PAYLAŞ

HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ ve beraberindeki heyet, KHK’lerle kapatılan televizyon kanallarına dayanışma ziyaretinde bulunarak dayanışma ve direniş mesajı verdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ beraberindeki HDP’liler dayanışma ziyaretlerini, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) karartılan Hayatın Sesi ve TV 10 ile sürdürdü. Önce hakkında kapatma kararı verilen İMC TV’yi ziyaret eden Yüksekdağ, televizyonun Genel Koordinatörü Eyüp Burç ve çalışanlar tarafından karşılandı.

Buradaki ziyaretinde özgürlük vurgusu yapan Yüksekdağ, özgürlüğün tek bir halka veya gruba uygulanacak bir kavram olmadığını söyledi. Yüksekdağ, “Bizim İMC ile hiçbir organik bağımız yok, ama HDP olarak renklerimizi İMC’de bulduk. Bu yüzden İMC’nin kapatılması kararını kınıyorum. Bir an önce bu yanlıştan geri dönülmeli” dedi.

‘Egemenlerin istediği gibi yapmadık’

Yüksekdağ’ın ardından konuşan televizyonun Genel Koordinatörü Eyüp Burç ise heyetin televizyona yaptığı ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şöyle devam etti: “İMC olarak sorunların çözümünde daima demokratik kanalları savunduk. Bu uğurda büyük bedeller de ödedik. Haberi egemenlerin istediği gibi yapmadık. Bu yüzden kanalımızı hedef alıyorlar. Biz bu kapatmayı büyük bir diktanın inşası olarak yorumluyoruz.”

Son olarak, Nezahat Doğan’ın sunduğu haber programına katılan Yüksekdağ, İMC TV’den ayrılarak Hayatın Sesi televizyonuna geçti.

‘Kanalların karartılması darbenin son ayağı’

Hayatın Sesi çalışanları tarafından karşılanan Yüksekdağ, Hayatın Sesi ve diğer kanalların karartılmasını “darbenin son ayağı” olarak nitelendirdi. Kapatılan televizyon ve radyoların gerçekleri yazdıklarından dolayı cezalandırıldığını vurgulayan Yüksekdağ, şunları aktardı: “Hayatın Sesi bizim izlediğimiz kadarıyla haksızlık karşısında hiçbir zaman oto sansür uygulama politikası uygulamadı. Basın özgürlüğü açısından sonuna kadar direndi.” İktidarın basına ceza keserek hizaya getiremeyeceğine dikkat çeken Yüksekdağ, “Daha kötüsünü yaparsak durdurabileceklerini sanıyorlar ama yanılıyorlar” dedi.

Televizyonların karartılmasıyla aslında toplumun cezalandırıldığını vurgulayan Yüksekdağ, bu yanlış kararlardan bir an önce geri dönülmesi gerektiğinin altını çizdi. Gençlerin, emekçilerin ve kadınların sesi olan Hayatın Sesi’nin böylesi bir cezalandırmayı kabul edilmemesi gerektiğini kaydeden Yüksekdağ, tüm toplumu dayanışmaya çağırdı.

‘Demokrasi güçleri gereken tepkiyi gösterecektir’

Son olarak TV10’u ziyaret eden Yüksekdağ, kanal çalışanlarınca karşılandı. Yüksekdağ, burada yaptığı açıklamada ise, Alevilerin ve Kürtlerin daha önce bu kadar yayın kuruluşunun olmadığını belirterek, “Bu kültürleri ortadan kaldırabildiler mi?” diye sordu. Yüksekdağ, Alevilerin ve tüm demokrasi güçlerinin kapatma kararına gereken tepkiyi vereceğine dair inancını paylaştı.

Yüksekdağ’ın ardından konuşan televizyonun Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin de, yayın kuruluşunun Alevi halkı için önemine dikkat çekti. Muhabirlerinin Anadolu’da bulunan neredeyse tüm Alevi köylerini gezdiğini anlatan Büyükşahin, “Biz Türkiye’de ilk Alevi haber bültenini yapan televizyonuz. İktidar zaman zaman Cemevlerini ziyarette de bulundu ama Muharrem ayının ilk orucunda da bu televizyonu karartmayı planlıyorlar. Bu, açık saldırıya pirlerimizden ve ocaklarımızdan da çok ciddi tepkiler var” dedi.

Yüksekdağ ve beraberindekiler, televizyon binasını gezdikten sonra programlarını sonlandırdı.

(mk-eç/za/pu)

 

Yorumunuzu yazınız