PAYLAŞ

İsveç’in başkenti Stockholm’de, 1948 yılında gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Şair, Gazeteci, Yazar Sabahattin Ali’nin yaşam, mücadele ve eserlerini konu alan bir etkinlik düzenlendi. 

Halkların Dayanışma ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen etkinlik, Ali ve gözaltında iken kaybedilenlerin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Şair Sebuktay Kaan, Sabahattin Ali’nin yazdığı şiirleri okuduktan sonra yazarın 41 yıllık ömründe sığdırdığı aşklarını, maruz kaldığı baskı ve saldırıları ve katledilmesine giden süreci ele alan “Sabah Yıldızı” adlı belgesel filmin gösterimi yapıldı. Filmin Yönetmeni Metin Avdaç, filmin gösteriminden önce yaptığı konuşmada toplumun aydınlanması için verdiği mücadelenin bedelini yaşamıyla ödediği için Sabahattin Ali’nin yaşam, mücadele ve ortadan kaldırılmasını anlatan belgesel bir film yaptığını söyledi. 

2010 yılında başladığı belgeselin çekimleri Almanya, Bulgaristan ve Türkiye’de Ali’nin öğretmen olarak görev yaptığı, cezaevlerinde yattığı illerde yaptığını ve filmin bu güne kadar 10 bine yakın kişi tarafından izlendiğini belirttikten sonra filmin içeriği hakkında şunları kaydetti. “Amacım Sabahattin Ali’nin edebiyatçı yönünü işlemek değildi. Çünkü ben bir edebiyatçı değilim. Onun eserlerini eleştirip üzerinde yorum yapamam. Ama edebiyatı ve şiirleri hakkında bazı bilgiler verdim. Asıl üzerinde durmak istediğim failleri belli olmasına rağmen Ali’nin faili meçhul bir cinayete kurban gitmesidir. Faili meçhuller için Sabahattin Ali bir omurgaydı. Ülkemizde 17 bini aşkın faili meçhul var. Faillerin açığa çıkarılması için Cumartesi Anneleri’nin verdikleri mücadele var. Bunları da gündeme getirdim. Ama asıl olarak filmde Sabahattin Ali’nin öldürülmesine giden süreç işleniyor.” 

Filmin gösteriminden sonra Sanatçılar Burcu Soysop ile Kudret Dilik, Sabahattin Ali’nin şiirlerinden bestelenen şarkıları okudular. Metin Avdaç da, katılımcıların film hakkında kendine yönelik sorularını yanıtladı. Avdaç, kendisinin bir işçi emeklisi olduğunu ve daha önce elektrik, fındık ve tarım işçilerinin yaşamlarını ele alan belgeseller yaptığını, uzun yıllar elektrik teknisyeni olarak görev yaptığı için 2006 yılından beri başladığı elektrik işçilerinin çalışma koşullarını anlatan “Işığımızın Emekçileri” belgeselinin tamamlanma aşamasında olduğunu söyledi. Şu anda da, Türkiye’deki sendikaların işçi sınıfına yaklaşımı ve sınıfa yabancı sendika sistemini anlatan belgesel bir filmin senaryosu üzerinde çalıştığını belirtti. (Stockholm/EVRENSEL)

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız