PAYLAŞ

“Her ne kadar terörist gruba karşı zafer ihtimali büyük olsa da, ardından ne olacağına dair endişeler baki. Ordu ilerlerken, 1.3 mülteciye ne olacağını ya da iki yıl boyunca tiranlığın hükmettiği kentte yeni bir yönetimin nasıl kurulacağı soruları yardım kuruluşları ve bölgesel yönetimleri meşgul ediyor, bazıları Musul’da olacakların Irak’ın kaderini belirleyeceğine inanıyor (…) Bağdat ve Washington’daki yetkililer, IŞİD’in ele geçirdiği ve kaybettiği Tikrit, Ramadi ve Felluce gibi diğer kentlerde yaşananların da ötesinde, mayınlar ve patlayıcılarla daha da zorlu hale getirilecek, uzun ve zorlu bir savaş bekliyorlar.(…) 

Irak Merkezi Hükümeti hâlâ zayıf ve ülkenin Sünni bölgelerinde etkisi çok az. 2010’a kadar Musul’da varlığını koruyan ABD, artık Irak’taki işgalci bir güç değil. Barack Obama kendi yönetiminde yeniden görevlendirilen 6 bin askerin sadece IŞİD’e karşı savaşmak için bulunduğunu, ülkeyi bir arada tutmak için gerekli diplomatik girişime askeri güç sağlamadığını söyledi.  
Iraklı bir istihbarat yetkilisi şöyle söylüyor: Hangi güçlerin katılacağı üzerine bir anlaşma var. Bu Irak’taki son savaş ve herkes tamamlanmasını istiyor. Şii milislerin hedefteki bölgelere müdahil olmasına izin verilmesi akıllıca ve kontorllü bir hareketti. 
IŞİD’e karşı iki yıllık savaştan sonra Şiilerin Irak’taki son savaşın dışında tutmanın mümkün olduğuna inanmıyorum. Eğer Sünnileri ikna edemezsek ölümüne savaşacaklardır. IŞİD’e karşı küçük unsurlar var ve onları rahatsız etmeye çalışıyorlar, fakat bu asıl olarak aşiretlere bağlı bir durum. İçerideki Sünnilere olacakları anlatmaya ve ikinci bir şansları olduğunu anlatmaya çalışıyoruz” 
(The Guardian’dan çeviren Elif Görgü)

Yorumunuzu yazınız