PAYLAŞ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

CHP grubuna seslenen Kılıçdaroğlu, ” ‘Köklerini kazıyacağız, yeni tedbirler alacağız’ deniyor. Ya arkadaş ne yapacaksınız bir an önce yapın. Kanun dediniz yetki verdik, Anayasa değişikliği gerekiyor dediniz, ona da izin verdik. Şehitlerin arkası neden kesilmiyor” diye konuştu.

Yaşananlara karşı hükümetin, “sesinizi çıkarmayın” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Ülkemizde barış ve huzuru savunuyoruz, bunun olmasını istiyoruz. Teröre hep birlikte karşı çıkacağız, her ortamda lanetlememiz lazım. Yeri geldiğinde doğruları söylemekten kaçınmayacağız, yeri geldiğinde eleştirmekten de kaçınmayacağız” dedi. 

Kılıçdaroğlu, konuşmasında gazetecilere yönelik saldırıları da eleştirdi. Kılıçdaroğlu, bu konuda şunları söyledi: “Bu sabah saatlerinde bir gazetecinin evi basıldı. DHA’nın Tunceli’de görev yapan muhabiri. Bakın gerekçeyi okuyorum; ‘Toplantı, gösteri, eylem, yürüyüş gibi olayları haberleştirerek terör örgütünün propagandasını yapmak.’ Anlamak mümkün değil, gazetenin haber yapması ne zaman suç oldu? Öyle istiyorlar ki terör haberi yapılmasın. Bir haber yapmak ne zamandan beri terör örgütü propagandası oluyor. Teröristi yakalarsın, kimse bir şey demiyor ki buna. Ama bir gazetecinin tutuklanması bizim haber hakkımızın kısıtlanması demektir.” 

‘ANKARA’DA ÖNLEM ALMAYAN, HÜKÜMETİN KENDİSİ’

Ankara katliamına da dikkat çeken ve katliamda hayatını kaybedenlerin sayısının halen tam olarak bilinmediğine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Garda önlem almayan dönemin hükümetiydi, bütün güvenlik raporları ortaya çıktı. O aileler tazminat davası açtıklarında bu davaların hepsini kazanabilirler, çünkü önlemi almayan hükümetin kendisi. Önlemi almayan hükümet, terörü gerçekleştiren terör örgütü IŞİD’in militanları. İslam’ı şiddetle tanımlatmaya başladı bunlar” sözleriyle hükümeti eleştirdi. 

‘ASKERLERİMİZ, IRAKLILARIN GÜVENLİĞİ İÇİN BAŞİKA’DA BULUNUYOR’

Musul konusunu da gündeme getiren ve Erdoğan’ı mezhepçilikle suçlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 

“Musul operasyonu başlayacak. Nedir Musul operasyonu? IŞİD bölgeden atıldıktan sonra yeni politikaların gündeme gelmesidir. Türkiye’nin bu noktada çok dikkatli bir dil kullanmalıdır. Ama Erdoğan, Dubai merkezli bir kanala verdiği röportajda mezhepçilik endeksli bir politika gündeme getirdi. Dış politika, iç politikadaki söylemleriniz kadar basit değildir. Ne dedi sonra Irak Başbakanı? İşgalci Türkler Irak’tan çekilsin…

Başika’da bizim askerlerimizin bulunması sıradan bir olay değildir, Iraklıların güvenliği için Başika’da bizim askerlerimiz bulunuyor.

Buradan size ulaşan bazı söylemlerin iticiliğine kapılıp, Başika’daki askerlerimizin topraklarınızı terk etmesini söylemeyin. Sorunlar çözüldükten sonra elbette ki askerlerimiz geri çekilecektir. IŞİD’in o bölgeden çıkmasını istiyoruz, kendi vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini de sağlamalıyız. Biz Irak halkıyla dost olmaya kararlıyız.

Dışişleri ile ilgili konuşması gereken biri varsa Dışişleri Bakanı’dır, o konuşmuyorsa Başbakan konuşur. Neden Cumhurbaşkanı konuşuyor? Enerji konferansı yapıyor, Başbakan yok ortada. İki tane resmi Başbakan var, biri fiili başbakan Binali Yıldırım, diğeri ‘gölge başbakan’ Berat Albayrak. Sayın Binali Yıldırım, koltuğunuzun hakkını verin ve yetkilerinizi başkalarıyla paylaşmayın. Aksi halde siz kan kaybediyorsunuz. Musul ile ilgili birinin konuşması gerekiyorsa, konuşacak kişi Dışişleri Bakanı’dır, Başbakan’dır, Cumhurbaşkanı değil.” 

Bu sözlerinin ardından “Bakın Türkiye ne ile anılıyor? Terör, darbe girişimi, tutuklu gazeteciler, ekonomik kriz” diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin gün geçtikçe daha da kötü bir tabloya doğru gittiğini anlattı. (DİHA) 

Yorumunuzu yazınız