PAYLAŞ

SERHAT WELAT DAĞDELEN/SELMAN KELEŞ

Ermenilere dönük 100 yıl önce gerçekleştirilen soykırımı ve devam eden izlerini “Ötekiler/Yên Din” isimli belgesel filmiyle beyaz perdeye aktaran yönetmen Ayşe Polat, soykırımın günümüzde kentleri yerle bir edilen Kürtler üzerinden devam ettiğini söyledi.

Wan Büyükşehir Belediyesi ve Ortadoğu Sinema Akademisi’nin ortak düzenlediği 3’üncü Axtamara Van Film Festivali kapsamında gösterilen ve yönetmenliğini Ayşe Polat’ın yaptığı “Ötekiler/Yên Din” isimli belgesel film, toplumsal bir yara haline gelen yüzyıllık Ermeni soykırımına ışık tutuyor. Soykırımdan önce Ermenilerin yoğunlukta yaşadığı kentlerin başında gelen Wan’da geçen belgeselde, Ermenilerden kalma kültürel miraslar üzerinden başlayarak günümüze kadar sistematik bir şekilde devam eden soykırım perdeye aktarılmış. 100 yıl önce Ermeni halkına dönük gerçekleştirilen soykırımın izlerini anlatıldığı belgeseli anlatan Polat, günümüzde ise soykırımın Kürt halkına dönük yapıldığını ifade etti.

‘Büyük travmalara yok açan bir olayı kapatamazsınız’

Toplumsal sorunların kendisinde derin izler bıraktığını söyleyen Polat, toplumun ötekileri kılınan ve soykırıma maruz bırakılan Ermenilere yönelik belgesel film çekme fikrini ise şöyle açıkladı: “Bu topraklar üzerinde yaşanan soykırım ve katliamları her zaman araştırma içerisindeyim ve benim ilgimi çeken bir konu aynı zamanda. Ermenilerin yoğunlukta yaşadığı kentlerin başında ise Wan gelir. Burada Wan Kedisinde başlayarak bir belgesel çekmek istedim. Wan Kedisiyle başlayan Öteki/Yên Din belgeseli daha sonrasında ise Ermeni soykırımının anlatılmasıyla devam etmesi daha anlamlıydı. Çünkü kedi aynı zamanda Ermeniler içinde bir simgedir. Belgesel kapsamında bir Kürt, bir Ermeni ve bir Türk ailesiyle görüşmek istedim fakat buraya ilk gelişimde Ermeni aile bulamadık. 100 yıl önce yaşanan soykırım konuşulmamış ve hep sansürlenmiş. Uzun uğraşlar sonucunda bir aileye ulaştık. Büyük bir travmalara yol açan bir olay bu denli büyük bir tramvaya yol açan bir olayın üzerini kapatamazsınız.”

‘100 yıl önce yaşananlar elbet gün yüzüne çıkacaktır’

Sağlıklı bir toplumun için geçmişle yüzleşmek gerektiğine dikkat çeken Polat, “Ama sürekli geçmişten yüzleşmekten kaçınılmış. Burada da herkes konuşmak istiyor soykırıma ilişkin ama devlet baskısından dolayı halen bir çekimserlik var. Ne kadar baskı ve şiddet olursa olsun 100 yıl önce de yaşanan bir olay elbet bir gün yüzüne çıkacaktır. Uzun Ne kadar baskı olursa olsun insanlar bir gün yaşadığı bu olayı konuşacaktır ” diye konuştu.

‘Dün Ermeniler katledildi, bugün Kürtler’

Ermenilere 100 yıl önce yapılan soykırımın bugün Kürtler üzerinde devam ettiğine vurgu yapan Polat, “Şuan da Kürtler hem kültürel soykırım yaşıyor hem fiziki bir soykırım yaşıyor. Cizîr’de, Gever’de, Şirnex’te ve Sûr’da olanlar tamda bir katliam ve soykırımdır. Çok üzücü. 100 yıl önce olanlar şimdi de devam ediyor. Belgeselin kurgusunda olduğum dönemde soykırım saldırıları da başladı. İnanılmaz benzerlikler var. Dün Ermeniler katledildi bugün Kürtler. 100 yıl geçti sadece metotlar değişti sonuçta bir katliam yaşandı ve devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘Sinemada mağdur dilini bırakılması gerekir’

Kürt sineması üzerine düşen görev ise bu yaşanan katliamları yarın aktarmak olduğunu vurgulayan Polat, sinema ve belgesellerde mağdur dilini bırakılması gerektiğinin altını çizdi. Mağdur dilini ve bakış açısının değişmesinin Kürt sineması için şart olduğunu ifade eden Polat, şunları kaydetti: “Kürt tarihi son 40 yılda yaşanan savaş değil, daha uzun bir tarihi var. Mitolojisi, zengin bir kültür var. Son filmlerde çok politik ve son savaşı anlatan filmler var. Kültürü ve tarihi işlemek gerekiyor. Çünkü sinema sadece politikayı göstermek değildir. İnsanlar başka şeyler görmek istiyorlar. Sadece drama türünde anlatılmaktan ziyade başka bir boyutunu işlemek gerekir.”

(kk)

Yorumunuzu yazınız