PAYLAŞ

PSAKD Adana Şube Başkanı Şükür Şahin, zorunlu din dersinin asimilasyon politikalarının en büyük kozu olduğunu belirtirken, DAD Adana Şubesi Eşbaşkanı Pir Zeynel Kete de, “Kültürel soykırımı esas alan zorunlu din derslerine rıza göstermiyoruz” dedi.

Okulların açılmasıyla zorunlu din dersleri ile ilgili tartışmalarda tekrar kamuoyunun gündemine geldi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adana Şube Başkanı Şükür Şahin, zorunlu din dersleri ile Alevilere yönelik zulmün devam ettiğini belirterek, uluslararası mahkemelerin kararına rağmen uygulamanın devam etmesine değindi. Zorunlu din dersinin asimilasyon politikalarının en büyük kozu olduğunu ifade eden Şahin, “Dindar ve kindar nesil diğer türlü yetişmez” dedi. Şahin, AKP’nin Emevi İslam anlayışını tüm topluma dayattığının altını çizdi.

Evinde namaz kılınmayan bir çocuğun derste namaza zorlandığına dikkat çeken Şahin, şöyle devam etti: “Yaşadıkları ile alakasız şeyler anlatılıyor. İşte zulüm budur. Biz zorunlu din derslerine karşı direnmeye devam ederken 4+4+4 sistemi ile din dersi yaygınlaştırıldı. İmam Hatiplerin sayısı arttırıldı. Kuran kursları yaygınlaştırıldı. AKP iktidarı topyekun saldırıyor ve bu sorunun çözümü de topyekun direnişten geçiyor. Tek başına Alevilerin çözebileceği bir problem değildir.”

‘Zorunlu din derslerine rızalık göstermiyoruz’

Bu yıl 18 milyon öğrencinin ders başı yaptığını hatırlatan Demokratik Alevi Derneği (DAD) Adana Şubesi Eşbaşkanı Pir Zeynel Kete de, 2016-2017 eğitim öğretim yılının mağduriyet ve zorluklarla başladığını belirtti. AKP’nin Alevi halklarının rızalık vermediği ve AİHM yasalarına rağmen zorunlu din derslerine devam ettiğini vurgulayan Kete, “Yol ve erkânımıza karşı kültürel soykırımı esas alan İslamiyet’in demokratik yönüne de düşman olan zorunlu din derslerine rızalık göstermiyoruz” diye belirtti.

‘Tekçi zihniyet ile eğitim veriliyor’

Her egemen sistemin kendi ideolojisine uygun bir eğitim sistemi oluşturduğunu aktaran Kete, şöyle devam etti: “Ülkemizde de Cumhuriyet ile başlayan tekçi zihniyet gittikçe kökleşmektedir. Bütün okullar bu amaç doğrultusunda inşa edilmiştir. Kendi değerlerinin dışındaki diğer değerler; diller, kültürler ve inançlar adeta soykırıma uğratılmaktadır. Tarihsel arka planı ana tanrıçaya dayanan, komünal olan eğitim, erkek egemen bir toplum yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Ülkemizdeki mevcut eğitim öğretim sistemi, müfredat ders programları, ders kitapları, fiziki mekanlar, törenler ve semboller bu amaca hizmet etmektedir. Bizler bu uygulamayı kabul
etmeyip, mücadele edeceğiz.”

Diha

Yorumunuzu yazınız