PAYLAŞ

abf-logo1Türkiye bir kez daha önemli provokasyonla karşı karşıya. Ciddi bir provokasyon hamlesi olan Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı kışlasındaki Türk bayrağının indirilmesi ülkemizi hızla yeni bir çatışma ortamına doğru sürüklüyor.

Ülkemizin ortak sembolü olan bayrak üzerinden yapılan bu kışkırtma kabul edilemez ve ortak değerimize yapılan bu saldırganlık yasalar çerçevesinde mutlaka cezalandırılmalıdır. Ancak siyasetin dilini sertleştirmek, “alnının çatının ortasından vuralım” demek, saldırı için hedef göstermek yeni kan ve gözyaşı anlamına gelir. Nitekim bu söylemlerden dolayı Ankara, Tokat ve Malatya gibi birçok yerde hemen linç girişimleri yapıldı… Daha da tehlikesi silahlı çatışmalar yeniden gündeme geldi…

Bu gidişata hemen dur demeliyiz!

Biz bu ülkede her fırsatta yaratılan bu tür provokasyonları çok gördük. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan Alevi katliamlarında hep bir biçimde cami sembolü kullanılmış ve “camiye bomba atıldı” yalanı üretilmiştir. Çünkü en kolay kışkırtma yolu ya din gibi “kutsal değerler” ya da bayrak ve Atatürk gibi  “ulusal değerler” olmuştur.

2014 Türkiye’si artık yalandan ve sertlikten beslenmeyi terk etmek zorundadır.  Bayrağın indirilmesini engellemek de, insanların ölmesini engellemek de, siyasi iktidarın dolayısıyla devletin görevidir…

ABF olarak, vicdan sahibi olan herkese sesleniyoruz: Tercihinizi savaştan ve şiddetten yana değil, barıştan yana koyunuz!

YUNUS EMRE: “SÖZ OLA KESE SAVAŞI”

Yüzlerce yıl önce “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz” diyen Alevi ozan Yunus Emre’nin bu sözlerine bugün barış için, diyalog için, çözüm için çok ihtiyacımız var…

Her fırsatta Yunus Emre’nin ismini kullanan herkese bir kez daha hatırlatırız…

10 Haziran 2014, Ankara

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Yönetim Kurulu

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız