PAYLAŞ

yuruyusHüseyin ALİ

Türkiye’nin en temel sorunu ciddi bir demokratik muhalefet olmaması sorunudur. AKP hükümeti neden Türkiye’yi demokratikleştirecek adımlar atmıyor diye kızmak da fazla anlamlı değil. Çünkü AKP demokratik bir gelenek ve kültürden gelmiyor. Her ne kadar İslami kesim cumhuriyet döneminde baskı görse de, bu baskılara karşı demokratik mücadele eden cephede yer almadı. Sosyalistler ve Kürtler gibi demokrasi mücadelesinde ağır bedeller ödemedi. Necmettin Erbakan’ın çıkışıyla bazı itirazları ve tepkileri olsa da demokratik karakterli bir muhalefet olunamadı. AKP hizbi Erbakan hareketinin devletle buluşan yanı olduğundan İslami kesimin demokratik duyarlılığı en az olan kesimidir. 12 Eylül sonrasının yirmi yıldan fazla baskı altında yaşanan Türkiye ortamında kısmi bir demokratikleşme söylemi kullanarak iktidara gelse de, özü itibariyle demokratik karakteri zayıftır. İslami kesimin baskı görmesinden dolayı bazı demokratik söylemlerden söz etseler de, Türkiye’yi demokratikleştirecek bir performansı beklemek doğru değildir.

Muhalefet olan CHP baskıcı devlet geleneği ve bu devletin gerici ideolojik kodlarını da savununca Türkiye siyasi alanda tam bir tıkanma yaşamaktadır. Demokratikleşme konusunda esas tıkatmayı yaratan CHP’dir. CHP doğru bir demokratik tutum takınsa AKP ya demokratikleşme yönünde adım atar ya da çözülür. CHP AKP’nin kendine demokrat kendine Müslüman özel savaş demokratik söylemini aşsa AKP bir gün ayakta kalamaz, çözülür. Ancak devletin gerici kodlarına bağlı olunca AKP bundan yararlanıyor. Demokratikleşme adımları atmadığı gibi iktidarda kalıyor. Bunu sağlatan CHP’dir. Belki de CHP derin güçler tarafından AKP hem iktidarda kalsın hem de demokratikleşme adımları atmasın yönünde kullanılmaktadır.

Anadilde eğitim temel gündem, ama CHP tam da AKP gibi konuşuyor. “Dilini konuşabilir, öğrenebilir, müziğini dinleyebilir; nokta” diyor. Haluk Koç’un nokta diyerek ifade ettiği gibi, bundan başkası olmaz diyor. Noktası asla anlamına geliyor. CHP Kürt sorunu ile ilgili konulara gelince AKP ve MHP ile aynı düşünüyor. Sol ve sosyal demokratlar dünyada etnik ve dinsel toplulukların özgürlüğü konusunda hep pozitiflerdir. Dünyada kendisine sol deyip de etnik ve dinsel topluluklar konusunda negatif yaklaşanlar sadece Türkiye’de görülür. CHP’nin tutumu bu konuda ilginçtir. Bu nedenle duruşu sol ve sosyal demokratlardan çok, muhafazakar milliyetçilere yakındır. Kürtlerin yaşam hakkı olan anadilde eğitime hayır diyen bir CHP ve Kılıçdaroğlu tabii ki Alevilerin sorunlarını da çözemez. Çünkü Alevilerin sorunlarını çözmek için de gerçek demokrat ve radikal demokrat olmak gerekiyor.

CHP Kürt fobisini aşarsa bütün prangalarını kıracak ve Türkiye’nin etkili muhalif gücü olacak, hatta kısa sürede iktidara yürüyecek. Ama CHP’de böyle bir zihniyet yok. Kürt sorununda demokrat olsa %5’lik bir oy kaybeder, ama en az %15-20 de kazanır. Oy mühendisliği yapılırsa gerçeğin bu olduğu görülür.

CHP demokratikleşme adı altında birkaç maddede pozitif yaklaşıyor. Aslında seçim barajı dışında AKP’den pek farklı bir şey ileri sürmüyor. Özellikle Kürtlerin hak ve özgürlüklerini ilgilendirecek konulardan uzak duruyor. Kürtlerin hak ve özgürlüklerinden uzak durulduğunda ne savunulsa da özü demokratik olamaz ya da biçimde kalır.

Türkiye tarihi bir kavşaktadır. Ya CHP bu tarihi kavşakta doğru bir demokratikleşme anlayışı ortaya koyacak, yeni bir çıkış yapacak, ya da bazı ulusalcıların çerçevesini aşmayan bir parti olacaktır. Bugünkü durumunu da korumayarak yüzde 15’lik bir oy oranı etrafında debelenip duracak.

Aslında CHP’de bir sol damar ve taban var. 1970’li yıllar CHP’de böyle bir taban ve damar yarattı. CHP’nin en yüksek oya ulaştığı yıllar da bu yıllardı. Toplumsal muhafazakarlığın yüksek olduğu bu dönemde yüzde 42 oy almak büyük bir başarıydı. Kürt sorununda özgürlükçü olan bir CHP şimdi yüzde 50’leri de aşar. Dikkat edilirse o zaman CHP’nin en güçlü olduğu yerlerden biri de Amed’tir. CHP o yıllarda güçlü olduğu yerlerde güçlenirse yeniden Türkiye’nin kaderine etki eden parti olur. Yoksa gerici statükocu bir parti olarak kalır. Bu partiye Ergenekoncu demek de yanlış olmaz.

Demokrasi güçleri ya CHP’yi bu noktaya getiren bir baskı kurmalılar ya da CHP’ye tavır almalılar. Şu andaki CHP tavır almayı gerektiriyor. CHP kısa sürede kendini değiştirmezse demokrasi güçleri hemen tavır almalıdır. AKP’yi iktidar yapan bu partidir. Bu partiden kurtulmadan AKP’den kurtulanamaz düşüncesiyle hareket edilmelidir.

Türkiye’de CHP’nin aşılma zamanı gelmiştir. Bu nedenle HDP önemli bir alternatiftir. Tabii CHP gibi devletçilik ve Kürt karşıtlığı nasıl ki etkili bir parti olmayı önlüyorsa, sadece sosyalistler olsun ya da bize yakın olsun demek de daraltır. Bu konuda Latin Amerika’daki demokratik ittifaklar önemlidir. Kuşkusuz oralarda herhangi bir devletin Kürt sorunu gibi bir sorun ya da Kürt sorununa bakan bir bakış olmadığından durum farklıdır. Ancak yine de daha geniş yelpazede bir demokratik hareket yaratıp Türkiye’de gerici kabuğu kırmak çok önemlidir. İşte o zaman gerçek demokratik ve özgürlükçü güçlerin önü sonuna kadar açılmış olacaktır.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız