PAYLAŞ

Frankfurter Allgemeine Zeitung, 15 Temmuz’da başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi sonrası Türkiye’deki durumun değerlendirildiği bir yoruma yer veriyor. Gazetede, Rainer Hermann’ın kaleme aldığı yorumda, ülkede darbe girişiminden sonra yeni bir denge arayışı olduğu belirtiliyor:

“Her ne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya lideri Putin ile işbirliği yaparak aynı göz hizasında olduğunu göstermek istese ya da Irak Başbakanı İbadi’ye, kendisini eleştirmek yerine önünde eğilmesini talep edip, azarlamak suretiyle kuvvetli güç gösterileriyle tüm bakışları üstüne çekse de,  Türkiye’deki atmosfer iyi değil. Güçlü ve istikrarlı bu Türkiye imajı değişiyor. Zira süresi üç ay daha uzatılan Olağanüstü Hal ekonomi için belirsizlikler yaratıyor. Sanayide kapasite kullanımı bölünüyor ve gelmeyen tatilciler nedeniyle oteller kapalı. Buna ek olarak bir de görüş bildirenler suçlanmaya ve tutuklanmaya devam ediyor. Bu nedenle herkes çok dikkatli. Herkesin üzerinde, gözden düşmesini sağlayacak Demokles’in Kılıcı salınıyor. Böylesi bir korkutma atmosferinde, açık bir şekilde siyasi bir tartışma yürütmek mümkün değil. Üstelik Erdoğan’ın eleştiriden korkmasına gerek yok. Zira iktidarı sadece korku iklimine dayalı değil. İktidarı aynı zamanda karşıtlarının zayıflığının bir sonucu. Karşıtlarının da her geçen gün ellerindeki araçları azalıyor. 15 Temmuz’da başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişiminden bu yana Erdoğan’ın hâkimiyet talebini sınırlayacak bir ‘kontrol ve denge’ mekanizması kalmadı.”

Süddeutsche Zeitung gazetesinde de Türkiye dair bir yorum yer alıyor. Gazete, bir haftadır devam eden Musul operasyonuna dair yorumunda, Türkiye’nin peşmergenin Musul’u kontrol etmesini engellemeye çalıştığı değerlendirmesini yapıyor:

“Kürtlerin Musul ve Kerkük’ü bölgesel yönetimlerine dahil edebileceklerinden sadece Bağdat yönetimi değil Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da korkuyor. Erdoğan, Irak’taki Kürtlerle, Suriye’deki Kürtlere göre daha iyi anlaşıyor. Suriye’nin kuzeyinde Kürtleri bombalayan Türkiye, Irak’ta Musul operasyonu için peşmergeye eğitim veriyor. Ankara yine de IŞİD’den kurtarılacak Musul’da Kürt savaşçıların hâkimiyet kurmasını istemiyor. Böylesi şekilde bağımsız bir Kürdistan kurulmasını Ankara engellemeye çalışıyor. Hem Kürtlerin hem de Şii milislerin Musul’da hakimiyet sağlamamasını garanti altına almak için de Türk askerlerinin Musul operasyonuna dahil olmasını istiyor.”

Almanya’nın Schmölln kentinde psikolojik sorunlar yaşayan bir sığınmacı genç, kaldığı binanın beşinci katından atlayarak intihar etti. Çevredekilerin genci sakinleştirmek yerine atlamaya teşvik etmesi tepki yarattı. Berlin’de yayımlanan Neues Deutschland gazetesi, intihara yönelik tepkileri değerlendirdiği bir yoruma yer veriyor:

“Birçok Alman hiç bir zaman kendini suçlu değil, her zaman kurban olarak hissediyor. Oysa bu vakadaki gerçek kurban cuma gününden bu yana ölü ve onunla birlikte empati de bir kez daha öldü. İnternette, ölen gençle alay eden, onu suçlu ilan eden ve nihayet bir kişinin azaldığını söyleyerek daha çok sayıda kişinin de onu takip etmesi umudunu dile getiren sayısız nefret söylemi yapıldı. Bu katıksız ırkçılıktan başka bir şey değil. Ve bu nedenle de böyle adlandırılması gerekiyor.”

Tagesspiegel gazetesi ise Almanya’da Joachim Gauck’un görev süresinin dolmasıyla yerine seçilecek Cumhurbaşkanı adayına dair bir yoruma yer veriyor. Gauck, bir daha aday olmayacağını açıklamıştı. Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı ve Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel, partisinin cumhurbaşkanı adayının Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier olduğunu açıkladı. Gazetenin cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelik yorumu şöyle:

“SPD her ne kadar Steinmeier hâlihazırda Gauck’a göre aktif bir siyasetçi olsa da, yine halk arasında çok sevilen bir adamla reklam yapıyor. Steinmeier ve CDU’lu bir aday arasındaki çetin mücadele Başbakan Merkel için riskli olacaktır. Seçim üçüncü tura kalırsa ne olacak? O zaman iş Yeşiller, Sol parti ve hatta AfD’ye mi kalır? SPD’nin adamı Steinmeier’e “evet” demek, Merkel’e bir oylama hezimeti yaşamasını engelleyecek son imkanı tanıyacaktır. Gabriel bunu fark etti.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız