PAYLAŞ

Şer ve insanlık düşmanları üç koldan sarmış Kobaniyi. Zaman durdu bir an… Kerbela’yı üç koldan saran Yezid orduları Fırat’la arasına set oldular, bir damla su için Ehl-i Beyt ailesine kıydılar.

Muaviye’nin ve Yezid’in torunları tekrar tarih sahnesine çıktılar hemen yanı başımızda. El Kaide oldular Afganistan’dan Arap coğrafyasına, El Nusra oldular Irak ve Suriye halklarına, IŞİD oldular Ortadoğu’nun başta Ezidiler olmak üzere mazlum halklarına saldırdılar. O Ezidiler ki tarihleri boyunca 73 kez katliama uğramalarına rağmen, sığındıkları Şengal’de binlerce yıldır hiçbir kültüre ve inanca zerre kadar zararı dokunmamış… Cehennemden fırlamış kuduz köpekler gibi her yana saldıran IŞİD çeteleri, bu mazlum halkı yerinden yurdundan ettiği gibi, binlercesini katledip, binlerce genç kadını da cariye diyerek esir aldı; modern(!) dünyanın gözü önünde. Şimdi aynı barbarlar Rojava bölgesinde kendi özyönetimlerini kuran ve dünyaya gerçek bir demokrasi modeli gösteren Kürtlere yönelik katliam planıyla Kobani Kantonu’na saldırıyor. Başta Türkiye olmak üzere batılı patronlarının gözetiminde yine büyük bir mezalim uygulayarak ve binlerce insanı yerlerinden ederek.

İşte biz Aleviler olarak, mazlum Kürt halkının şahsında bölgedeki bütün masum halkların yanında olduğumuzu göstermek, zamane Yezid’lerinin karşısında Kerbela Şahı Hüseyin gibi mücadelelerine ortak olacağımızı yerinde seslendirmek için Kobani sınırına gittik. Pirlerimizle, Alevi kurum temsilcilerimizle, aydınlarımızla Yezid’in ordusuyla savaşanların safında olduğumuzu, birlikte kuracağımız barış dolu bir gelecekten cemlerimizi tutup birlikte ve semaha duracağımızı haykırmaya…

Kobani’ye giden Alevi canların TV 10 ailesinden Ahmet Bakır’la yaptıkları mülakattan önemli bölümleri aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

Fevzi Gümüş /ABF Genel Başkanı

Değerli arkadaşlar, sevgili dostlar. Bildiğiniz gibi hemen yanı başımızda bir vahşet yaşanıyordu ve biz bu vahşete karşı Alevi toplumunun, Alevi örgütlerinin duyarlılığını gündeme getirmek amacıyla bugün Kobani sınırına geldik. Burada direnişte olan Kobani halkını selamladık, ayrıca onların acılarını paylaştığımızı ifade ettik… Hemen şurada sınırın öte yanında inançlarından dolayı, kimliklerinden dolayı insanlar katledilmektedir; bu terör örgütü tarafından. Ortadoğu için bir bataklığa dönmüş bu terör örgütünün insanların katledilmesini, yerlerinden yurtlarından edip onları sürgüne göndermesini, insanların boğazını kesip katletmesini, genç kızları esir alıp onları cariyeye çevirmesini protesto etmek, yine IŞİD’in saldırıları karşısında öz savunma gücünü gösteren Kobani halkının direnişini selamlamak amacıyla buradayız. Aracılığınızla tüm Türkiye’ye ve bizi izleyen tüm dünyaya sesleniyorum: Mazlum Kobani halkı yalnız değildir. Mazlum Kobani halkının yanında Aleviler her zaman olmaya devam edecek, onların mücadelelerine destek verecektir…

Celal Fırat /Garip Dede Dergahı Başkanı

Gün Kobaniyle dayanışma günüdür; gün benden olmayan herkese ölüm diyen IŞİD’e karşı çıkma günüdür. Alevilerin fıtratında barış vardır, her mezhepten insanlara aynı gözle bakılır. İnanıyorum ki IŞİD Kobani’deki direnişin karşısında yenilecektir. Ancak bunun için dayanışmanın daha da büyütülmesi gerekmektedir.

Ercan Geçmez / HBVAK Vakfı Başkanı:

Dindar ve kindar bir mesil yetiştireceğiz söylemi IŞİD’de can bulmuştur. Suriye ve Esat düşmanlığının iktidarı kör etmiştir. Türkiye’de bir Türk Sünni faşizmi yaşananıyor, IŞİD’lilerin tedavi edildiği bir ülkeden de başka birşey beklenemez. Aleviler olaraka, demokratik tepkilerle Kobani halkının yanında olduğumuzu göstermeliyiz.

Doğan Demir / AKD Genel Başkanı:

Ortadoğu’da oluşturulacak tek mezhepli şeriat diğer halklar açısından felaket olacaktır. Bu hassasiyetle hareket edilmesi gerekmektedir. Aleviler olarak yalnız IŞİD’e karşı değil, onun ülkemizdeki yansımalarına karşıda dikkatliyiz. Biliyoruz ki AKP IŞİD’le birlikte bir Ortadoğu pişiriyor. Biz Aleviler bunun farkındayız, o nedenle Kobani bizim için önemli bir mevzidir. Bu mevzinin korunması hayatidir.

İmam Balsever /ÖDAD Eşbaşkanı

obani halkının zalim IŞİD terörüne karşı direnişini destekleyiruz. Kobani’ye karşı sesimizi yükseltiyoruz çünkü Alevi inancı bunu gerektiriyor. Kobani yeni bir Kerbela olmasın istiyoruz, IŞİD denen evlad-ı Muaviye örgütünün kanlı saldırıları boşa çıkarılmalıdır. AKP iktidarının, Kobani dayanışmasına bu şiddetle saldırmasının altında yatan IŞİD’le olan siyasal hedef kardeşliğidir. AKP bir an önce Kürt düşmanlığından vaz geçmeli ve bu cinayet örgütüne olan desteğin kesmelidir.

Müslüm Doğan /PSAKD Genel Başkanı

Bugün mazlum bir halkın soykırıma uğramasını engellemek, buradaki o katliamı engellemek üzere tüm Alevi örgütleri olarak, bu yoldaşlarımızın, canlarımızın yanında olduğumuzu belirtmek üzere buradayız… Burada mazlum Kürt halkının içine düştüğü durum, özellikle uluslararası emperyalist sistemin kullandığı paramiliter katil sürüleri tarafından katledilmesine göz yummayacağımızı ve tüm dünya kamuoyunu bu mazlum ulusun, mazlum halkın yanında olması için burada bir çağrı gündeme getiriyoruz. Dost düşman tüm güçlere şunu söylemek istiyorum: Mazlumların kanı yerde kalmaz…

Mehmet Yüksel /Zülfikar Dergisi

Biz Aleviler olarak, dünyanın neresinde ezilen, mazlum bir halk görürsek, orada olmasak bile yüreğimiz onlarla birlikte atar. Çünkü bütün tarihimiz boyunca ezilmenin, mazlumluğun, mağduriyetin, yok edilmenin ne olduğunu çok iyi bilen bir halkız… Uluslararası ve yerli işbirlikçi güçlerin çıkarları doğrultusunda yeni bir paylaşımla karşı karşıyayız ve her zaman olduğu gibi bu durumlarda lokal/yerel savaşlar çıkarılarak yapılıyor bu işler. Ve bu savaşlarda da her zaman maalesef yerli halklar, mazlum olanlar, siviller mağdur oluyor. Zaten bölgemizde uzun zamandır da özellikle Kürtlerin sırtlanmış olduğu, haklı olarak verdikleri bir kimlik, demokrasi ve insan halkları mücadelesi var… Günümüzde gelinen durum da şöyle: artık bu uluslararası güçlerin yaratmış olduğu kontrolsüz bir caniler çetesi söz konusu ve caniler çetesi, bölgedeki, coğrafyada yaşayan bütün halklar açısından bir tehdit unsuru haline gelmiş durumda… Şimdi bu IŞİD kanlı çetelerine karşı uluslararası güç harekete geçmiş gibi görünüyor ama onların harekete geçmesi değil, bu bölgelerde bu anlamda bu tür oluşumların oluşmasında, mümbit topraklar haline gelmiş bu coğrafyanın bu belalardan kurtulması gerekiyor. Bunun için de bu bölgedeki başta Kürtler olmak üzere, Ezidiler, Süryaniler, Araplar, Türkmenler, Aleviler, buradaki bütün halklar, bürün yaşayan kimliklerle ortak bir mücadelenin yürütülmesi gerekiyor. Birlikte, destekle, elele bir mücadelenin yürütülmesi gerekiyor. Ve bu belanın bir an önce defedilmesi gerekiyor. Çünkü bu bela bugün Kürtlerle savaşırken, yarın başka; işte dün Ezidilere kan kusturuyordu, onlara bir sürü mezalim yaşattı. Bugün Kürtlerle savaşıyor çünkü Kürtler şu an direnen tek yapı onların karşısında… O yüzden biz Aleviler buradayız. Hem desteğimizi sunmak, hem de bütün dünyanın buraya ilgisini çekmek açısından, onların yanında olduğumuzu bir kere daha deklere ediyoruz.

Ziya Halis /Çalışma Eski Bakanı

Kobani basit bir mesele değildir, Coğrafyamızın geleceğini belirleyecektir. Alevilerin Kobani Halkının yanındadır, inancımız bunu gerektirir. Türkiye belirsiz cümleler kurarak oyalıyor, tavrını net olarak belirlemeli, ya IŞİD’e desteğini devam ettirerek Ortadoğu’nun kanlı bir yere dönüşmesine yardımcı olacak ya da Kobani halkının yanında olarak bölgenin barışına katkı sunacaktır.

Kamil Ateşoğulları /Eski Milletvekili

IŞİD’in Kobani saldırısı çok stratejiktir ve hedef Rojava’dır. IŞİD emperyalistlerin, Arapların ve Türkiye’nin ortak bir projesidir, ancak bunun onlara da bir hayrı olmayacaktır. Türkiye IŞİD’i değil, Suriyeyi hedef alarak yanlış yapıyor. IŞİD’le komşu olmayı hayal bile etmememiz gerekir; bu yeni Maraşlar, Sivaslar ve Gaziler demektir. Aleviler bulundukları her yerde sokağa çıkmalı ve demokratik tepkilerini vermelidirler.

Baki Düzgün /Dede

Biz buraya yani yüzyılların tarihsel acılarıyla birlikte geldik. Biliyorsunuz Alevi toplumu yüzyıllarca acılar yaşadı, katliamlar yaşadı, sürgünler yaşadı. Ve bugün bu acılarla buradayız, çünkü aynı acıları buradaki canlarımız, dostlarımız yaşıyor. Ve burada yaklaşık altı tane köyü gezdik; hepsine baktığımızda halk kendi savunma güçlerini oluşturmuş aslında, kendi alanlarını, kendi sahasını kendisi savunuyor… Alevilerin, Sünnilerin, Kürtlerin, Türklerin, emekçilerin birleşik gücü olmadan kurtuluş olmuyor. Yani emperyalistlere, kapitalistlere ya da TC egemenlerine güvenerek bir iktidar ya da bir kurtuluş olmayacağını gördük. Buradan şunu söylemek istiyorum: Biz Aleviler olarak nerede mazlumların direnişi varsa orada olacağız ve bugün de Kobani’de bir direniş var.

Ali Köylüce /FEDA Eşbaşkanı

Kobani mücadelesini ve direnişini desteklemek adına geldik, buradayız. Öncelikle bu konuda belirtmek istediğim çok özel bir durum, Kobani halkının verdiği mücadele, Alevilerin katlini vacip gören bir zihniyete karşı verilmekte olan bir mücadele. Bu mücadeleyi Alevilerin desteklemesi değil, bu mücadelenin öznesi olmak durumundadırlar. Bu topraklarda bu çeteyi, bu cinayet şebekesini oluşturan zihniyet, Aleviler ve benzeri inanç gruplarının tümünün düşmanı olan bir politikayı sürdürmektedirler… Ve Alevi olarak bu topraklarda eğer yaşamımızı, inancımızı devam ettireceksek, inancımızla ilgili yasakların kalkmasını sağlayacak mücadelede başarı elde etmek istiyorsak, Kobani halkının davasını ve mücadelesini kazanmamız gerekmektedir. Eğer burada bu mücadele kazanırsa, Türkiye topraklarındaki demokrasi mücadelesi de kazanmış olacaktır.

Kemal Bülbül /PSAKD Eski Başkanı

Em jı boy geli Kobani, jı boy geli Kurd lı vırın. Ez vek bı xwa Alevi dı bejım “ez jı Kobani me, Kobani ji jı mıne”. Jı boy we em hemu gere lı tevli tekoşine bıbın; tevli meşe bıbın. Ma lı vır dit kul ı gundan, lı bajaran hemu insane me jı awe dıtırsın. Dı bejın şer peşwe bıçı, jı boy we gelek xemginin. Ez dıbejım lı vır wek Alevi: Lı ard u azman, lı dıl u can, Xwade i mezın, tu Kobani bıparezı; tu şerwanen Kobani bıparezı. Ya Xızır i kelek i sar gemiyan, ya şehiden Kerbela, ya Seyit Nesimi u ya Suhreverdi. Ya Xwade jı ruye van ma bıpareza. Em serkeftın bıbın, em bıkışin serkeftıne. Jı boy we ez geli Kobani sılav dıkım, tekoşıne xwa sılav dıkım. Bı hürmeten xwa jı wan ra sılave xwa dışınım. Ser seran…

Yücel Özdemir /Gazeteci

Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDM) içerisinde Avrupa’nın en büyük Alevi örgütü olan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu var, Demokratik Alevi Hareketi var, Ezidi hareketi var, Süryaniler var. Yani Anadolu ve Mezopotamya’da bulunan bütün inançlar, bütün kimlikler ABDM içerisinde. Biz Avrupa’dan bu mücadeleye destek vermek için iki gündür buradayız. Gödüklerimiz şu: Bir taraftan tabii ki IŞİD’in saldırılarından kaçıp buraya gelen insanların dramı var, ama bir taraftan da sınırda ve Kobani’de büyük bir direniş var. Bizim görevimiz bu direnişi Avrupa’da yaşayan Alevilere, Süryanilere, bütün kimliklerdeki insanlara duyurmak birincisi; ikincisi de tabii ki Avrupa halklarına Kobani’deki direnişi, Kobani’deki mücadeleyi ve insanların durumunu anlatmak. Orada büyük bir uluslararası dayanışmayı gerçekleştirebildiğimiz taktirde bu alçak terör örgütünün baskılarını, saldırılarını hep birlikte püskürtür ve Rojava’nın sonuna kadar özgür bir yer olacağına inanıyoruz.

Cemo Doğan /Sanatçı

bölge gerçekten emperyalist bir kuşatmanın altında. Bölge insanları, halklar yalnız bırakılmış durumdalar. Özellikle Rojava bölgesinde yaratılan, Ortadoğu’nun örnek devrimi bu noktada boğulmak isteniyor… Bu noktada Alevilerin fikir üretmekten, analiz yapmaktan başka çareleri yok. Pratik anlamda da bunu sergilemek zorundalar ve dayanışmak zorundalar çünkü Ortadoğu’nun göbeğinde Aleviler yaşıyorlar. Ehl-i Hak’tan tutun Kakayilere kadar, Kürt Alevilerden tutun da bölgenin içerisindeki Arap Alevilere kadar birçok etno kimliğin yanında Alevi kimliği bir çatı olarak duruyor… Kürt halkı özellikle Rojava devrimiyle birlikte şu anda yine yalnız bırakılmış durumda… Ve tarihin görmediği bir devşirme paralı askerlerle başlayıp, Suriye’yi iç çatışmaya sürükleyen, peşi sıra da Kürtlere yönelen bir terörist hareketle karşı karşıyayız ve bunu bir korku kültürüyle yayıyorlar. Hatırlayacaksınız, Musul’daki gibi Türkmenlere yapılan gibi, yine Arap bölgesinde yapılan gibi… Tam bu noktada Alevilere hem fikirsel anlamda, analiz anlamında, hem de bu noktada pratik anlamda çok iş düşüyor. O gün başımıza gelenler bugün de başımızda, yarın da başımızda olacak ve Aleviler bu noktada bugün çok önemli bir duyarlığı gösteriyorlar. Bütün bileşenleriyle buradalar ve bütün güçleriyle de onların yanında olduklarını söylediler… Bugün de bütün güçleriyle birlikte buradalar ve burada Kobani halkı yalnız değil; Kobani direniyor, Kobani bunu aşacak. Bütün Kürtleri ve onların musahiplerini, Alevileri burada dayanışmaya aktif bir şekilde gelip burada dokunmaya davet ediyorum.

Sezgin Kartal /PSAKD Yeşilkent Cemevi

Ortadoğu ve Türkiye’de radikal, gerici İslami bir toplum yaratılmak isteniyor. Bu manada da Rojava’ya ciddi bir saldırı var çünkü Rojava, orada her türlü halkların, inançların bir arada yaşadığı ve kendi iktidarını kurduğu bir yer… Burada son derece büyük bir insan katliamı yaşanıyor, bir Kerbela yaşanıyor. Yıllardır Kerbela’ya gözyaşı dökerken yanı başımızdaki bir katliama seyirci kalamazdık. Ve Alevi kurum başkanlarımızla buraya yol boyu birlikte geldik ve iki günümüz neredeyse yolda geçti. Hepimizin ortak sloganı, ortak söylemi şuydu: biz 72 millete bir nazarla bakıyoruz. 72 milletin birine bir zarar geliyorsa, birinin kanı akıyorsa bizim kanımız akmış demektir. Orada insanlar açlıktan, susuzluktan ölürken, orada insanlar boğulmaya çalışılırken, orada bir devrim boğulmaya çalışılırken Alevilerin arzu ettiği, özlemlediği bir yaşam boğulmaya çalışılırken biz orada duramazdık. Ve Türkiye’nin dört bir tarafından Alevi canlarımızın temsilcileriyle birlikte buradayız. Kobani direnişine sahip çıkıyoruz.. Bu temsili bir geliştir ama çok fazlaca anlam yüklü bir geliştir. Bu gelişlerimizi daha da sıklaştıracağız ve buradan gittiğimizde Alevi canlarımıza ve diğer insanlarımıza buradaki durumu, buradaki vahşeti anlatmak bizim birinci görevlerimizden bir tanesidir.

Meral Akan /PSAKD Yeşilkent Cemevi

Aranızdaki kadın arkadaşlarınızdan biriyim ancak burada tüm Alevi kadınlarının iradesi olarak bulunuyorum. Biz kadınıyla erkeğiyle, Kürdüyle Türküyle, Alevisiyle Sünnisiyle burada bu direnişi sahiplenmek sorundayız; mecburuz. Rojava devrimi emperyalistlerin korktuğu, ürktüğü bir devrimdir… Biz yaklaşık bir gündür buradayız ama bölge kadınının korkusuz, adeta “aslan aslandır, dişisi erkeği sorulmaz” sözünün bir timsali olarak burada var olduğunu görmek bizlere de, ben ve iradesini burada temsil ettiğim değerli kadın arkadaşlarıma da aynı biçimde umut vermiştir. Rojava’da direnen kadın yoldaşlarımız da aynı biçimde bizlere umut vermektedir. Burada olmamız önemlidir, çünkü Rojava devrimi önemli bir devrimdir; demokratik özgür halkların inşası adına önemli bir devrimdir ve biz Aleviler bu coğrafyanın da insanları olarak sahipleniyoruz Rojava devrimini… Daimi olarak yoldaşlarıyız, musahipleriyiz. Hem kadınlar olarak, hem gençler olarak, tüm Aleviler olarak biz Kobani direnişinin de Rojava devriminin de yanındayız, önemsiyoruz.

 

Yorumunuzu yazınız