PAYLAŞ

Toplumsal cinsiyet temalı videolar çeken Jin Fikirler’deki kadınlar, çektikleri videolarla erkekliği ve kadınlık rollerini sorgulatmaya devam ediyor

Yaklaşık bir yıl önce Tarlabaşı Toplum Merkezi’nde video üretmek için bir araya gelen bir grup genç kadın, cinsek sağlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve üreme sağlığı gibi konularda aldıkları eğitimin ardından Jin Fikirler’i oluşturdu. Kadınlar oluşturdukları blogla kadına biçilmiş rolleri sorguluyor ve hikayelerini paylaşıyor.

Tarlabaşı Toplum Merkezi Yöneticisi Ceren Suntekin, Tarlabaşı’nda 100 kadınla yaptıkları görüşmenin ardından böyle bir projeye başladıklarını söylüyor. Jin Fikirler, Tarlabaşı Toplum Merkezi’nin Mode İstanbul ortaklığında ve Sabancı Vakfı desteği ile yürüttüğü Genç Ses Proje kapsamında oluşmuş.

‘12 genç kadınla başladı’

Ceren Suntekin, Genç Ses Projesi’nin genç kadınların cinsel sağlık konusunda bilgi sahibi olabilmeleri, cinsiyet eşitliği üzerine tartışabilmeleri ve bu konuyla ilgili medya araç gereçleri üretebilmeleri için 2015 Eylül ayında yaşları 15-21 olan 12 genç kadınla başladığını anlatıyor.

Jin Fikirler ismi nasıl oluştu?

Proje Genç Ses adına sahip olsa da kadınların sahiplenebileceği bir blog ismi aradıklarını söyleyen Suntekin, Jin Fikir isminin oluşumunu ise şu sözlerle anlatıyor: “İlk toplantılarda hep birlikte aklımıza gelen isimleri tahtaya sıraladık. Enerjimizi, taleplerimizi kadınca bakışımızla anlatacağımız için Türkçe’deki cinfikirli sözcüğünden yola çıkarak Kürtçe’de kadın anlamına gelen Jin’i cinle değiştirip ‘Jin Fikirler’e karar verdik.”

Kendi filmlerini çekiyorlar

Bloglarından cinsiyet eşitliği üzerine yazılar yazdıklarını, ayrıca cinsiyet rolleri üzerine çekilen filmleri de değerlendirdiklerini anlatan Suntekin, daha sonra genç kadınların fotoğraf, kadraj, ışık, ses, remix gibi teknikleri öğrenerek kendi filmleri üzerinde yoğunlaştığını söylüyor. Jin Fikirler’in hazırladığı filmler, Mode İstanbul tarafından desteklenerek, önce Documentarist’te daha sonra da proje kapanış etkinliğinde söyleşilerle gösterilmiş.

Projeye katılan tüm kadınların Jin Fikirler içinde olsun olmasın çok güçlü ve kararlı olduğunu söyleyen Suntekin, “Kadınların kendilerini ifade etme biçimleri, kullandıkları dil, hayata karşı duruşları muhteşemdi. Sadece genç kadınlarla değil, genç erkekler de böyle projeler yapılması ve aslında kadınları etkilediğinden belki de daha çok erkekleri derinden etkileyen ve onlara baskı kuran erkeklik üzerine tartışmak ve çalışmalar yapmak gerektiğini düşünüyorum. Toplumun özgürleşebilmesinin önünün cinsel sağlık eğitimleri ve cinsiyet eşitliği çalışmalarını daha yaygınlaştırarak açılacağını savunuyorum” diyor.

Öykü Dilara Keskin/İstanbul – Jinha 

 

 

 

 

Yorumunuzu yazınız