PAYLAŞ

HDP Riha Milletvekili Osman Baydemir, Ortadoğu ve Kürdistan’ın bölünmesine yol açan 16 Mayıs 1916 tarihli Sykes-Picot Anlaşması’nın miadını doldurduğunu ve bu topraklarda artık yeni bir anlaşmanın yapılması gerektiğini vurguladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş başkanlığında Eş Genel Başkan Yardımcıları Fatma Kurtulan ve Nadir Yıldırım, milletvekilleri Osman Baydemir, Besime Konca, İmam Taşçıer ve Celal Doğan’dan oluşan HDP heyeti, geçtiğimiz 21 Eylül’de Güney Kürdistan’a çıkarma yaptı. Heyet, 5 gün süren temasları boyunca KDP Başkanı Mesut Barzani’nin yanı sıra YNK, Goran Hareketi, Yekgirtuya İslami ve Komalaye İslami gibi bölgedeki önemli tüm siyasi parti liderleri ve yetkilileri ile bir araya geldi.

Kürtler arası birlik, Kürt sorunun çözümü konusunda Kürt kesimlerinin inisiyatif geliştirmesi gibi konuların ele alındığı bu görüşmelerde yer alan isimlerden biri olan HDP Riha Milletvekili Osman Baydemir, bulundukları bu temasları değerlendirdi.

‘Amacımız Kürtlere dönük saldırılara karşı ittifak kurmaktı’

HDP heyeti olarak temel amaçlarının Kürdistan’ın güneyi ile kuzeyi arasında kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi olduğunu ifade eden Baydemir, ziyaretlerinin bir diğer amacının ise Ortadoğu’da yaşanan, özelde de Kürt halkına dönük saldırıların bertaraf edilmesi ve Kürtler arasında ittifak oluşturmak olduğunu altını çizdi. 5 günlük ziyaretleri boyunca büyük bir ilgi gördüklerini ve oldukça sıcak karşılandıklarını dile getiren Baydemir, böylesi bir süreçte Kürdistani partiler arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması için her ne kadar zaman ve sıkı bir çalışma gerekse de, buna dönük olarak yapılan görüşmelerin tesirini yakın zamanda görebileceklerini kaydetti.

“Halklar bizden ittifakı sağlamamızı istiyor. Halkın bu yönlü taleplerine çözüm olacağız” diyen Baydemir, bu beklenti doğrultusunda yakında müjdeli haberler almayı umduğunu paylaştı. Baydemir, bu açıdan Kuzey Kürdistan’daki partiler arasında kurulacak birliğin Güney Kürdistan’da kurulacak ittifakın da önünü açacağını da vurguladı.

‘Siyasi sürtüşme Kürtlerin zararına olur’

Barış ve ittifak ortamının kurulabilmesi hakinde bunun yansımalarının tüm Kürdistan’da hissedileceğini ifade eden Baydemir, “Kürtlerin birbiri ile siyaseten sürtüşmesi Kürtlerin zararına, Ankara, Tahran, Bağdat ve Şam’ın ise yararınadır. Onlar Kürtleri sıkıştırarak boğmak, şimdiye kadar mücadele ile elde ettikleri tüm kazanımları ellerinden almak istiyorlar” diye konuştu.

‘En iyi cevabın ittifaktan geçiyor’

Ankara siyasetinin temelde ‘Kürt düşmanlığı’ üzerine kurulu olduğunu kaydeden Baydemir, bu karşı şunları söyledi: “Kürtleri düşman olarak gören herkese verilecek en iyi cevabın ittifaktan geçtiğini düşünüyorum. Kurduğumuz temasların ulusal kongrenin toplanmasına ön ayak olmasını istedik. Bu amaçla bulunduğumuz ziyaretlerin bir kereyle kalmaması için bizler çaba içerisinde olacağız. Bunun sonucunda da Kürdistan topraklarında ittifak kurulacağına inanıyorum.”

‘Yeni bir anlaşmanın yapılması gerekiyor’

Baydemir’in Kürtler arasında ittifak kurulması ihtiyacı üzerinde dururken işaret ettiği nokta ise, emperyalist paylaşımın örneği olarak Britanya ve Fransa arasında Ortadoğu ve Kürdistan’ın bölünmesine yol açan 16 Mayıs 1916 tarihli Sykes-Picot anlaşması. Yüzyılı geride bırak bu anlaşmanın artık miadını doldurdunu söyleyen Baydemir, bu topraklarda yeni bir anlaşmanın yapılması gerektiğini vurguladı.

‘Biz Kürtler birbirimize mecburuz!’

Türkiye’de bugün Kürt halkı yönelik uygulanan kirli politikalarının sebebinin Kürtlerin toprakların sahip çıktığı olduğunu dile getiren Baydemir, bu duruma ilişkin ise “Emin olun eğer Rojava’da verilen mücadele olmasaydı, bugün korkmadan tankları ile topları ile Rojava’ya da girerlerdi” ifadelerini kullandı.

Baydemir, sözlerine şöyle devam etti: “Bana soracak olursanız biz Kürtler birbirimize mecburuz, kaderimiz bir. Bu yüzden kurtuluşta birlikte gelir, yok oluşta. Nasıl ki Maxmur’da, Kobanê’de, Şengal’de nice Kürt birliği birleşip, destansı zaferlere imza attı. Siyasetlerde bu temelde birlik, beraberlik kurarlarsa inanıyorum ki Kürtlerin doğuşu daha büyük olacaktır. Bugün Kürt halkı üzerindeki saldırıları da, aslında Kürtlerden duydukları korku ile eşit düzeydedir. Ne kadar korkarlarsa şiddetin de dozunu o kadar arttırıyorlar”

(ekip/öç)

Yorumunuzu yazınız