PAYLAŞ

katia_hallaçoğluKatia HALLAÇOĞLU

Çok Türk arkadaşlarım var benim, doğruyu söylemek gerekirse ilk Türk arkadaşımı lise son dönemimde edindim. Hep Ermeni cemaati içinde geçti çocukluğum, hala da öyle geçiyor gençliğim fakat artık Türk arkadaşlarımda var hemde öyle arkadaşlar ki onlar, arkadaş sıfatı azıcık minicik kalıyor. Kardeşim gibiler, onlar olmasa renksizleşir hayatım.

O kadar çok iyi insanla karşılaşınca, kültürlü, bilgili, din dil ırk ayrımı yapmayan, bunlar umrunda olmayan.. Evet evet işte etrafınız tam olarak böyle insanlarla dolunca, pembe bir rüya görmeye başlıyorsunuz, herkesi onlar gibi görüp, zannedip seviniyorsunuz. O eskide kalan düşmanlık bizim nesilin yüreklerinden silinmiş diye içiniz rahatlıyor, sonra bir haber ve altındaki yorumları görüp kanınız çekiliyor ve rüyanızdan uyanıyorsunuz.

Evet hala bir küfürüz!

Ermeni dölü, Ermeni tohumu hatta direk Ermeni versiyonlu küfürlerimiz mevcut.

Hala bizi topraklarımızdan atmak, bizleri topraklarımızdan kovmaya yürekli babayiğitler de. Çünkü örümcek beyinleri zannediyor ki biz geldik Ermenistandan. Ne işimiz varmış ki burada?!

Anadolu’da bizi şeytan zannedenler var, ensemizde 3. Bir gözümüz olduğuna inanlar. Ciddiyim, malesef gerçekten varlar!

Ve bunların yanında tamamen masumca, biraz da komik şöyle fikirler de mevcut.

Hergün bizim Ermenistan’ dan geldiğimizi düşüneni de var, Ermenice bildiğimize şaşıranı da, eminim hala çoğu arkadaşım benim de Ermenistan’dan geldiğimi sanıyordur. Eğitimimizi kiliselerde aldığımızı düşünenleri de unutmamalıyız. Hatta ve hatta bir arkadaşım sizlerin gelinliği nasıl, beyaz mı bizim gibi diye sormuştu.

Fakat bu tarz yanlış bilinen şeyler üzmez beni, kin yok çünkü içinde tamamen bilgisizlik, anlatırım saatlerce ve zevkle fakat ya diğerleri? Onlar dinlemez ki beni, dinlese de anlamaz ki, kin bürümüş yürekleri bilmeden belki de Ermeni, Rum veya bir Kürttür dedeleri…

Ben saklamayanlardanım kimliğimi, unkapanında bileğimdeki koca haçı saklamadan yürüyen biriyim. Bazen bikiniyle yürüyormuşum hissini yaratıyor o bakışlar. Anlayın bakışlardaki dehşeti.

Adımın Katia olduğunu duyanlar doğal olarak başlıyor nerelisin muhabbetine, bazı arkadaşlarım var “annem çok seviyormuş ondan ehe ” tarzı sinir bozucu cevaplar veriyor, ben artık o kadar sıkıldım ki direk Ermeniyim ondan diyorum ve birçok sorudan kurtulmuş oluyorum, geçen sene bir Türk arkadaşım kolumdan çekip köşeye

– Katia herkese söylemesene, burası İstanbul Üniversitesi ne çıkacağı belli olmaz diyerek korku içinde uyarmıştı beni, düşünün kim bilir kız Ermeniler hakkında neler duydu ne küfürler ve beni korudu kendince.

Şu örümcek kafalılara ve cahillikte ve düşmanlıkta sınır tanımayan şu insanlara biraz bizi anlatayım.

Bizde sizler gibi hastanelerde doğuyoruz, bazımız devlet bazımız özel yani bizimde zengin ve fakirlerimiz var.

Sünnet değil, vaftiz ediliyoruz.

Tek farkımız belkide sizinle iki ana dilimizin olması, hem Türkçe hem de Ermenice biliyoruz çocukken.

Sonra ana sınıfı ve ilk okula başlıyoruz genellikle ermeni okullarını seçiyoruz, bu okulların Ermenice ve Din dersleri dışında bir farkı kalmadı zaten Türk okullarından.

Belli dans ve koro grupları var arzu edenler oralara başlayıp hobilerini geliştiriyor.

Sizin gibi sınavlara hazırlanıyor ve o sınavlarda başarı sağlamaya çalışıyoruz.

İbadet için camiiye değil kiliseye gidiyoruz.

Bayramlarımız farklı ama komşularımızla iç içe kültürlerimizi paylaşarak kutluyoruz, bu çok zevkli keşke siz de bunun tadını alabilen tarafta olsaydınız.

Bizim de sizin gibi iki kulak iki göz ve bir burunla ağzımız var yani 3. Göz farklı olabilirdi ama tamamen palavra.

Siz biz ayrımı çok saçma zaten bu yaptığım ayrımda Türkler ve Ermeniler için değil, örümcek beyinli olanlar ve olmayanlar için. Ne mutlu ki bizi tanıyan bilen onca Türk dostumuzla çok güzel paylaşımlarımız var. Ve ne yazık ki bunca dostumuz olabilecek Türkle bu şekilde tek taraflı kin kusulan bir düşmanlık.

Dilerim bir gün bir Ermeni tanırsınız, bana inanın, o zaman bu saçma ve mide bulandırıcı düşmanlığınız geçecek.

Birde unutmadan iki şey söyleyeceğim, bizleri kötülerken ülkenize böyle sahip çıktığınızı zannederken aklıma gelen iki uyarı var birincisi ülke bütünlüğünüzü korumaya dilinize ve dil bilginize sahip çıkarak başlayın , bizi kötülerken yazdığınız cümlelerin bazen Türkçe olmadığını düşünüyorum. Birde yere düşen bayrakların üstüne basıp geçmeyin, çok net hatırlarım 23 nisan’da yürüyüş yaptığımızda dehşet içinde biz toplamıştık yere atılan bayrakları.. Biz, Ermeni lisesi.. Kafanızdaki büyük düşmanlar..

4 kasım 2013

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız