PAYLAŞ

Erdem Baba (İbrahim Erdem)Asıl adı İbrahim Erdem olan Erdem, 16.11.1926 da Malatya’nın Akçadağ ilçesinin Darıca Köyünde dünyaya geldi.

1938 yılında bir köylüsünden okuma yazma öğrendi. 1940’ta üç sınıflı köy okulunun açılmasıyla ilkeğitimini tamamladı ve 1944’te evlendi.

1948’de askerlik yaptı ve 1960’da Kayseri’nin Sarız ilçesine göç etti. Burada özellikle Kırkısrak, Dallıkavak  ve Söbeçimen Köylerinde ,içtoroslardaki şıxlar ekolüne mensup Haydar Bayrak, Ali Hakî, Halil Öztoprak,
Musa Hazar, Ali Sayılır, Haşimi ve Bimar gibi şahsiyetlerle tanışıp dostluk kurdu.
1970 yılında çalışmak üzere Almanya’ya gitti ve 1990 yılında emekli oldu.

kynk: Mehmet Bayrak

 

Başkadır
Mecnun diyarını ben de dolandım
Orda aşk başkadır sevda başkadır
Leyla’yı Mevla’yı bulurum sandım
Leyla’da Mevla’yı bulan başkadır

Ömrüm helak ettim aşkın peşinde
Nice çile vardır her bir işinde
İrfan ocağında aşk ataşında
Çırpınan başkadır yanan başkadır

Her can bilmez aşk ehlinin halinden
Hiç vefa olur mu yaban gülünden
Ölmeden evveli dostun yolundan
Can çekişen başka ölen başkadır

İdrak eyleyemez âlemi beşer
Sevip sevilmektir ölmeyen eser
Marifet kendini bilmekmiş meğer
Bilmeyen başkadır bilen başkadır

Erdem sen hâlini bilene danış
Gönül pazarında dost ile görüş
Mert olup menzil-i merdana eriş
Ermeyen başkadır eren başkadır

Darıca köyü hakkındadaricak_0
Darıca köyü daha önceleri Bekiruşaği köyünden yayla ve tarlaların üzerinden belli bir zaman üretim yapmak için ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında Darıca’ya gelirlermiş.Yolun uzak olması nedeniyle ve toprağın işlenmesi için Darıca’ya konut yapmaya başlamışlar.Darıca’ya ilk olarak gelen Kurçan Erdem olmuş. Daha sonra Kalo Budak, Köso Haydar Karaman, Mamo Özhan, Özdemirler, Mıllıklar, Genc kabilesi gelmiş. Şahinler tepesine ise Öztürkler, Aslıyüceler, Güneşler ve Karakayalar gelmiştir .Böylece ilk yerleşimler başlamış. Böylelikle Darıcada sekiz mahalle kurulmuştur. Bekiruşağından ayrıldıktan sonra 1933 yılında köy statüsüne ulaşmıştır .

Bu mahalleler: Bilekli, Hoppolar, Kadirler, Sergenli, Ormankolu, Asma, Orta mahalle ve Yukarı Darıca olarak yerleşim alanları oluşmuştur.17 mayıs 1957 tarihinde sel baskını yaşanmış ve Asma,Orta mahalle, Yukarı Darıca ve Sergenli bu sel baskınından büyük zarar görmüştür. İmar ve İskan Bakanlığı afet zedelerin evlerini tekrar yapılması için afet planı hazırlamış, ve 1963 yılında evlerin merkez Asma mahallesinde yapımına başlanmıştır.1969 ve 1971 yılları arasında Kadirler ve Sergenli mahallesi heyelan sebebiyle yerleşim alanlarından zarar göreceği İmar İskan Bakanlığınca görevlendirilmiş jeologlar tarafından tespit edilmiş, Hoppolor ve Kanlımaşat yeni yerleşim yerleri olarak tespit edilmiştir.Devlet 1972 yılında ‘’kendi evini kendin yap’’ metoduyla yeni yerleşim yerlerine yeni evler yapılmaya başlanmıştır. Sergenli mahallesinde heyelandan zarar gören birkaç ev Asma mahallesine eklenmiştir. Böylece yerleşim yerlerinin bir kısmı düzenli hale getirilmiştir.1964 yılında Darıca Köyüne ilk okul yapılmıştır. 1978 yılında ise binasını köylünün inşa ettiği ortaokul açılmıştır. Daha önceleri Hoppolar, Kadirler, Sergenli, Büyük Köy, Kanlımaşat, Darıca Çayözü okulları açılmıştır.Yukarı Darıca’da ise 1975 yılında Çayözünden ayrılarak ilk defa ilkokula kavuşmuştur. Köye elektirik 1985 yılında gelmiştir. Şebeke suyu da bu yıllarda yapılmıştır. Alt yapısının yapımına ise 1996 yılında yapılmıştır.

Nüfus/Darıca köyü ve mahallelerinde 1975 yılında 1395 insan yaşamaktaydı. 2007 yılına bakıldığında köyümüzde yalnızca 183 kişinin yaşadığı sayım itibariyle anlaşılmıştır. Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan köylümüzün sayısı ise 2700 aşmaktadır. Genellikle köylümüzün çoğunluğu Almanya olmak üzere Fransa, İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda’da yaşayan köylümüz vardır. Yurt içinde ise İstanbul, İzmir, Mersin, Gaziantep ve Adana’da yaşamaktadırlar.

Ekonomik durum/Köylümüz tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. İlk olarak tarım oküzlerle daha sonra atlarla yapılmıştır.Günümüzde ise traktörler kullanılmaktadır. Yetiştirilen ürünler arasında armut, kayısı ve azda olsa elma vardır.Armutlarımız ahlat ağacının aşılanıp hocamız armuduna çevrilmesi 70 yılı bulmaktadır.1963 yılında il özel idaresi aşılamaya bizzat katılmış verimliliği üst düzeye çıkarmıştır.Geçen yıllarda bakımı yapılmamış ve böylece verimlilik düşmüştür. Son yılların kuraklığı armudu daha çok etkilemiştir. Tahıl ve baklagiller gittikçe önemini yetirmektedir. Yem bitkileri çok az miktarda üretilmektedir. Köyümüzde kayısı bakımı çok iyi yapılmadığından kayısı verimi de düşmüştür. Sulama problemi ayrıca bir sorun teşkiletmiştir.

Hayvancılık; atalarımızdan beri koyun ve sığır yetiştiriciliği yapılmaktadır.Köylümüz ilk bahar aylarında yaylalara çıkarak hayvanlarını gütmektedirler. Hayvanlardan elde ettikleri ürünlerin bir kısmını kışa saklar ve öbür kısmını da satarlardı.Günümüzde ise hayvancılığın önemini kaybetmesi ile köylü başka uğraş alanlarına yönelmeye başlamıştır.

Sosyal yaşam/Köyümüz halkı düğünde ve cenazede gereken en güzel adetleri yaşamaktadırlar. Ortaokulun kapansıyla birlikte köye geçici süreyle tahsis edilmiş ve Darıca Köyü Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği tarafından kültür evi olarak onarılmıştır. Kültür evinin arkası morg yapılmıştır. Sınıflar ise düğün ve toplantı odaları olarak yapılmıştır. Kültür evinin çevresi dizayn edilerek park ve oyun alanı yapılmıştır. Mezarlık alanı icin. su bulmak için çalışılmaktadır. . Orman dikim alanları tespit edilmeye calisilmaktadir. Devlet ve köylü işbirliği ile gereken yapılacaktır.

Kurban bayramı; eskiden kurban bayramın
dan bir gün önce -arafe gününde- yüksek bir tepede ateş yakılırdı. Kurban bayramı köyümüzde daha çok etkinliklerle kutlanırdı. Hastaların yaşlıların, küslerin yanına gidilir, gereken saygı ve sevgi gösterilirdi. Küsler barıştırılırdı. Kurbanlar kesilir komşulara dağıtılırdı .Bazı evler kurban yemeği yapar komşularla birlikte yerdi. Bayram günü sabaha karşı zemzem suyuna gidilir birbirlerin yüzlerine su sıçratılır, birbirlerinin üzerine tasla su dökülür ve aynı tasla çeşmeden su içilirdi. Böylece hacı olunmuş olurdu. Bayram günü evlerde yağlı ekmek, sütlaç ve çeşitli tatlılar yapılırdı.küçük çocuklar evleri gezer, büyüklerin ellerini öper, şeker toplarlardı.

Koçlar Bayramı; Bu bayram 29 ekim cumhuriyet bayramı ile aynı gün kutlanırdı.İlk olarak koçlar boyanır ve boyunlarına meyve takılırdı. Bu meyveler koparılarak bir kırma tüfeği ile bir mermi sıkılır koçlar salıverilirdi. Köy halkı halay çekerdi. Çeşitli yiyecekler sac kömbesi ile birlikte dağıtılır ve çobanda yenilenmiş olurdu.(alıntı-darıca)

Hasan Kutlu/binboga.net —- 26 Eylül 2011 —-*Mehmet Bayrak’ın İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretler ve wikipedi ansiklopedisinden yararlanılmıştır.

Yorumunuzu yazınız