PAYLAŞ

DİLAN ALMAZ

İMC TV Genel Koordinatörü Eyüp Burç kendi kanallarıyla birlikte 23 medya kuruluşunun kapatıldığını hatırlatarak, “Bu darbeden sonra ortaya çıkan yeni durumun bir sonucu olarak görüyorum. Yani darbeyi bir kurumsallaşma ve demokratikleşme ile ilerlemek yerine otoriter bir rejimin inşasıyla çözüm önlenmeye çalışılıyor” dedi.

OHAL ilanı ile birlikte KHK’lara dayanan Hükümet en son 12 TV ve 11 radyoyu daha kapatmıştı. Geçmiş yıllarda ve yakın zamanda Kürd basınına ve darbeci Gülen Cemaati’ne yönelik olduğu iddia edilen kapatma, el koyma ve gözaltıların artık tüm muhalif kesimleri hedeflediği belirtiliyor.

Kapatılan televizyon ve radyolara ilişkin BasHaber’e değerlendirmelerde bulunan İMC TV Genel Koordinatörü Eyüp Burç, otoriter bir rejim ilan edilmek istendiğini belirterek “ Bu kapatılan radyo ve televizyonların temel özelliği HDP bileşenlerine yakın kesimler olmasıdır. İMC biraz kendisini bağımsız olarak tarif ediyor ama görünen o ki kamuoyundaki algısı da HDP bileşenlerine yakın medya kuruluşları olarak görülüyor. Devletin de algısının bu olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar kendimizi mesela İMC olarak hakikaten kendimizi bağımsız olarak tarif ediyorsak da devletin algısı bu. Bunları Kürdlerin demokratik haklarına, azınlıkların demokratik haklarına, işçilerin emekçilerin demokratik mesleki haklarına, demokratik çabaların önüne geçmek ve bu kesimleri baskılamaya yönelik yeni baskı sistemlerinin devreye sokulacağına yönelik bir işaret olarak görmek gerekiyor. Bu önümüzdeki günlerde daha şiddetli, daha baskıcı bir sistemin Kürdlere, Alevilere, sosyalist emekçi hakları savunan kesime yönelik uygulanacağını hatta başladığını dahi söylemek mümkün” ifadelerini kullandı.

‘İMC’ye yönelik iktidarın rahatsızlıkları vardı’

İlerleyen zamanlarda toplu gözaltılar, milletvekillerinin göz altına alınması gibi bir çoğu olayın yaşanabileceğine dikkat çeken Burç, hükümetin İMC’ye yönelik tavrının belli olduğunu söyledi. Burç, şöyle devam etti: “Biz zaten darbe öncesi de Türksat’tan çıkartılmıştık. İMC’ye yönelik mevcut iktidarın rahatsızlıkları vardı çünkü biz eleştirel bakıyorduk çünkü onların istediği sesten bir ses olamıyorduk. Yani basını tek sese dönüştürme çabasının dışında, ayrı kalıyorduk. Bizim yaptığımız haberlerden epey rahatsız oldular. Kürd illerinde yürüttükleri kötü, vahşiyane, yıkıcı savaş ve katliamlar özellikle İMC’de yapılan haberler onları rahatsız etti. Yani onlar teröre karşı savaştıklarını bütün bir medya ordusu olarak söylerken İMC bizatihi kendi pratiğinde sivil insanların hedef alındığını onlara ateş açıldığını, bizatihi kendi kameramanın vurulması ile ispatlaması çok rahatsız etti ve bizi Türksat’tan çıkarttılar. Biz de Hotbird’ de yayına başlamıştık. Bu da yetmedi onlar için ve oradan da bizim sesimizi kestiler.”

Darbe yasasına dayandırarak istedikleri yeri, istedikleri gazeteyi, televizyonu, şirketi kapatıp mallarına el koyabildiklerini söyleyen Eyüp, şu ifadeleri kullandı: “Başbakanlığa bağlı bir komisyon bu kararı alıyor. Bunları da biz biliyoruz ki tümüyle milli istihbaratın girdiği rapor üzerinden, yani bu kanalların rapor edilmesi ile orada karara bağlanmıştır. Bu kararın tebliğini RTÜK’e vermişler. Yani bizim yayınımızdan sorumlu olması gereken, hatta haklarımızı savunması gereken sözüm ona bağımsız bir resmi kuruluş olan RTÜK. Bizim para verdiğimiz bir kuruluş aynı zamanda. Gerektiğinde bizim haklarımızın da savunucusu olması gerekirken, bizim hakkımızıda onu by-passlayan, onun iradesini de hiçe sayan bir kurulun, bir komisyonun aldığı kararı bize tebliğ etmekle görevlendirilmiş. Yani böyle komik gerçekten hukuksuz, formel mantıkla bile bakıldığında bir tutarlılığı olmayan bir yapılanma bir uygulama ile karşı karşıyayız.”

‘İzleyici tepkisini dile getirmeli’

İzleyicilere çağrıda bulunan Burç, şöyle konuştu: “ İMC TV gerçekten de büyük bir izleyici kitlesine ulaştı. Biz kapatıldığımız günün bir gün öncesinde yani Türksat’tan çıkarıldığımız günün bir gün öncesinden Türkiye’de haber kanalları içinde birinci sıradaydı reytingimiz. Ve biz son yıllarda Türkiye’deki haber kanalları içerisinde ilk beşe giriyorduk. Yani bu şu anlama geliyor, İMC büyük izleyici kitlesi ve umut vermiş. Ve İMC Türkiye’de bir ihtiyaca karşılık geldiğini gösteriyor. Yani şimdi İMC kapatılarak sadece burada 150’ye yakın insanımız işsiz kalmıyor, sadece malzemelerine el konulmuyor, milyonlarca izleyicimizin haber alma hakkı ve kendi televizyonumu izleme hakkı ellerinden alınıyor. Bu büyük bir haksızlıktır dolayısıyla bu insanların mutlak şekilde tepkilerini dile getirmeleri bir şekilde ortaya koymaları gerekir. Bunun olması gerekiyor. Kendi haber alma haklarının engellenmesine tepki göstermeleri gerekiyor.”

(M.E)

BasHaber

Yorumunuzu yazınız