PAYLAŞ

HÜSEYİN ALİ

Kürdistan halkının ve Dersim’in isyanın kızı, Seyid Rıza’nın gerçek torunu, Kürt kadınının özgürlük ruhu ve onuru Sakine Cansız bundan iki yıl önce Paris’te alçakça katledildi. Planlı bir biçimde katledildi. PKK’nin kurucusu olmanın intikamı alınmak istendi. Kürt Özgürlük Hareketi yönetimi şahsında tasfiye edilmek istendi. Bu katliam kültürel soykırımcı Türk devletinin katliamıydı. Bu nedenle Sakine Cansız’ın, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’le birlikte katledilmesini Kürt Halk Önderi ikinci Dersim 38 soykırımı olarak tanımladı.

Sara kişiliği, Dersim 38 soykırımına verilmiş bir devrimci intikam cevabıydı. 38 soykırımına öfke abidesiydi. Soykırımcı Türk devletine inat yenilmez direniş abidesiydi. Zaten yürüyüşüyle Türk soykırımcı devletine meydan okuyan bir dağ gibiydi. Yürüyüşü, soykırımcı Kürt düşmanının üzerine yürüme yürüyüşüydü. Her zaman yürüyüşü böyle olmuştur. Dersim soykırımını saçından tırnağına kadar hissettiğinden bir duygu volkanıydı. Duygusal kişiliği Dersim soykırımını sürekli hissetmesinden, unutmadan her an yaşamışından ileri geliyordu. “Unutmak ihanettir” sözünü yaşamının her alanında ve kişiliğinde ortaya koyan değerli Dersim evladıydı. 38 soykırımından intikam alıp kendisini ve Dersim’i özgürleştirmek isteyen bir Kürdistan devrimcisiydi. Özgürlük tutkusunu en fazla kadınlar yaşar, en büyük devrimciliği kadınlar yapar, gerçeğini kendisinde somutlaştıran ve tüm kadınlara yayan bir öncü kadın devrimciydi. Tüm kadınların onurunu temsil eden, bu sorumluluğu hisseden bir özgür kadın önderliğiydi. Saçından tırnağına kadar özgür yaşamın sembolüydü; saçından tırnağına kadar en güzel özgürlük romanının kahramanıydı. Sara böyle bir tarihsel kişilikti. Yaşamı da böyle oldu; şehadetiyle yarattığı etki de böyle oldu. Bugün yaşamın ne olduğunu Kürt gençleri ve Kürt kadınları Sara’dan öğreniyorlar. Yaşama nasıl anlam verilir Sara’dan öğreniyorlar. Kürt kadını akın akın kapitalist modernist yaşama; kültürel soykırımcı sömürgeciliğin yaratmak istediği yaşama isyan ederek Özgürlük Hareketi saflarına koşuyorsa, bu etkiyi, bu çekiciliği yaratan Sara kişiliğidir. Sara’nın ruhundaki özgürlük tutkusunun yarattığı Kürt kadın gerçeğidir.

Sara bütün yaşamıyla, dik duruşuyla kültürel soykırımcı sisteme, baskıcı sömürücü sistemin son temsilcisi kapitalist modernist sisteme karşı direnmeye devam ediyor. Tüm direnişlerin mayası olmaya devam ediyor. Yenilmez özgürlük savaşçılığını ve direnişçiliğini ortaya çıkarıyor. Katilleri bu katliamı planlayarak istedikleri kadar Sara’yı öldürdüklerini sansınlar; Sara 2013 9 Ocak öncesinden daha büyük ve daha güçlü biçimde savaşmaya devam ediyor; savaşmaya devam edecektir. 2013 yılında Sara iki yoldaşıyla birlikte katledildi. Sara şahsında kadın Özgürlük Hareketi darbelenip Kürt Özgürlük Hareketi’ne ağır bir darbe vurulacaktı. Gelişmeler tersi oldu. 2014 yılında Kürt Halk Önderi’nin Kadın Özgürlük Çizgisi, Dünya Kadın Özgürlük Hareketi’nin öncü gücü haline geldi. Bunda en büyük çaba Sara’ya aittir. Kürdistan kadın özgürlük çizgisine özgürlük ruhunu veren Sara’ya aittir. Dolayısıyla 2014 yılı aynı zamanda Sara’nın özgürlük ruhunun zafer yılı olmuştur.

Sara daha genç yaştayken Apocular grubundaki özgürlük ruhunu görmüştür. Kendisindeki özgürlük ruhu ve isyana sadece bu grubun cevap olduğunu görmüştür. Bu nedenle katıldıktan sonra şaşmaz ve sarsılmaz biçimde bu hareketin öncü militanı olmuştur. PKK’nin kurucusu 22 kişiden ve 2 iki kadından biri olarak mücadelesini sonuna kadar sürdürmüştür. Kürt Halk Önderi’nin kadın özgürlük çizgisine büyük bir heyecanla sarılmıştır. Bu çizgiyi tarihin kadınlara sunduğu en büyük ödül olarak görmüş, titizlikle sahiplenip korumak için her anını bu çizginin militanı olarak yaşamıştır. Ancak bu çizginin korunarak gerçek Apocu olunacağını, gerçek PKK’li olunacağını çok iyi anlamıştır. Önder Apo’nun esaretinden sonra bu çizgi kadınlara emanet edilen; Önder Apo’nun taşınması ve taşırılması gereken yarım kalmış destansı çalışması olarak görmüş ve buna göre yaşamış ve buna göre mücadele etmiştir. Bu tutumuyla da Önder Apo’yla yoldaş olmayı layıkıyla yerine getirmiştir.

Tüm insanlık, tüm devrimciler, sosyalistler, Kürt kadınları başta olmak üzere tüm dünya kadınları Sara’ya sahip çıkmalıdırlar. Bu, Sara’ya karşı, Kürt Halk Önderi’nin geliştirdiği kadın özgürlük çizgisine karşı borçlarıdır. Tüm kadınlar her yerde meydanlara çıkmalı, Sakine Cansız’ın Kadın Özgürlük Mücadelesi’nin izinde yürüyeceklerini göstermelidirler. Kadına ve kadın Özgürlük Mücadelesi’ne karşı sorumluluklarını yerine getirmek için bunu mutlaka yapmalıdırlar. Bu büyük devrimci ve özgürlük savaşçısına sahiplendiklerini tüm dünyaya göstermelidirler.

Şehadetinin üçüncü yılında büyük yoldaşımız Sara’yı minnet, sevgi ve saygıyla anıyor, onun anısını, devrimci duruşunu her zaman yaşatacağımıza ve özlemlerini gerçekleştireceğimize olan sözümüzü yeniliyoruz.

Yorumunuzu yazınız