PAYLAŞ

Baskanlık sistemi gündemdeki sıcaklığını korumaya devam ederken Ceumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuyla ilgili harekete geçtiği belirtildi. Erdoğan’ın talimatıyla 170 bin denekle büyük bir anket çalışması yürütüldüğü ve sonuçlara göre Nisan-Mayıs 2017 tarihinde erken seçim kararı alınabileceği ortaya çıktı

Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin meclise getirin kabul edelim sinyalini verdiği ardından Başbakan Binali Yıldırım’ın fiili olanı kanunlaştıralım dediği başkanlık sistemiyle ilgili yeni adımların atıldığı ortaya çıktı. Ankara kulislerinden yansıyan bilgilere göre Saray’da erken seçim için hararetli tartışmalar ve kimi çalışmalar yürütülüyor. Saray’ın Ekim ayı sonu itibariyle erken seçim kararı verebileceği ve bu yüzden de gerginlik siyasetini artıracağı belirtiliyor.

Rapora göre seçim kararı

Başkanlıkla ilgili Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye’nin önde gelen 3 büyük anket şirketi sahaya inerek ve nabız yoklamaya başladı. ANDY-AR, A-G ve GEN-AR şirketleri 170 bin kişinin bilgilerine doğrudan başvurarak, bu kapsamda Türkiye tarihinin en geniş katılımlı anket çalışması başlattı. 3 anket şirketi 5 Ekim itibariyle bu denli büyük bir anket çalışması yürütürken, erken seçime dair nihai kararın bu anketlerin raporlarının Erdoğan’ın önüne gittikten sonra verileceği kaydediliyor.

HDP’yi baraj altında bırakma çabası sürüyor

Yapılan anketin en önemli ayağını ise olası bir erken seçimde Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) yüzde 10’luk seçim barajı bandının altında olup olmadığını kesinleştirmek oluşturuyor. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde de temel stratejisini HDP’yi baraj altında bırakmak üzerinde oluşturan AKP ve Erdoğan, HDP’nin baraj altında kalması ile tek başına başkanlık amacına ulaşmayı umuyor. Bu denli geniş katılımlı anketin sonuçlarıyla HDP’nin baraj altında olduğu kanısının uyanması durumunda da en erken Nisan ya da Mayıs 2017 tarihinde bir erken seçim kararının bizzat Erdoğan tarafından alınacağı belirtiliyor. Yine MHP’nin de oy oranının ne durumda olduğu yönündeki kamuoyu araştırmasında da asıl mesele HDP’nin barajı geçip geçmeyeceğinin tespiti yönünde.

HDP barajı geçerse seçim değil…

HDP ise daha önce yaptığı anket sonuçlarında yüzde 11 barajı geçmesi üzerine bunun da saha da sorulduğu ve aynı sonuçların alınması halinde seçimin yerine referandum seçeneğini gündeme geleceği yönünde olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle esas olarak deneklere “erken seçim sonuçları ve hangi partiyi destekledikleri gibi sorular yöneltiliyor.

Tasfiyeler de ankette soruluyor

Anket çalışmasının bir başka konu başlığı da AKP içerisinde darbe girişimi ile bağı bulunan isimler. AKP’den bu isimlerin bir seçimle mi yoksa partiden ihraçlarıyla mı tasfiye edilmesi gerektiği de seçmene soruluyor.

En geniş kamsamlı anket

Doğrudan 170 bin kişinin görüşlerine başvurulan bu anket çalışması aynı zamanda Türkiye tarihinin en geniş katılımlı anket çalışması olma özelliği taşıyor. Türkiye’de daha önceki dönemlerde yoğun katılımlı anketler yapıldı. Ancak bu denli katılımlı geniş bir anket çalışması yürütülmedi. Geniş katılımlı anket çalışması kararları da ülkenin geleceği noktasında verilecek olan önemli kararlarda iktidarın başvurduğu bir yöntem olarak görüldü.

Erdoğan’ın kaygısı

Erdoğan talimatıyla bu çalışma yürütülürken, Erdoğan’ın seçim kararı almasının önündeki çekincelerden birinin de 1983’teki seçim sonuçlarının bir benzerini yaşamak olarak yorumlanıyor. 12 Eylül askeri darbesinin ardından yapılan seçimlerde tıpkı bugün gibi muhalif medyanın kapısına kilit vurulduğu gibi sadece Kenan Evren’i öven bir medya olmasına rağmen seçimlerden bir anda Turgut Özal başkanlığındaki Anavatan Partisi tek başına iktidar olmuştu. Bu örnekten hareketle Erdoğan’ın olası bir seçimde buna benzer bir durumla karşılamak istememesinden dolayı seçim kararı vermeden önce ince eleyip, sık dokuduğu belirtiliyor. DİHA

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız