PAYLAŞ

Ali KARATAŞ

Haberimizin başlığı, Lübnan’da yayımlanan al Ahbar gazetesinde yer alan haber analize ait. Haberin  kurgusu daha çok Türkiye’den yapılan açıklamalar üzerin kurulu. Türkiye’nin ve Körfezdeki müttefiklerinin, Haşdi Şabi milislerini kastederek mezhepçi milislerin girmemesi konusunda uyarılarına geniş yer verildi ve Türkiye’nin operasyonda yer almak için sunduğu gerekçeler aktarıldı. En güçlü pozisyonda olan Amerika’nın şimdiden Musul’un kurtarılmasından sonra güçlerini nasıl konumlandıracağına yönelik haritalar yaptığına dikkat çekildi.

IŞİD’İ BÜYÜTEN SEBEPLER ORTADAN KALKACAK MI?

Arap dünyasının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan konu ile ilgili kaleme aldığı makalede bu soruya yer verdi. Atwan, IŞİD’in bitmesi belki de teorik olarak  koalisyonun Musul’u parçalamasının başlangıcı olacağı yorumunda bulunurken, “Musul’un düşmesi durumunda ikinci gün nasıl olacak?” sorusunu sordu. 

Yazar esas belirleyici  olanın Amerikalıların yönlendirmesiyle yapılan bombardımandan çok kara birlikleri olduğuna vurgu yaptıktan sona burada önemli olan sorunun savaşın ne kadar süreceği ve kurbanlarının kimler olacağına dikkat çekti. 

Makalenin bir bölümü şöyle; “Musul’un düşmesi IŞİD’in sonu olacak mı? Türkiye, Suudi Arabistan ve İran gibi bölge ülkelerinin tutumu ne olacak?  Bu düşüş Irak’ta mezheplerin birlikte yaşadığı yeni bir dönemi mi yoksa yeni bir mezhep savaşının fitilini mi ateşleyecek?

Musul savaşının birinci gününde bu soruları cevaplamak çok zor. Lakin Irak’ı işgal eden ABD, bu direnişi ve kayıpları beklemiyordu.  Eski rejimin bıraktığı boşluğu İslami grupların dolduracağının beklenmediği gibi. Yine silahlı muhalefeti destekleyen ve Esad’ın sayılı günleri olduğunu söyleyen ABD, Körfez ve Türkiye ittifakının savaşın 6 yılında gireceğinin zihinlerinde yer almaması gibi.

IŞİD YER ALTINA ÇEKİLEBİLİR

Musul’un düşmesinin IŞİD’in sonu olacağını düşünmüyoruz.  Taliban’ın 2001’de düşmesi yeni yayılımının başlangıcı oldu. IŞİD’in Musul’u ve belki de sonrasında Rakka’yı kaybetmesi 60 ülkeyi koalisyon uçaklarının bombalamalarının ve boğucu bir kuşatmanın gölgesinde onu bu bölgeleri yönetme yükünden kurtarabilir. On binlerce kişiyi silahlandırdığı koşullarda yer altına çekilmesi, Arap ve Batılı hasımlarından intikam için terörist eylemlerde bulunması daha büyük bir risktir. 

FARKLI BİR IRAK OLACAK MI?

İşgal sırasında düştükten sonra Bağdat’a  giren Amerikalılar ve müttefikleri demokratik, özgür ve ekonomik olarak “yeni bir Irak’tan” bahsettiler. Sayın İbadi de herkesin içinde yaşadığı “farklı bir Irak’tan” söz etti. IŞİD’in ortaya çıkmasına neden olan hatların düzeltileceğini ima etti. Bu çok büyük bir öneme sahip gelecekte ortaya çıkacak sorunların farkında olmak anlamına geliyor. Lakin önemli olan bunu tatbik etmek ve birleştiren ulusal ruh.”

KURTLAR SOFRASINDA

Atwan yazısının sonunda Musul’un Kürlerin ve onların güçlerinin katılımıyla alınmasına, Türklerin pastadaki paylarındaki ısrarlarına, Rusya’nın kuşkucu izleyişine, İran’ın uyanıklığına dikkat çekerek  bütün bunların gelecekte başka bir şekilde çatışmaların yaşanacağının işaretleri olduğu değerlendirmesine yer verdi. “Bütün taraflar bıçaklarını biliyor ve ganimetten payını istiyor” dedi.

MUSUL HANGİ SÜRPRİZLERİ SAKLIYOR 

Al Kuds al Arabi gazetesi yukarıdaki başlıkla yer alan baş yazısında, savaş uçaklarının ve savaşan birliklerin detaylı bir dökümü yapıldı. Makale haftalar yerine aylar alacak bir savaş  sürprizi yaşanma olasılığını Peşmergelerden, Haşdi Şabi’ye, Türkiye’ye ve PKK’nin sürece ortak olmasına bağlıyor. Bu ortamda IŞİD’in kaybolacağı ve yeniden başa dönüleceği değerlendirmesine yer verildi.

Katar’da yayımlanan Al Şark gazetesinde Faiz el Faiz imzasını taşıyan makalede IŞİD’in yenilmesinin ancak uluslararası güçler olan ABD ve Rusya’nın irade göstermesine ve Irak hükümetinin söylemede değil gerçekte savaşmasına bağlı olduğuna dikkat çekti. 

MUSUL’UN DÜĞÜNÜ

Irak’ta yayınlanan Assabah Gazetesinin Yazarı Muhammed Abdulcabbar Şabbut Musul kurtarılmasıyla  Iraklıların düğüne gider gibi sevineceklerini yazdı. Yazar, IŞİD’in Musul’u ele geçirdiği 10 Haziran 2014 ile operasyonun başladığı 17 Ekim 2016 için “yer ile gök arasındaki fark” olarak niteledi. Yazı boyunca Haydar el İbadi’ye, Irak ordusuna övgüler dizildi. Musul’un kurtarılmasının içerideki hezimetin durdurulması demek olduğunu belirtti. İnsanlar savaştan mutlu olmazken Iraklıların bundan dolayı sevindiklerine dikkat çekti.

SYKES-PİCOT’UN SINIRLARI VE MUSUL SAVAŞI

LÜBNAN’ın önemli gazetelerinden Assafir konuyla ilgili olarak aralarında Alaa Halebî’nin de olduğu üç yazarın makalesine yer verdi. Halebî Musul savaşını, IŞİD’in Irak’taki son savaşı olarak nitelendirdi.  2014’ün ortalarından bu yana  Irak ile Suriye arasında 90 yıldan beri duran sınırın kalktığını hatırlan Halebî, iki ülke arasında ailelerin geçişiyle demografik yapı karıştığını söyledi. Halebî, Irak ile Suriye arasında yeniden sınır sorunları olabileceği ve buna örnek olarak ’80’lerde Bukemal kentine yakın Albaguz köyü ile ilgili yaşanan krizi hatırlattı. Kriz sonunda köy Irak’a katılmıştı.  IŞİD Musul’dan Suriye’ye doğru çıkması halinde Suriye ordusu ve müttefik daha fazla baskı altında kalacağına vurgu yapan Halebî, Halep’teki ve Musul’daki gelişmelerin birbirine bağlı olduğunu söyledi ve bu çerçevede Suriyeli bir generalin sözlerini aktardı; “Halep’te yaşananlar Suriye ordusunun ve Rusya’nın zaferini ve ABD’nin ve müttefiklerinin kaybetmesini temsil ediyor. Bundan dolayı Musul savaşı hızlı bir zafer kazanarak Suriye’de savaşı yükselterek Suriye ordusuna baskıyı arttırmak hedefiyle sürdürülüyor”. 

EVRENSEL

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız