PAYLAŞ

İSTANBUL (DİHA) – Toplumsal sorunlara duyarlılık yaratmak amacıyla birçok dilde seslendirilen “Barışa Ağıt” adlı türküyü ortak bir duruş sağlamak adına yazdığını söyleyen Cüneyt Demir, türkünün tekçiliği dayatan ve farklılığa tahammülü olmayanlara da ince bir mesaj olduğunu belirtti.

Erzerom (Erzurum) Tatos (Tekman) doğumlu şarkıcı Cüneyt Demir, “Barışa Ağıt” adlı türkü ile son dönemde ciddi yaralar alan toplumsal barışa dikkat çekti. Sözü ve müziği Demir’e ait olan “Barışa Ağıt” adlı türküye çok sayıda isim de eşlik etti. Gazeteci Banu Güven’in İngilizce seslendirdiği şarkıya, Koma Çarnewa solisti Serhat, sanatçılar Şehribanê Kurdî, Hozan Aydın ve Erol Berxwedan Kürtçe şarkılarla, sanatçılar Pınar Aydınlar, Cevdet Bağca ve Mustafa Kaya ise okudukları Türkçe şiirle eşlik ediyor. Şair Bedros Dağlayan Ermenice şiirle, sanatçılar Şerocan Arapça, Celal Biroj, Gülistan Tokdemir, Samet Toprak’ın da vokal olarak eşlik ettiği türkünün klibinde sanatçı Suavi de yer alıyor.

Savaşın din, dil, etnik kimlik, mezhep ayırt etmeksizin herkeste derin yaralar açtığını ifade eden Demir, “Ortak bir çalışma yürüttük. Toplumsal sorunların gerektirdiği koşullar sebebiyle farklı kimlikleri bir araya getirerek, barışa olan özlemi haykırmak istedik. Farkındalık yaratmak ve toplumsal sorunları duyarlı kılma adına birçok dilde yazdım” dedi. Mehmet Altan, İhsan Eliaçık, Mesut Yeğen ve Kadir İnanır gibi aydın, yazar, akademisyenlerin de destek sunduğunu vurgulayan Demir, “Bu çalışma duyarlılık olması açısından birlikte yaşamın koşullarına bir nebze olsun katkı sunmak istedim” diye belirtti.

‘Farklılıkların bir araya gelerek haykırması gerekiyor’

Bu ülkede sadece Kürt ya da sadece Türk yada Arapların yaşamadığını ve diğer etnik kökene sahip farklı toplumlarında olduğunun altını çizen Demir, proje üzerinde 6 ay çalıştığını söyledi. Demir, birçok dilde şarkıyı yazmasının nedenini ise şu sözlerle belirtti: “Kuşkusuz hedefimiz gündem yaratmak değil. Maalesef ülkemizdeki savaş birçok şeyin önüne geçiyor. Bizim gibi düşünen sol-sosyalist ve gerçek Müslümanların ortak bir duruşunu sağlamak adına böyle bir çalışma sunduk. Herkesin sahiplenmesi gereken bir çalışma. Çünkü barışı farklılıkların bir araya gelerek haykırması gerekiyor.”

‘Tekçiliği dayatanlara ince bir mesaj’

Bir dinin ya da bir kimliğin tarafı olmadığını kaydeden Demir, “ortak yaşamın” önemine dikkat çekti. “Bu topraklar üzerinde herkes yaşıyor” diyen Demir, “Tekçiliği dayatan, farklılığa tahammülü olmayana da ince bir mesaj iletmiş oldum. Kürtler sanat yaparken bile kuşkusuz yaşanılan acıyı siyasi bir vurgu yapmadan geçmez. En aşk dediğimiz şarkılarımız da dahi mutlaka ama mutlaka bir dağ geçer. Yaşanılan acıları bir noktada sanatıda da simgeledim” diye konuştu.

Demir, son olarak toplumsal ruhun Türkiye’de yaratılması gerektiğini söyleyerek, barışın farklı kesimlerin de dile getirmesiyle gerçekleşebileceğini ifade etti.

(yak/za/pu)

Yorumunuzu yazınız