PAYLAŞ

IPS İletişim Vakfı, Bianet ve Özgür Gazeteciler Cemiyeti’nin ortak yürüttüğü, Kaos GL’nin de destekleyerek içinde yer aldığı “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Projesi” atölyesinin ilki İstanbul’da yapıldı.

Medyadaki hakim cinsiyetçi haberciliğe karşı kadın, LGBTİ, hak ve barış odaklı haberciliğin nasıl yapılacağının tartışıldığı atölye çalışması, iki yıl boyunca sürecek projeyle Türkiye’nin 8 merkezinde daha yapılacak. 

İstanbul’da Nippon Otel’de düzenlenen ilk atölyeye, kadın ve LGBTİ örgütlerinden temsilciler ile gazeteciler katıldı. Etkinlikte ilk olarak sunum yapan Galatasaray Üniversitesi’nden Dr. İdil Engindeniz Şahan, gazete ve televizyon haber taraması ile rapor sunumu yaptı. Şahan, Mayıs 2016’da ulusal 11, yerel ölçekte ise 9 ayrı gazetenin 80 nüshasını ve 7 televizyon kanalından (Kanal D, Show, Fox, NTV, 24, TRT 1, İMC) 544 haberini incelendiklerini söyledi. 

MEDYADA KADIN VE LGBTİ TEMSİLİ ZAYIF

Raporda öne çıkan verileri sıralayan Şahan, tüm gazeteleri birlikte ele aldıklarında ilk sayfadaki kadın temsilinin yüzdesinin yüzde 26 olduğunu ve bunun da toplumsal cinsiyet açısından dengeli bir dağılımı göstermediğini vurguladı. Şahan, incelenen 6568 içerikte kadın ve LGBTİ odaklı haberlerin sayısının da düşük olduğunu belirterek, 1694 haberden sadece dördünün LGBTİ ile ilgili olduğunu ve 544 televizyon haberinden yalnızca 271’inin kadın odaklı olduğunu söyledi. 

“Kadın Odaklı Habercilik” sunumu yapan Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sevda Alankuş, kadınlarla ilgili bir haberin olabilmesi için gündelik hayatın akışında bir çatlak yaratmasının beklendiği, bunun da haberi sonuç odaklı hale getirerek kadınları ya mağdur ya da fail gösteren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Alankuş, “Haber değeri tanımı yeniden yapılmalı, haber kaynağının kimler olduğu yeniden tanımlanmalı, objektif ve kesinliği sağlamak adına yaptığımız şeye yeniden bakmalı.” dedi. 

‘HAYATLARIMIZ MUZIR, PORNOGRAFİK DEĞİLDİR’

LGBTİ odaklı habercilik sunumu yapan KAOS GL’den Ali Erol ise, kişi kendisini nasıl adlandırmak istiyorsa o isimle haberde onu göstermek gerektiğini söyledi. Erol, “Haberin öznesi LGBTİ toplumu üyeleri olduğunda ‘LGBTİ’ diyebiliriz, ama haberin öznesini yeniden görünmez kılacak ifadeyle ‘LGBTİ’ deyip geçemeyiz. Kürtlerle ilgili haber yaparken ‘Kürt’ dersin, ama haberin öznesi örneğin Kürt siyasi hareketinde kadın grubuysa onun da adını telaffuz edersin. Yani kişi lezbiyense lezbiyen demekten çekinmeyin.” dedi. “Eşcinseller toplumun her kesiminde var. Eskiden üçüncü sayfada, öldürülmediyse eşcinsel magazinde görülürdü. Artık eşcinsellik ve transseksüellikle ilgili haber bir gazetenin her sayfasında yer alabiliyor. Ancak hayatlarımız pornografik değildir. Eşcinselleri, transları süs olarak değil, maruz kaldığı hak ihlalini, ayrımcılığı görünür kılacak haber tercihimiz olmalı.” diye konuştu.  

Atölye sunumların ardından, toplumsal odaklı habercilikten ne anladığımız, yaşanılan deneyimler, sorunlar ve bu sorunlarla başa çıkma yollarının tartışıldığı bölümün ardından son buldu. (İstanbul/EVRENSEL)
 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız