PAYLAŞ

İzmir’de Hayatın Sesi Televizyonu’nun kapatılması ile ilgili yapılan eylemde, halkın haber alma hakkına darbe vurulduğu vurgulanarak,  Hayatın Sesi’ne sahip çıkma çağrısı yapldı. 

Hayatın Sesi ve  bir çok televizyonun kanalının ekranının karartılması ile ilgili Televizyonun izmir temsilciliği, izleyicileri ve emek ve demokrasi güçleri ortak eylem yaptı. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya gelen kitle OHAL’in kaldırılmasını, medya kuruluşları üzerindeki baskının son bulmasını istedi. 

Eyleme çok sayıda işçi ve emekçinin yanı sıra, KESK Genel Sekreteri HAsan Toprak, BTS MYK üyesi Bülent Çuhadar, KESK’e bağlı sendikaların İzmir Şubelerinin yöneticileri, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Genel İş Sendikalarının yöneticileri, Türk İş’e bağlı TEKSİF ve DERİTEKS sendikalarının İzmir şube başkanları, TMMOB İzmir İKK Sözcüsü Melih Yalçın, Alevi Kültürünü Tanıtma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Görer, HDP İl Eşbaşkanları, EMEP İl Başkanı, İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Cıstır, EGEÇEP, Konak Kent Konseyi, ÖVDER,Taraftar Hakları Derneği ve Viva Göztepe temsilcileri katıldı. 

Üzerinde kapatılan televizyon kanalllarının logolarının bulundığu ve ‘Halkın Haber Alma Hakkı Engellenemez’, ‘Halkın Haber Hakkına Darbe’, ‘Hayatın Sesi Susturulamaz’ yazılı pankartların açıldığı eylemde ‘Hayatın Sesi Susmadı, Susmayacak’, ‘Tek Sese Biat Etmeyeceğiz’, ‘Faşizme, Sansüre İnat, Yaşasın Hayat’ ve ‘İşçinin Sesi Hayatın Sesi Susturulamayacak’ dövizler taşındı. Eylemde ‘Faşizme İnat Yaşasın Hayat’, ‘Özgür Basın Susturulamaz’, ‘Barış İsteyen Hayat’a Dokunma’ ve ‘Tek Sese Biat Etmeyeceğiz’ sloganları atıldı. 

Eylemde ilk olarak açıklamada bulunan Hayatın Sesi Televizyonu’nun İzmir Temsilcisi Emine Uyar, asıl cezalandırılanın halk olduğunu ifade ederek “Yasaklarla iktidarı elinde tutacağını düşünenler yanıldıklarını çok geçmeden göreceklerdir. AKP Hükümeti kendisine biat etmeyen tüm muhalif sesleri bastırmaya çalışıyor. Bunu yaparken de halkın haber alma hakkını sağlayan özgür basını yok etmeye çalışıyor. Televizyonların karartılmasının, gazetelerin kapatılmasının, barış isteyen akademisyenlerin, aydın ve yazarların tutuklanmasının, mesleklerini yapamaz hale getirilmesinin altında yatan gerçek ise “Tekçi” anlayışın ta kendisidir. Bu “tekçi” anlayışın yaşamın her alanına yansıtılmak istenmesidir” dedi. 

‘HAYATIN ÖNÜNDE DURAMAZSINIZ’

Yasakçı -tekçi anlayışın değil özgürlükçü-eşitlikçi anlayışın kazanacağını belirten Uyar şunları ekledi “Emek, demokrasi, laiklik, barış ve doğanın korunmasını temel ilkeler olarak benimseyen televizyonumuza yönelik bu keyfi kararı kınıyoruz. Tüm emekçileri ve ezilenleri de televizyonumuzla dayanışmaya, haber alma hakkına, basın özgürlüğüne sahip çıkmaya çağırıyoruz. Hayat var oldukça, Hayatın Sesi var olmaya devam edecektir. Ekranımızın karartılması, Hayatın Sesi’ni susturamayacaktır.  Halkın gözü, kulağı, sesi olan bütün kanallara, bütün medyaya özgürlük istiyoruz! Hayatın önünde duramazsınız. Tek sese biat etmeyeceğiz”. 

‘BU SALDIRIYI DA PÜSKÜRTECEĞİZ’

Daha sonra söz alan KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak da özgür basına yapılan bu saldırıları kabul etmeyeceklerini belirterek “Özgür basının yanında dün olduğu gibi bugün de olmaya devam edeceğiz. Hayatın Sesi kurulduğunda kumbaralarını bir lira atanlar Hayatın Sesi’ni bırakırlar mı sandınız. Fabrika direnişlerinde, kamu emekçilerinin eylemlerinde yanlarında gördükleri Hayatın Sesi’ni sahipsiz mi bırakırlar? Bu saldırıları bir kez daha püskürteceğimize inancımız tamdır. KHK’larla biat etmiş bir halk yaratamayacaksınız” dedi. (İzmir/EVRENSEL)


 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız