PAYLAŞ

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve beraberindeki milletvekilleri, Hayatın Sesi Televizyonunu ziyaret etti. Hükümete muhalif televizyon ve radyolara yönelik saldırıyı değerlendiren Baluken, “Son KHK’ler ile Erdoğan farklı olan hiçbir sese tahammülü olmadığını ortaya koymuş oldu” dedi.

Hayatın Sesi Televizyonunun yayınının durdurulmasına karşı destek ziyaretleri ve dayanışma büyüyor. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, HDP Bitlis Milletvekili Mızgin Irgat, HDP Muş Millevekili Ahmet Yıldırım ve HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul televizyonun Ankara çalışanlarını ziyaret etti.

Ziyarette konuşan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Türkiye siyasi tarihinin en ağır saldırılarının yaşandığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Özellikle 16 Temmuz’dan itibaren Erdoğan ve AKP’nin geliştirdiği karşı darbe saldırılarını toplumun sorgulamaya başladığını belirten Baluken, fiili rejim değişikliği için yapılan tüm uygulamaların Erdoğan ve AKP tarafından halka dayatılmak istendiğini kaydetti. Tek adam rejiminin yasal ve anayasal güvencesini sağlayamayan iktidarın 81 ilde OHAL ilanı ve parlamentoyu devre dışı bıraktığını dile getiren Baluken, Erdoğan’ın KHK’lar ile Türkiye demokrasisini lime lime edecek saldırılarını hayata geçirdiğini söyledi.

‘DEMOKRASİ MÜCADELESİ BÜYÜMELİ’

“Özgür ve muhalif basına saldırıların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini” belirten Baluken, “Basın camiası zaten uzun süredir bir saldırı dalgasıyla karşı karşıyaydı. Ancak son KHK’ler ile Erdoğan farklı olan hiçbir sese tahammülü olmadığını ortaya koymuş oldu. Kürtlere, Alevilere, emekçilere, kadınlara, gençlere, kendi talan politikalarına karşı ekoloji çevrelerine bir bütün olarak savaş açtığını tescil etmiş oldu. Bunun kabul edilebilir bir yanı yok çünkü yapılan işlemlerin tamamı hukuksuz. KHK’ye atıfta  bulunan maddeden tutalım da Başbakanlık bünyesinde oluşturulan komisyonun istihbarat raporlarıyla soruşturma süreci hazırlaması, RTÜK ‘ü bypass ederek uygulama yapması hukuksuz bir işlemdir” dedi.

Baluken, “Gerek hukuk, gerekse siyasal mücadelenin Erdoğan’ın bu saldırılarını püskürteceğinden eminiz. Şu an içeride tamamen kadrolaşmış bir hukuk sistemi olabilir ama en nihayetinde Türkiye’nin imza attığı uluslararası sözleşmelere ilişkin süreçleri takip edeceğiz. Erdoğan’ın  tek adam saldırılarına karşı mücadelenin birleşmesi ve yükselmesi gerekiyor. Büyük bir demokrasi mücadelesi ile birlikte bu fiili saldırılar boşa çıkartılabilir” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)

Yorumunuzu yazınız