PAYLAŞ

Kürdistan’daki izlenimlerini paylaşan EGAM Başkanı Benjamin Abtan, “Kürt halkının direnmekte kararlı olduğunu gördüm” dedi. Abtan, Erdoğan’ın mülteciler üzerinden Avrupa’ya şantaj yaptığını ve bunun da işe yaradığını vurguladı.

Avrupa Irkçılık Karşıtları Taban Hareketi (EGAM) Başkanı ve Avrupa Parlamentosu üyesi Benjamin Abtan, Avrupa Parlamentosu parlamenterlerinden oluşan 15 kişilik heyetlerinin Amed (Diyarbakır) ve Mêrdîn’de 3 gün süren temasları, incelemeler ve ziyaretlere ilişkin izlenimlerini aktardı. Kürdistan’da ciddi bir baskı ortamının var olduğuna dikkat çeken Abtan, yaşananların kamuoyuna aktarılmasının engellenmek istendiğini de söyledi. Ziyaretlerinin iptal edilmesi yönünde Türkiye’nin, ülkelerine baskı yaptığını dile getiren Abtan, Kürt halkına uygulanan baskının, temasları sırasında zırhlı araçlar ile kendilerine de uygulanarak ziyaretlerinin sabote edilmesi girişimlerinin olduğunu söyledi.

‘Kürt halkında onurlu duruşu gördüm’

Türkiye’nin baskı yöntemlerinin amacına ulaştığını dile getiren Abtan, “Biz de bu nedenle Kürdistan’dayız. Burada yaşananları Avrupa’ya taşımak. Bu baskı ortamına son vermeye çalışmak. Bu durumdan çok etkilendim. Kürt halkının durumdan çok etkilendiğini gördüm. Buna rağmen haklarını savunmakta kararlı insanlar gördüm. Kürt halkının direnmekte kararlı olduğunu gördüm. Acı ve şiddet ortamında halk umutlu değil, ama buna rağmen insanlarda çok onurlu bir duruş görüyorum. Acılarını ifade ediyorlar, ama nefret göstermiyorlar. Çok güçlü bir şekilde dayanışma talep ediyorlar” diye belirtti.

‘Nusaybin’de tam olarak neler olduğunu gördük’

Kürt halkının taleplerini sırtlayarak ülkelerine götüreceklerini vurgulayan Abtan, uluslararası alanlarda baskı kurarak Kürt halkının taleplerini dillendireceklerini kaydetti. Abtan, Kürdistan’daki baskı ortamına tanık olduklarının altını çizerek, “Nusaybin’de tam olarak neler olduğunu görebildik. Biz bunları durdurmak için çalışacağız” dedi.

‘Erdoğan’ın sansürünü engellemek için girişimlerde bulunacağız’

Avrupa’da yayın yapan Med Nûçe televizyonunun ve Türkiye’de muhalif kanalların kapatılmasından habersiz olduklarını, durumdan Kürdistan’a gelmeleriyle bilgi sahibi olduklarını dile getiren Abtan, “Sansür devlet politikasıdır. Burada yaşananların görünmesini engellemek istiyor. Bu bizi şaşırtmadı. Avrupa’ya döneceğiz, Erdoğan’ın sansürünü engellemek için girişimlerde bulunacağız. Çünkü Avrupa’nın yapması gereken, Erdoğan’ın politikalarını izlemek değil, demokrasi mücadelesine destek sunmaktır. Kürdistan’da yaşananlar sansür politikalarından dolayı görünmüyor. Ancak Kürdistan’da dinlediğimiz insanların sesini Avrupa’da duyuracağız” şeklinde konuştu.

‘Barış silahların bırakılması ile sağlanmaz’

Kürdistan’da yaşanan savaş sürecini ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın barış çağrısını değerlendiren Abtan, Kolombiya barış antlaşmasının Kürdistan’da sağlanabileceğini, ancak Türkiye’de hakim mantığın barışa hazır olmadığını dile getirdi. Barışın sağlanmasının salt silahların bırakılması ile sağlanamayacağını belirten Abtan, “Silahlar bırakılsın, ancak baskının devam etmesiyle barış sağlanmaz. Baskının da son bulması ve herkesin demokratik haklarının verilmesi gerekiyor. Kürt liderinin barışa varmakla ilgili düşünceleri ve analizleri var. Türk devletinin analizleri var. Ancak Türk devletinin totaliterleştiğini de görüyoruz. Topluma kitlesel baskı uygulanıyor. Son derece sert ve otoriter rejime gidilmesi planlanıyor. Bu sadece Türkiye’nin Güneydoğu bölgesi için değil, Türkiye’nin ilerisi için de tehlikeli bir durum söz konusu” dedi.

‘Erdoğan Avrupa’ya şantaj yapıyor’

Avrupa’nın Türkiye’de yaşanan gelişmelere karşı umursamazlık içerisinde olduğuna işaret eden Abtan, “Suriye-Irak meselesi odak noktası ancak Erdoğan Avrupa’ya şantaj yapmakta. Mülteciler üzerinden yaptığı şantaj, Avrupa milliyetçiliğinden dolayı işe yarayabiliyor. Avrupa’daki milliyetçi siyaset ile Türkiye’deki milliyetçi siyaset arasında ittifak oluşmuş durumda. Her iki aktör bir birini güçlendiriyor. Otoriterleşmeye yaklaşan ve demokrasiden uzaklaşan ittifaktan dolayı bir birini besliyorlar” şeklinde değerlendirdi.

Abtan’ın Kürdistan’dan çok önemli izlenimlerde bulunduğunu, Kürt halkının onurlu duruşundan çok etkilendiğini ifade ederek, “İnsanlar yakınlarını kaybetmesine rağmen onurlu duruyorlar. Bu duruş bir toplumun içindeki resmi yapılarından öte toplum içerisinde ortak duygusudur” diye belirtti.

(ayg-özp/fç/rp)

Yorumunuzu yazınız