PAYLAŞ

semah_adiyamanAli KALİK

Bir semah bin kadın bir Sakine bin kadın semahı; ülkenin birçok bölgesinin Alevilerini bir araya getirdi. BDP’li kadın miletvekilerinin, DÖKH, BDP Belediye Başkanları, Özgür Demokratik Aleviler Derneği, Barış Anneleri, KESK’li kadınların hazır bulunduğu ve binlerin semaha durduğu etkinlik, Alevi kültürünün özünün korunmasını bir daha açığa çıkardı.

Sakine Cansız’ın mezar ziyaretiyle başlayıp, Ana Fatma ziyaretinden sonra Gola Çeto alanına yüzlerce kadın akın etti. Yapılan konuşmalar, dönülen semahlar adeta İzzettin Doğan’ın yapmış olduğu cami-cemevi iç içe açıklamasına bir yanıttı. Dersim’in özgünlüğü, kültürel özgürlüğe olan özlemi ve özüne dönmenin yoğun arzusu her alanda hissediliyordu.

Farklı farklı bölgelerden gelen semah ekiplerinin sahne almasına Dersim’li kadınlar da eşlik etti ve hep beraber Sakine’ye döndüler. Sakine’nin yaratmış olduğu özgür kadının, toplumu arındırmak için semaha durmaları Alevilik kültüründe kadının rolünü ortaya koymuştur. Alevilik felsefesinin anaerkil sistemin yaşam bulduğu bir alan olduğu, Dersim’deki semahla bir kez daha kanıtlandı.

Alevilik felsefesinde semah dönmek; geriliklerinden arınıp özüne dönme, yani hakka-halka yüzünü dönmektir. Dersim’de de binler semah dönerek arınıp paklanarak Sakine’ye yüzünü döndüler. Dönülen semahlarla ve söylenen deyişlerle özelde Alevi halkının genelde ise tüm toplumun barışa olan özlemlerine dikkat çekildi. Her kültürün, dilin kendisini özgürce ifade etmesinin bir simgesi olarak semahların dil ve kültür farklılıkları ile temsil ediyordu.

Yaşanan tekniki eksik ve yetersizliklerin dışında herkes büyük bir sorumluluk ve ciddiyetle sorumluluklarını yerine getirmişti. Büyük bir görselliğe sahne olan Gola Çeto, aldığı her nefesten döndüğü her semahtan özgürlük, barış ve eşitlik akıyordu. Hak divanından halk meclisine akan bir sevgi seli vardı. 72 milleti kucaklayan, hoşgörüyü, sevgi ve saygısıyla her zamanki gibi örnek bir yaşamın öncülüğü de yapılıyordu.

Kırklar kapısının dört makamına Sakine oturmuş kadınların özgürlük maratonunda aldığı yolu izliyordu. Her şeye rağmen gururlu duruşuyla semaha duran herkesin kalbinde yerini çoktan almıştı. Dersim Sakine’ye dönüyordu, Sakine de özgürlük yolunda doğrultu vermeye devam ediyordu. Çünkü Alevilik’te düşküne küsküne yer yoktu tıpkı özgürlük yürüyüşünde olduğu gibi. Gözü hep üstümüzdeydi dört makamda otururken…

Farklı bölgelerin semah ekipleri kendi kültürlerini semah figürlerinde işlerken Alevilik sorununun bir insanlık ve özgürlük sorunu olduğunu ortaklaştırdılar. Alevilik sorununun çözümü için ilk adım olan Dersim semah etkinliğinin artık sosyal, kültürel ve siyasi olarak da ele alınmasının zaruriyeti görüldü. Sistemin dayatmalarına, asimilasyon politikalarına bir başkaldırıydı aynı zamanda Dersim’deki semah.

Evet, Dersim semahla Sakine’ye döndü çünkü Sakine özgürlüğün kıblegahıydı. Dersim halkı her zaman olduğu gibi bu sefer de topluma öncülük etme görevini aldı. Toplumun kanayan yarası olan Alevilik ve dolayısıyla özgürlük sorununa parmak bastı. Çözümünü de döndüğü semahın kardeşliğiyle ortaya koydu. Gelin canlar bir olalım özgürlüğe beraber yürüyelim mesajıyla toplumun karşısına çıktı Dersim.

Belki anlatılacak, yazılacak daha fazla şeyler var ancak bazı şeyleri yazmaktan öteye yaşamak lazım. Duygunun, düşüncenin, saflığın, temizliğin iç içe geçtiği özgürlük semahı ciddi mesajlar verirken, birliği de temsil etti. Dersim semaha döndü, Sakine’ye döndü, Sakine özgürlüğe dönmemizi emretti. Hadi semahla özgürlüğe…

ozgur gündem

Yorumunuzu yazınız