PAYLAŞ

Jean Paul Sartre’nin Cezayir Savaşı sırasında “Fransa bir zamanlar bir ülkenin adıydı, artık bir ruh hastalığının adı” sözlerine atıfta bulunan Yrd. Doç. Dr. Zafer Fehmi Yörük, Türkiye’deki gidişatın da bu doğrultuda olduğunu söyledi. Yörük, “Hükümet sorunları çözmüyor tetikliyor” dedi.

AKP iktidarının “darbeyle mücadele” adı altında çoğu Kürtçe yayın yapan muhalif kanalları kapatmasını değerlendiren İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyeni Yrd. Doç. Dr. Zafer Fehmi Yörük, AKP’nin toplumda oluşan sorunlara çözüm aramak yerine bizzat sorunların tetikleyicisi olduğunu ifade etti.

‘Darbe girişimi AKP’ye fırsat verdi’

Türk-İslam sentezi etrafında devletin yeniden yapılanması yönünde faşizan bir restorasyon olduğunu belirten Yörük, katledilen insanlara ve kapatılan medya organlarına bakıldığında hedefte Kürt hareketinin ve siyasal çözümü talep edenlerin olduğunun açıkça görüldüğünü vurguladı. 15 Temmuz darbe girişiminin hükümete amaçlarına daha hızlı yürümek adına büyük fırsatlar sunduğunu kaydeden Yörük, başta Özgür Gündem Gazetesi olmak üzere çocuk televizyonu kanallarına kadar barış talebi ile özdeşleşmiş yayınların “suçlu” damgasıyla bir hamlede kapatıldığını söyledi.

AKP’nin iktidara geldiğinden beri halka demokrasi vaadinde bulunduğunu dile getiren Yörük, “Bunun da tek mümkün yolunun barış süreci ya da açılım olduğunu seçmenlerine anlatıp durdu. Bugün görülüyor ki artık ‘açılım’ yerine faşizan bir ‘büyük kapatılma’ ile karşı karşıyayız” dedi.

‘Kimlik krizi derinleşiyor’

Kürt düşmanlığı üzerinden İslami tonları ağır basan faşizan bir ideoloji etrafında yeni bir blok oluşturulduğunu kaydeden Yörük, eğitim, kültür, medya ve hukuksal yapıdan aile yapısına kadar otoriterleşme ve muhafazakarlaşma yönünde bir dönüşüm gerçekleştirilmek istendiğinin altını çizdi. Türkiye toplumunun 1980 yılından bu yana kimliklerin bastırılmasından dolayı bir kriz halini yaşadığını vurgulayan Yörük, bu krizin derinleşerek, toplumsal psikoloji açısından önemli travmatik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

‘Hükümet çözüm değil tetikleyici oluyor’

Siyasal iktidarın toplumda oluşan sorunlara çözüm aramak yerine bizzat tetikleyici rolü oynadığının altını çizen Yörük, “Jean Paul Sartre, Cezayir Savaşı sırasında ‘Fransa bir zamanlar bir ülkenin adıydı, artık bir ruh hastalığının adı’ demişti. Bugün bu korkunç tespitin, hal ve gidiş böyle devam ederse Türkiye için de geçerli olabileceği endişesi içinde olmamız için birçok neden mevcut” diye konuştu.

İdeolojik aygıtlarda yaşanan bu değişimin kısa vadede önemli etkileri olduğuna dikkat çeken Yörük, bunun toplumsal yaşamın bütününe sirayet etmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Özellikle kadınların toplumsal yaşamdaki varlığına yönelik saldırganlığın devletin resmi politikası haline geldiğini söyleyen Yörük, “Toplumsal muhalefetin bütün bileşenlerinin gerçek bir barış ve demokrasi çizgisi oluşturarak mücadeleyi yükseltmesinden başka bir umut görünmüyor” dedi.

(sg/rp)

Yorumunuzu yazınız