PAYLAŞ

Kürtçe eğitim veren Ferzad Kemanger Okulu’nun mühürlenmesini okulun eğitimcilerinden Nebi Kılıç değerlendirdi. Kürtçe eğitimde ısrarcı olacaklarını kaydeden Kılıç, her gün bir ailenin evinde eğitim vermeye devam edeceklerini söyledi

Kürtçe eğitim veren Ferzad Kemanger Okulu’nun mühürlenmesini okulun eğitimcilerinden Nebi Kılıç değerlendirdi. Ferzad Kemanger Okulu’nun 2011 yılında on öğretmenin bir araya gelerek halkın desteği ve sahiplenmesiyle açıldığını belirten Kılıç, okulun, açıldığı ilk günden bugüne kadar anadilde ve alternatif eğitimi benimsediğine dikkati çekti. Eğitim hayatına 100 öğrenci ile başlayan okulun, zamanla daha fazla çocuğa ulaştığını aktaran Kılıç “20 kişilik beş sınıf ile eğitime başladık. Bu sınıflardan biri ana sınıfı, diğer dördü ise birinci sınıftı. Sınıf düzeninden tutun ders sayısına kadar devlet okullarından farklı bir yol izledik. Her sınıfın biri sınıf, biri resim ve biri müzik olmak üzere üç öğretmeni vardı. Derslerin daha verimli geçebilmesi için sınıflardaki sıralar ‘U’ planına göre yerleştirilmişti” diye konuştu

“Açıldığı günden bu yana sürekli mühürlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalan okulumuz devlet tarafından büyük bir tehlike olarak görülüyor” diyen Kılıç, şunları da kaydetti: “Ferzad Kemanger açıldığı gün daha eğitime başlanmadan mühürlendi fakat gerek öğrenciler gerek veliler, gerekse halk bu mührü tanımayıp söktü ancak sökülen mühür devlet görevlileri tarafından tekrar takıldı. Bu olay böyle beş kez tekrarlandıktan sonra okul önüne toplanan halk mührü son kez kırarak içeri girdi ve geçtiğimiz Pazar günü tekrar mühürlenene dek burada çocuklara Kürtçe eğitim verildi. Eğitim verdiğimiz üç yıl boyunca öğrenci sayımız sürekli arttı. Ana sınıfından üçüncü sınıfa kadar her biri 20 kişiden oluşan dörder sınıf olmak üzere toplamda 230 öğrencimiz ve sorunsuz işleyen bir eğitim sistemimiz vardı.”

Okulun mühürlenmesinin veliler ve öğrenciler tarafından tepki ile karşılandığına vurgu yapan Kılıç, “Çocukların hiçbiri devlet okullarına gitmek istemiyor. Aileler de en az çocuklar kadar kararlı çünkü bu okulun anadilde eğitim için ciddi bir adım olduğunun bilincindeler. Eğitim verebileceğimiz yeni bir bina arıyoruz. Eğer iki alternatif de gerçekleşmez ise her gün bir ailenin evinde eğitim vermeye devam edeceğiz çünkü okul demek bina demek değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni modeller yaratmalıyız

Son olarak demokratik kesimlere duyarlılık çağrısında bulunan Eğitimci Nebi Kılıç, şunları da söyledi: “Büyük mücadeleler sonucu anadilde eğitim alanında elde edilen kazanımlarımızın gasp edilmesine izin vermeyin. Herkes mezrada, köyde, şehirde ve bulunduğu her yerde anadilde eğitim hakkı için mücadele edip küçük de olsa Ferzad Kemanger tarzı modeller yaratsın.”

Polisten okul önünde silahlı nöbet

‘Proje Okulu’ kapsamına alınan Kadıköy Anadolu Lisesi’nin önünde dün sabah saatlerinde TOMA araçları ve polisler beklemeye başladı. Kadıköy Anadolu Lisesi’nden bir veli Duvar’a yaptığı açıklamada öğrencilerin okul yönetiminin baskısıyla karşılaştıklarını ve dün ders saatinde polislerin ellerinde silahla okul önünde beklediklerini söyledi. Kadıköy Anadolu Lisesi’nin proje okulu kapsamına alınmasını eleştiren Veli, bugün itibarıyla öğrenciler için okul önünde nöbete başlayacaklarını söyledi. Veli nitelikli eğitimin herkesin hakkı olduğunu belirtirken, şunları kaydetti: “Bugün ders saatinde öğrenciler bize ulaşarak okulun önünde polislerin uzun namlulu silahlarla beklediklerini söyledi. Okulda herhangi bir protesto ya da eylem yapılmadı. Buradaki amaç tamamıyla çocuklarımızı korkutmaktır. Biz de çocuklarımızı hem okul yönetiminden hem de polislerden korumak için nöbete başlıyoruz.”

Melek Yüksel / Amed-Anf

 

 

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız