PAYLAŞ

‘Demokrasi İçin Birlik Buluşması’na katılan siyasetçi, sendikacı, sanatçı, gazeteci ve insan hakları savunucusu, birlikte mücadeleyle başarı elde edileceğinin mesajını vererek, ‘Öncelikli görevimiz barışın sağlanmasının koşullarını oluşturmak’ dedi. Verilen mesajların ardından sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirge’de  ‘Demokrasi Meclisi’ karar altına alındı

“Demokrasi İçin Birlik Buluşması” İstanbul’da Şişli Kent Kültür Merkezi’nde yapıldı. Buluşmaya siyasetçi, sendikacı, sanatçı, gazeteci ve insan hakları savunucusı birçok kişi katıldı. Buluşmada, kapatılan Özgür Gündem gazetesinin tutuklu Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay’dan gelen mesajlar sanatçı Gültan Kaya tarafından okundu.

Erdoğan: ‘Gerçek’ kimsenin tekelinde değil

Aslı Erdoğan’ın gönderdiği mesajda, şu ifadelere yer verildi: “Bizler, şu an cezaevlerine takılmış yüz yirminin üzerinde gazeteci, yazar, artık akıl sınırlarını zorlayan bir hukuksuzluğun, zorbalığın, acımasızlığın mağdurlarıyız ve devletin ‘gerçeği’ ve ‘hakikati’ kendi tekelinde tutma çabasına karşı çıktığımız için buradayız. Oysa ‘gerçek’ ya da ‘hakikat’ kimsenin tekelinde değildir, olamaz. Bunu anlamakla başlar demokrasi… Yolumuz uzun, yükümüz ağır, ama hep birlikte yürümekten başka şansımız kalmadı. Herkese selam ve sevgilerimi gönderiyorum.”

Alpay: Bütün kalbimizle yanınızdayız

Necmiye Alpay da mesajında, “Demokrasi İçin Birlik… Bu başlık epeydir hepimizin özlemini duyduğu bir girişimi işaret ettiği için son derece sevindirici. Emek verenlere sonsuzca teşekkür. Şu an toplumumuzu toparlamak için başlıkta söylenen dışında bir yol yok. Cezaevlerindeki gazeteci ve yazarlar olarak bizler dahil, hangi devlet gücünün hangi hukuka göre nasıl bir yasama, yürütme, yargı çalışması yaptığı sorusunun cevabını bilemiyoruz. Sorumluluk her zamankinden fazla, yurttaşlar olarak hepimize düşüyor. Evrensel hukukun saygın temsilcilerinin bu harekette yer alması güç veriyor bize. Bütün kalbimizle yanınızdayız” ifadelerine yer verdi.

Bilgen: Kürtlerle dayanışmayı aşıyor

Buluşmada konuşan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, konuşmasına Hrant Dink ve Tahir Elçi’yi anarak başladı. Demokrasi istedikleri için tutuklanan akademisyen ve gazetecileri de selamlayan Bilgen, “İdeolojik motivasyonuyla ya büyür ya küçülürüz noktasında devlet katında bir anlaşma sağlanırsa bunun doğuracağı sonucu bilerek tartışmak zorundayız. Kürtlerle dayanışmayı aşan bir durumla karşı karşıyayız. Mesele artık Türkiye’nin her yerinde kendi kimliklerimizle var olma ya da yok olmakla karşı karşıyayız. Başkanlık referandumuna karşı yürüteceğimiz kampanya dilini ve tutumu şimdiden belirlememiz lazım. Yeni kampanya dilinin karşı bloku kıracak bir dille netleştiremezsek sonrasında sesimizi topluma duyurma imkanı bulamayabiliriz. Taşları tek tek döşenmiş bir kampanyaya doğru sürükleniyoruz. Yeniden silkelenmek eski ezberleri bozacak bizim birlikteliğimizin gerekli ama yeterli olmadığı bir siyaset tarzını da belirlemek zorundayız” dedi.

Çerkezoğlu: İsteme değil kurma zamanı

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, demokrasi için mücadele etmenin ortada olduğunu ifade ederek, “Artık var olan iktidardan isteme zamanı değil, yeniyi kurma zamanıdır. Bu ülke bizimdir diyerek yola çıkmalıyız” diye konuştu.

Özgen: Mücadele azmi ve direnci ortaklaştırılmalıdır

KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, günümüzde var olan diktatörlüğe kaşı, içeride ve dışarıda devam eden savaşa karşı birlik olarak demokrasinin inşa edilebileceğini söyledi. Özgen, birlikteliğin sağlanmaması durumunda “Faşizmin zindanlarında bir araya geleceğiz” dedi. Özgen, mücadele azmi ve direncinin ortaklaştırılmasının yeni demokrasi hattının örülmesinin önünü açacağını söyledi.

Türkali: Bir ışık doğurdu içime

Oyuncu Deniz Türkali, “Bu toplantıya geldiğimde heyecanlandım. Uzun zamandan sonra ilk defa heyecanlandım. İlk defa bir muhalefet sağlayabileceğiz bu defa. Bu muhalefet partilerine de umarım bir örnek olur. Önemli olan demokrasi için, savaşsız bir dünyanın koşullarını yaratmaktır. O açıdan bu toplantı bu karanlık, kuytu günlerde bir ışık doğurdu içime. Umarım sadece bir düş olmaz” diye konuştu.

Türkdoğan: Hepimize keyfiyetçilik uygulanıyor

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, “İnsan hakları kavramları çok araçsallaştırıldı. Demokrasi adına kullanılarak insanlık dışı uygulamalar sergileniyor. Bu araçsallaştırma politikasından çok şikayetçiyiz. Şu anda Türkiye bir savaşta. Ortadoğu’da bir savaşta ve Kürtlerin siyasi statü kazanmaması için bir sıcak savaşta. Gerçeklik bu. Karşımızda bir cephe oluşmuş durumda. Peki bizler ne yapacağız. Öncelikli görevimiz barışın sağlanmasının koşullarını oluşturmak” diye konuştu. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde derinleşerek devam eden ağırlaştırılmış tecride de değinen Türkdoğan, “Uygulanan tecridin var olan savaş ile doğrudan bir bağlantısı var. Yasal haklarını uygulamıyor. Bütün dünya buna sessiz kalıyor. Biz buna sessiz kalamayız. Bir kişiye uygulanan keyfiyetçilik hepimize uygulanıyor” dedi.

Dilek Dündar da, “Sözün tükendiği yere doğru gidiyoruz. Bir şey yapalım” şeklinde konuştu.

Yağmurdereli: Kürtler huzur bulmadan…

Gazeteci-yazar Eşber Yağmurdereli, var olan bütün statülerin dağıldığını ifade ederek,”Bölgemizde de var olan statüler dağılıyor” dedi. Bugün her zamankinden daha da şanslı olduklarını dile getiren Yağmurdereli, “Artık bilinen anlamda bir Türkiye Cumhuriyeti yoktur. Bir Anayasa’sı yoktur. Hukuk devletinin olmadığı bir diktatörlükle yönetiliyoruz. Bölge yeniden şekilleniyor. Kürt halkı huzur bulmadan ne Türkiye, ne de Ortadoğu huzur bulabilir” diye konuştu.

Oran: Muazzam mağdur kitlesi oluşturdular

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ise yaptığı konuşmada, birlikte mücadele vurgusu yaptı. Akademisyen Baskın Oran da “Şimdiye kadar hiç bu kadar zor durumda kalmadık. Öyle bir kin ve nefret saldırdılar ki muazzam bir mağdur kitlesi oluşturdular” dedi.

Sonuç bildirgesi açıklandı

Verilen mesajların ardından sonuç bildirgesi açıklandı.  Bildirgede “Demokrasi Meclisi” karar altına alındı.

Bildirgede, darbe girişiminin bütün yetkileri elinde toplayacak olan başkanlık rejimi için fırsata dönüştürüldüğüne yer verildi. Topluma terör ve korkunun egemen kılınmak istendiği belirtilen bildirgede, “Barış, dostluk, dayanışma duyguları yerine kin, düşmanlık, nefret ve kutuplaşma kışkırtılmaktadır. Toplum demokratik davranış normlarının yeşeremeyeceği kaotik bir yaşama mahkum edilmektedir” denildi.

‘Ortak ve yeni bir güç yakıcı hale gelmiştir’

Toplumun yeni bir umut ve güç arayışı içerisinde olduğunun altı çizilen bildirgede, şöyle devam edildi: “Demokrasiden yana olan bütün güçleri bir araya getirerek ortak ve yeni bir güç odağı yaratmak ihtiyacı yakıcı hale gelmiştir. Ortak hedef doğrultusunda birlikte hareket edebilmek için sürekliliği sağlayacak bir yapıya gereksinim bulunmaktadır.”

“Demokrasi İçin Birlik Buluşması”nın sonuç bildirgesi, şu başlıklardan oluştu:

“OHAL ile KHK’lerle ülkeyi yönetmekte adam yönetimini kalıcı hale getirmek için atılan adımlar karşısında OHAL’in sona erdirilmesi ve KHK’lerle yaratılan toplumsal mağduriyetlerin giderilmesi konularında ki mücadele birincil önemdedir.

‘Referanduma toplumsal muhalefet karşı çıkmalı’

Önümüzdeki günlerde ‘Türk tipi başkanlık sistemi’ adı altındaki ‘Tek adam yönetimine geçiş için Anayasa değişikliği adından referandum gündemdir. Yasaları, uluslararası anlaşmaları, hukuku yok sayanların ‘tek adam yönetimi’ne geçiş referandumuna tüm toplumsal muhalefetle kapsamlı şekilde karşı çıkılmalıdır.

Dünya deneyimleri Kürt sorununun çözümünün barışçıl ve demokratik yollarla olması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’nin savaş kışkırtıcılığı yapmak yerine komşuları ve tüm dünya ile barışçıl ilişkiler içerisinde yaşayacağı bir politikanın hâkim kılınması için mücadele edilecektir. Ezilen inanç topluluklarının, eşit yurttaşlık hakkı yanında demokrasinin temeli olan Laiklik için mücadele edilecektir.

‘Buluşmamız demokrasi için önemli bir adımdır’

23 Ekim buluşmamız demokrasi için atılmış önemli bir adımdır. Türkiye’nin siyasal yaşamında yeni bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Bu buluşmaya katılanlar bir Demokrasi Meclisi oluşturmuşlardır. Bu meclis önümüzdeki günlerde toplanarak, yukarıdaki hedefler doğrultusunda demokratik ve meşru yollarla denetleme, dayanışma ve direnme hakkını kullanacaktır.

Gücümüz yalnız birlikteliğimizden değil, yeni bir siyaset anlayışıyla demokratik mücadeleleri birleştirici bir güç odağı yaratma hedefimizden kaynaklanmaktadır.”

Sonuç bildirgesi üzerinden yapılacak tartışmalar ardından önümüzdeki günlerde daha geniş bir açıklama kamuoyu ile paylaşılacak.

Kaynak: DİHA

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız