PAYLAŞ

Yurt Gazetesi yazarlarından Durdu Özbolat Maraş dosya başlığı ile Maraş’ın bilinmeyelerini anlattığı bir yazı kaleme aldı. Özpolat’ın o yazısı:

 

 

Aleviler, Kerbela’dan bugüne kadar yüzlerce hatta binlerce badireler atlatmıştır.

Baskılar, zulümler, katliamlar, sürgünler yaşamıştır.

Yerinden yurdundan olmuştur.

Siyasi ve ekonomik güç odağı olmaları hep engellenmiştir.

Dağlara yerleşmiştir. Kendilerine ancak dağlarda yer bulabilmişlerdir.

Ne zaman ovaya inseler, ekonomiye uzansalar güç odaklarının hedefi olmuşlardır. Maraş katliamının asıl sebebi de ovaya inmeleri ve ekonomik bir güç haline gelerek şehre yerleşmeleridir. Evlerinin ve iş yerlerinin önceden işaretlenmesi ve kundaklanması tesadüfü değildir.

Kundaktaki bebeğinden, yürüyemeyecek kadar yaşlısına kadar acımazsızca hunharca katledilmesinin sebebi bir korkunun hâkim olması, yaşadıkları mekânları terk etmeleri içindir.

Ve Maraş katliamı ile birlikte 300 bine yakın Alevi’nin 1978 yılından sonra yaşadıkları toprakları terk etmeleri bundandır.

1 milyon 100 bin nüfuslu Maraş’ta 100 bine yakın Alevi kalması, sistematik bir şekilde işleyen bir devlet politikasıydı.

Sonra Aleviler’in Maraş’ta yaşadığı köylerde çöp toplama merkezlerinin yapılmaya çalışılması kalanların da oradan göçmeleri için, planlanan bir uygulamaydı.

O projenin iptal edilmesi için şahsım ve soruna duyarlı birçok girişimci harekete geçmişti. Ve sonuçta çöp toplama merkezi ihalesi iptal edilmişti.

O bölgede yaşayan Aleviler, “Tam nefes aldık” derken, yıllardır yaşadıkları köyleri, toprakları da nüfuslarının beş katı Suriye’den gelenlerin yerleştirileceği bir konteynır kente dönüştürülmek isteniyor.

Bunun anlamı şu:

Suriye’de Alevi oldukları için insanların kafasını kesenler, kurşuna dizenler şimdi buralara özellikle yerleştirilerek orada yaşayan Aleviler’in huzurunu kaçırmak istiyorlar. Konuşlandırılacak olan 27 bin Suriyeli’nin içinde ne kadar el Nusra, el Kaide ve IŞİD militanı ve sempatizanı var bilinmiyor.

Bilinen bir şey var ki, Maraş’ın yüzölçümü dünyadaki yüz devletten daha büyükken ve yerleştirilebilecek o kadar yer varken, Suriyeliler’in sadece Aleviler’in olduğu bölgeye yerleştirilmeye çalışılmasıdır.

Ayıptır, günahtır.

Bunca zulümlere ve katliamlara karşılık, bir kere bile şiddete karışmamış, silah kullanmamış bu insanlara eziyet nedendir? Maraş’ta, Çorum’da, Sivas Madımak’ta toplu olarak katledildikleri halde hiç kimseyi incitmemiş, kırmamış, düşman görmemiş bu topluma kininiz, öfkeniz niye?

İlla da Aleviler’i silahlandırıp, terörist mi yapmak istiyorsunuz? Niyetiniz bu ise, Aleviler bu oyuna gelmeyecektir. Buradan yetkililere sesleniyorum. Eminim ki, Maraş’taki bu uygulamaya Aleviler’in dışındaki herkes de karşıdır.

Bu, ipe sapa gelmez projeyi başka yerde uygulayın. Mazlum Aleviler’i rahat bırakın. Karanlık güçlerin oldubittileri yüzünden Maraş hak etmediği, suçlamalarla karşı karşıya gelmiştir. Tolumu Alevi-Sünni diye ayrıştırmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür, hatta hainliktir. Sayıları sadece Türkiye’de 15 milyonu bulan Aleviler’in ne kadarını öldürterek yok edeceksiniz? Barış ve kardeşlik varken, ille de çatışmayı istemek hiçbir vicdana sığmaz.

Ben bu projeye sadece Aleviler’in değil, insani değerleri olan herkesin karşı çıkmasını bekliyorum. Barış ve kardeşliği sağlamak ve bu bozulan ilişkiyi düzeltmek yönetenlerin işidir.

Dolayısıyla vicdanları sızlatan, bu uygulamayı durdurmak aynı zamanda Maraş milletvekili olan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın, bu ülkenin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun ve bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın görevidir. Hepsini göreve davet ediyorum. Bu işin de sonuna kadar da takipçisiyim

Yorumunuzu yazınız