PAYLAŞ

Beştepe’de düzenlenen Akademik Yıl açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musul konusunda tehlikeleri mesajlar verdi. Bir kez daha hem sahada hem masada olacaklarını söyleyen Erdoğan, “Şimdi 30 bin Şii geliyormuş. Gelsinler, gelecekleri varsa görecekleri var. Orada 2 milyon Musullu var” sözleriyle bölge geleceği açısından tehlikeli sinyaller verdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis’te grup toplantıları yapılan saatte Beştepe’de düzenlenen 2016-2017 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Kürt çocuklarına yönelik uygulanan asimilasyona ve Kürtçe yasağına rağmen, öğretmen ve akademisyenlerden “Anadil sevgisini aşılamalarını ve Türkçenin iyi kullanılmasını teşvik etmelerini” istedi. Erdoğan, “Bir husus daha var ki bana göre diğer tüm konulardan daha önemlidir. Üniversitelerimiz asli görevini yaparken yeni neslin fikir dünyasını besleyecek alt yapıyı asla ihmal etmemelidir. Bunun için öğrencilerimize milli tarih şuurunun ve anadil sevgisinin aşılanabileceği bir sistem belirlenmesi gerekiyor. Türkçeyi hakkıyla yazan nesiller yetiştiremiyorsa, geleceğimiz karanlık demektir” diye konuştu.

Tehditlerini sürdürdü

Ardından sözü dolaylı olarak Suriye’de yürütülen Fırat Operasyonu’na ve Musul krizine getiren Erdoğan, “Eğer Misak-ı Milli’yi kavrarsak Suriye’deki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Ama onu bilmezsek ne Suriye’deki ne Irak’taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Bugün Musul üzerinde bir sorumluluğumuz var, hem masada hem sahada olacağız diyorsak bunun bir sebebi var. Bunu durup dururken söylemiyoruz. Dostlar alışverişte görsün diye de söylemiyoruz. Kilometrelerce yol kat edip, geliyorsun ‘Bağdat çağırıyor/ diyorsun. E benim 350 kilometre sınırım var? Hem arazide hem masada olacağız” dedi.

ABD Minbiç’in Türkiye’ye bırakılması konusunda söz mü verdi?

Musul operasyonuna ilişkin “Diplomatik görüşmeler bir taraftan yapılıyor, araziye yönelik hazırlıklarımız da devam ediyor” diyerek askeri müdahale sinyali veren Erdoğan, “Aynı şekilde Suriye, hep sabrettik” diye konuştu. Suriye örneği üzerinden Kürt karşıtlığını bir kez daha gösteren Erdoğan, “Mümbiç ile ilgili de koalisyon güçlerine PYD, YPG gibi terör örgütleri olmayacak, Doğu’ya gidecek’ dedik” şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasında dikkat çeken nokta ise, “Dün itibariyle Amerikalı dostlar dediler ki; ‘Tamam, bize yardımcı olun’ dediler. Biz de Tamam, sizler buraya yabancısınız, biz buraları iyi biliriz’ dedik. Ve şu anda burada da mutabıkız” sözleriyle Minbiç’in Kürtlerden temizleneceğini ileri sürmesi oldu.

Üniversitelere operasyon sinyali

Bu sözlerinin ardından “Bana göre artık bizim belki ileriye gidiyorum ama anaokullu dahil ilkokullarımızda, ortaokullarımızda İstiklal Marşı’nın tamamını ezbere bilmeyen, ruh halini iliklerine kadar hissetmeyen tek evladımız kalmamalıdır” diyerek, milliyetçiliğin anaokullarına kadar indirilmesini isteyen Erdoğan, üniversite öğrencilerinin bir kısmını da, “Bunlar hain, bunlar terörist” diyerek hedef gösterdi. Erdoğan, “Bazı üniversitelerimizde terör örgütüyle ilişki grupların bizim öğrencilerimize baskı uyguladığını duyuyoruz. Gençlerimizin eğitiminin engellenmesine yönelik hiçbir teşebbüse izin veremeyiz. İnşallah önümüzdeki dönem bunların üstüne gideceğiz. Bu konuda çok büyük sorumluluk üniversitelerimize, hocalarımıza, gençlerimize düşüyor. Sizlere inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak bu yönde atacağınız her adımda desteğimin sizinle olduğunu bilmenizi istiyorum” ifadelerini kullandı.

Cemaat konusunda kendisini temize çekti

Salondaki akademisyenlere “Her kim PKK’yı Kürt kardeşlerimizin hakkını savunan bir örgüt olarak görüyorsa aklından şüphe ederim. Her kim FETÖ’yü kendi halinde insanların oluşturduğunu sanıyorsa onun iyi niyetinden şüphe ederim” sözleriyle seslenen Erdoğan, geçmişte birlikte hareket ettiği Gülen Cemaati konusunda ise kendisini temize çıkarmaya devam etti.

Erdoğan, cemaat için “İyi niyetliydim, tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet diyordum. Artık tabanının da zehirlendiğini düşünüyorum, iyi niyetli olamıyorum. Hala kalkıp hesap soramıyorlarsa yazıklar olsun diyorum” şeklinde konuştu.

‘Gelecekleri varsa görecekleri de var’

Bu sözlerin ardından yeniden Musul konusuna geri dönen Erdoğan, şunları söyledi:
“Musul, Arap ve Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir ülkedir. Şimdi bize ‘Burada bir şii-sünni savaşı olmaması lazım’ deniyor. E peki güzel, senin Bağdat, Bağdat dediğin nedir? Senin Bağdat dediğin tamamen Şii’den oluştan bir ordunun yönetmenidir. Musul’un kaderini onlarla paylaşmaya yönelirsek yarın burayı Haşdi Şaabi’ye bırakırlar. 30 bin kişi geliyormuş. Gelirse gelsinler. Gelecekleri varsa görecekleri de var. 2 milyon Musullu var orada. Biz bunları eğittik, belli bir noktaya getirdik. Biz peşmerge de eğittik, hala eğitiyoruz. Ey Batı; siz bizi burada kalkıp Irak’la tercih noktasında karşı karşıya bırakamazsınız. Afganistan’da sizinle o mücadeleyi biz yürüttük. Burada terör örgütlerine karşı niye beraber değiliz? Onun için lütfen bu işi masaya iyi yatırın ve bu masada Türkiye olacak, araziye de çıkacağız. Musul operasyonunun bölgenin kendi halkından oluşacak bir ordu tarafından yürütülmesi şart.”

ABD ve Batı’ya “Onun için lütfen bu işi masaya iyi yatırın ve bu masada Türkiye olacak, araziye de çıkacağız” sözleriyle seslenen Erdoğan, “Musul operasyonunun bölgenin kendi halkından oluşacak bir ordu tarafından yürütülmesi şart” diye konuştu.

Erdoğan, KDP yönetimi için ise “Kuzey Irak yönetimi de Türkiye’nin kendilerine destek olması yönünde bir tavır içindedir” ifadelerini kullandı.

Yapılan karşılıklı açıklamalarla diplomatik kriz yaşanan Irak hükümetine yönelik sarf ettiği “Türkiye topraklarımızı işgal etti’ diyor Irak Başbakanı Ebadi, sen bize kabadayılık yapacağına git DEAŞ ile PKK ile uğraş ya. Onlara karşı en ufak bir tavır koymuyorsun, Türkiye’ye meydan okuyorsun” sözleriyle ise gerilimi daha da tırmandıran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bağdat yönetimi düşmanlık yapıyor. Biz Musul operasyonunda yer almak durumundayız. Suriye’de sınırlarımız boyunca bir terör koridoruna nasıl izin vermediysek mezhep çatışmasına izin vermeyeceğiz. Biz 350 kilometre Irak’a sınırdaşız, Suriye ve Irak’tan toplam 3 milyon mültecimiz var. Şimdi yeni bir yükün bindirilmesini istemiyoruz. Bu çerçevede gereken hazırlıklarımızı yaptık, Türkiye mutlaka yapılandırılması gereken bir barış ortamına her katkıyı yapmaya hazır. İnşallah önümüzdeki günleri daha huzurlu geçirmeyi Allah’tan temenni ediyorum.”

(kk/öç)
 

Yorumunuzu yazınız