı, örtülü oluşturulmak istenen bir kadın modeli var. Biz bunu değil kadının tarihini öğrenmek istiyoruz. Bunun içinde jineoloji atölyesini tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.

(dy-ra/fç/pu)

Yorumunuzu yazınız