PAYLAŞ

Türkiye’de 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası geri plana itilen başkanlık sistemi tartışmaları yeniden ivme kazandı. Dün partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, iktidar partisinden başkanlık sistemiyle ilgili Anayasa değişiklik taslağını Meclis’e sunmasını istedi.

Bahçeli, “AK Parti başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse, Anayasa taslağını TBMM’ye getirmelidir. Ya 367’yi aşarak kanunlaşacaktır ya da milletin kararına sunulacaktır. Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır. Ancak milletimiz aksini söyleyecek olursa buna da diyeceğimiz herhangi bir şey doğal olarak bulunmayacaktır. Türkiye’nin nasıl ve hangi sistemle yönetileceğiyle ilgili muamma bize göre kapanmalı, bu iş kökünden bitirilmelidir” dedi.

Bahçeli, başkanlık sistemi için “seçilmiş despot” tabirini kullanmıştı

MHP liderinin bu sözleri ilginçti. Zira daha Ocak ayında partisinin Kızılcahamam’da yaptığı kampta MHP lideri, “Türkiye’ye seçilmiş despot değil yeni Anayasa gerekmektedir” demişti.

“Biz anayasa yoluyla millet olmadık. Anayasa yoluyla da devlet kurmadık. Yeni anayasa bir ihtiyaçtır. Türkiye’nin yeni anayasa kılıfı altında başkanlık sistemine geçmesine, parlamenter sisteme kilit vurmak için her kumpastan medet uman ilkel zihniyetlere ortak olamayız. Türkiye’ye seçilmiş despot değil, yeni anayasa gerekmektedir.”

Binali Yıldırım: “Bahçeli’ye teşekkür ederiz, Anayasa taslağını kısa sürede TBMM’ye getireceğiz”

Ancak MHP liderinin Başkanlık Sitemi ile ilgili siyasi manevrası iktidar partisinde derhal yankı buldu. Bu sabah AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılan Başbakan Binali Yıldırım, milletten yana tavır koyduğu gerekçesiyle Devlet Bahçeli’ye de teşekkür ederken Anayasa taslağını kısa sürede TBMM’ye getireceklerini açıkladı.

Yıldırım, “AK Parti olarak bizim baştan beri söylediğimiz şey, Türkiye fiili durumu hukuki durum haline dönüştürmek mecburiyetindedir. Bir anayasa ihtiyacı artık acil hale gelmiştir. Sayın Bahçeli’nin beyanatları cesaret verici. Biz hazırız. Bu yolda adımları da atacağız. Kararı ya Meclis verecek ya da millet verecek. Milletin verdiği karar en doğru karardır. Kısa sürede Meclis’e yeni anayasa getireceğiz. Sürekli güçlü bir siyasi iradeyi oluşturacak bir sistem değişikliği Türkiye’nin vazgeçilmez bir ihtiyacıdır” dedi.

Kemal Can: “AKP ve MHP arasında bir mutabakat olduğu açık”

Başkanlık sistemiyle ilgili gelişmeleri Amerika’nın Sesi’ne değerlendiren gazeteci Kemal Can, Bahçeli’nin çıkışının bu konudaki bir diyalog sonucu olduğu intibaı yarattığını söyledi.

MHP’yi yakından takip eden Can, “AKP başkanlık sistemini uykuya yatırdı ve bu konuya dair tartışmaları soğuttu. Bugün Erdoğan’ın ısrarı da Bahçeli’nin direnci de hatırlanmıyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası MHP içinden hiç kimse partinin eski pozisyonunu Bahçeli’ye hatırlatmak istemez. Partide bunun siyasi vasatı yok. Ayrıca darbe girişimi sonrası Bahçeli-Erdoğan ilişkilerine bakılırsa bu çıkış hayatın olağan akışına uygun. AKP ve MHP’yi bugün ayrı siyasi reflekslere sahip diye düşünmemek gerek. Bir mutabakat olduğunu açık” dedi.

CHP’li Levent Gök: Kapalı kapılar ardında pazarlık mı var?

Kemal Can’ın işaret ettiği “mutabakat” ve “diyalog”dan en büyük rahatsızlık duyan parti hiç kuşkusuz Cumhuriyet Halk Partisi. Ana muhalefet partisi TBMM Grup Başkan Vekili Levent Gök, Bahçeli’nin Türkiye’ye yeniden tehlikeli bir süreceği sürüklediğini belirtti.

Gök, “Biten bu tartışmayı başlatmakla Sayın Bahçeli’nin neyi amaçladığını da anlamakta güçlük çekmekteyiz. CHP demokratik parlamenter sistemin sonsuza kadar sürmesi açısından elinden gelen her türlü gayreti gösterecektir ve Parlamentomuz buna izin vermeyecektir. Böyle bir tartışma anlamsızdır, böyle bir tartışma yararsızdır. Böyle bir tartışmanın içerisine Türkiye’yi tekrar sürüklemek son derece yanlış, son derece tehlikelidir” dedi.

CHP Grup Başkan Vekili, iki parti arasında pazarlık olabileceğini iddia etti.

“Sayın Bahçeli herhalde bu açıklamayı durup dururken yapmamıştır. Bitmiş olan bir tartışmanın başlatılması insanın aklına ‘kapalı kapılar ardında başka pazarlıklar var mı’ sorusunu getiriyor. Bu tereddütleri gidermek de en başta Sayın Bahçeli ve MHP’ye düşer.”

Meclis’te grubu bulunan dördüncü parti HDP ise Figen Yüksekdağ aracılığıyla başkanlık sistemine karşı duran politik tutumlarında bir değişiklik olmadığını ortaya koydu.

Figen Yüksekdağ: MHP, AKP ve Erdoğan’ı destekleyene çizgide

Dün Meclis Grup Toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, Bahçeli’nin sözlerinin iktidar partisine destek anlamına geldiğini söyledi.

Yüksekdağ, “Aslında Sayın Bahçeli’nin sadece bugün yaptığı konuşmaları ile değil, son bir, bir buçuk yıllık süreç içindeki politikalarıyla açığa çıkmış bir şeydir. MHP politikası geride bıraktığımız bir buçuk yıllık süre içinde aslında AKP ve Erdoğan’ı destekleyen, burada saflaşan bir politik çizgi olmuştur. Son açıklamasını da daha somut hale getirilmesi olarak görüyorum. Biz böyle bir yaklaşımı Türkiye toplumuna, toplumunun eğilimlerine ve arayışlarına rağmen, böyle bir yaklaşımı doğru bulmuyoruz” dedi.

Yüksekdağ, partisinin parlamentoyu devre dışına bırakan politikalardan vazgeçmesi için çalışmalarını sürdüreceğini dile getirdi.

Yorumunuzu yazınız