PAYLAŞ

Dünyada bir tek Erdîş’te yetişen ve cinsi çok eskilere dayanan Erdîş üzümü bilinçsizliğin ve duyarsızlığın kurbanı.

M.Ö 600 ve 900 Yılları arasında İlçede yaşayan ve üç adet ihtişamlı şehir kuran Urartular döneminden günümüze kadar uzanan Erdiş üzümü, bilinçsizlik ve duyarsızlık nedeni ile her geçen yıl biraz daha azalarak yok oluyor. Geçen yıllara rağmen bu yıl üzümün daha az verim sağladığını ifade eden üretici Osman Zengin, ailesinin üzümden elde ettikleri gelirle kendisini büyüttüğünü dile getirerek, “Erciş üzümü artık soframıza bile yetmiyor” dedi.

Urartuların mirası

Urartu Hükümdarı Aramu tarafından inşa ettirilen ve adı Arzaşkun olan Erciş’in bir çok noktasına ekilen Erciş Üzümü uzun yıllar kentin önemli geçim kaynağı olurken, günümüzde yok olmakla karşı karşıya. Üzümün önemini günümüze kadar taşıyan ve Karataşlar Mevkii’de bulunan tablet taşlar üzerine üç bin yıl önce çivi yazısıyla yazılan kitabede, Kral Menua üzüm bağlarını talan edenlere beddua ediyor. Yazıtta, “Menua İşpinioğlu, Tanrı Haldi için bu asma üzüm bağlarını diktirdi. Her kim ki bu asmalara zarar verirse, Tanrı Haldi, Tanrı Teişeba, Tanrı Şevini ve bütün tanrılar onu güneş altında kavursun.” ifadesi ile üzümün dönemdeki önemine dikkat çekiliyor. Urartu Uygarlığı, taş işlemeciliğinin yanı sıra yetiştirmiş oldukları üzümlerle tanındığı biliniyor. M.Ö 600-900 Yılları arasında İlçede yaşayan ve üç adet ihtişamlı şehir kurdukları belirtilen Urartular döneminde, tarihi Zernaki Tepe Mevkii’nden Haydarbey Mahallesi’ne kadar olan alanların tamamının üzüm bağı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Küçük taneli ve ekşimsi bir tadı bulunan Erciş Üzümü’nün bağbozumu, Eylül ayının sonlarından Kasım ayının başlarına kadar devam ediyor.

‘Geçim kaynağımız soframıza yetmiyor’

Çocukluğunun üzüm bağlarında geçtiğini ifade eden ve Salihiye mahallesinde ikamet eden Osman Zengin, geçmişte ekonomik kaynakları olan üzümün günümüzde artık sofralarına bile yetmediğini söyledi. Zengin, “Benim babam bu üzümden elde ettiği gelirle bizi okuttu ve büyüttü. İlçede üzümün pekmezi yapılırdı. Şimdi bırakın pekmezi artık sofralara bile yetmiyor” ifadesinde bulundu. Zengin, üzüm bağlarının tozlandığını ifade ederek, tozlanmaya karşı çözüm bulamadıklarını dile getirdi.

‘Her şeyimizi kaybediyoruz’

Başta kominal yaşam olmak üzere günümüzde geçmiş ile ilgili her şeylerini kaybettiklerini ifade eden Zeynep Zengin, “eskiden bir dayanışma vardı, herkes birlik ve beraberlik içindeydi. Bu bağlar eskiden böyle olsaydı köy meclisleri toplanır buna yönelik çözümler üretilirdi. Çünkü her bitki geleceğe yönelik bir miras niteliğindeydi. Fakat günümüzde bu önem yok, bu gün birinin evi bile yansa kimse dönüp bakmaz. Kendi üzümlerimiz varken bizler gidip uzaklardan gelen üzümleri alıyoruz. Para ve rahatlığın peşinden koşar olduk. Yarın ne olacak endişesi yok oldu artık. Bu üzümlerin kıymetini bilmezsek kendi kıymetimizi de bilmeyiz” diye konuştu.

Kilosu 5 TL’ye alıcı buluyor

Az üretiminden dolayı tüketicinin ilgisini çeken üzümün kilosu 5 TL’den alıcı buluyor. Erciş İlçe Tarım Müdürlüğünden üzüm cinsinin güçlenmesine yönelik destekleme projeleri beklenilirken, üzüm fidelerini para karşılığında satması ilgiyi azaltmakta.
DİHA-Van

Yorumunuzu yazınız