PAYLAŞ

Fettullah Gülen ve İzzettin Doğan’ın ortaya attığı ancak Alevi halkının büyük bir asimilasyon hamlesi olarak gördüğü “cami-cemevi bir arada” projesini tarihçi yazar Erdoğan Aydın, Erdoğan Çınar ve akademisyen Ali Murat İrat’a sorduk.05camicemevi
Erdoğan Aydın
Bu projeye geçmeden önce söylemeliyim ki; Osmanlı İmparatorluğu gibi Sünni referanslarla idare edilen bir devlette bile, 1825 yılında 2. Mahmut’un tekkeleri ve cemevlerini yasaklamasına kadar, buralar camilerden bağımsız olarak tanınıyordu. Bugünkü laik Türkiye, Osmanlı imparatorluğundan bile geridedir.

Özellikle son yıllarda Alevi halkın, kimliğine sahip çıkarak, eşit yurttaşlık hakkı için mücadele etmesi böyle bir projenin ortaya çıkmasının nedenidir. Zorla Sünnileştirilme işe yaramayınca Alevi halkının içindeki “Hızır Paşalarla” beraber cemevlerini ve aşevlerini camilerin içine yerleştirmeye kalkıyorlar, projenin uygulaması da böyle. Hiyerarşik olarak camiyi en üste, onun altına da cemevi ve aşevlerini yerleştirerek Alevileri caminin basıncı altında bırakacaklar. Yoksullaştırılan Alevi halkını, aşevleri ile deyim yerinde ise midesinden Sünni sermayeye bağlanmaya mecbur etmek istiyorlar.

Bu laikliğe, kardeşliğe ilişkin bir şey olamaz. Alevileri eşit yurttaş saymadan böylesi bir proje gerçekliğe kavuşamaz. Bu proje Fettullah Gülen ve İzzettin Doğan’ın eski anlayışa yeni kılıf geçirmesinden başka bir şey değildir.

Ali Murat İrat
Bugün yaşananlar Gezi sürecinin parçasıdır, AKP’nin süreci istediği formata taşıma hareketidir. Bu işi sadece Alevi sorununun parçası olarak göstermeye çalışıyorlar. AKP’ye yükselen karşı çıkışı daraltmak için, aktörler ve proje son derece iyi seçilmiş; zamanlama da son derece uygun.

Bu cemevi-cami projesinin bu hale geleceğini emin olun İzzettin Doğan hariç herkes biliyordu. İzzettin Doğan ne halkı tanır, ne de Aleviliği bilir. Düşünün bu İzzettin Doğan Turgut Sunalp’ın Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin kurucularındandır. Maalesef ki, Alevi toplumunda, benim çok da doğru bulmadığım bir biçimde, dedelik makamı sayesinde karşılığı var, bunun için ona bağlı olan bir grup insan var.

Projeye bakarsak; devlet cemevlerini tanımıyor, bir halkın ibadet yeri olarak kabul etmiyor. Ama yaptıkları caminin yanına böyle bir ucubeyi de koymak istiyorlar. Aleviler ibadet de yapsın ama Sünnilerle kardeş olsun… Madem kardeşlik için bu proje, neden Sünni yoğunluğun içinde, kendi alanlarında yapmıyorlar? Neden Sincan değil seçilen yer? Neden Sünnilere, bu insanların artık ölmeye bile mecali kalmamış, artık zulmetmeyin demiyorsun? Kolaysa kendi camilerinizi açın Alevilere, gelin burada ibadet yapın diyin. Bu yaşananları herkes görüyor; ama onlardan kimse ses çıkarmıyor. Bakın, ne olursa olsun, o cenahın en net tepkisini Akit çevresi açık açık gazetelerinde yazıyor; “bu aleviler zaten sapık hayvanlardır, İslam’la da alakaları yoktur” diyorlar. Büyük bir nefret suçu işleseler bile, en azından takiye yapmıyorlar.

Bakın; hükümetten biri ne zaman kardeşlik, barış dese benim ödüm kopuyor. Çünkü onlar ne zaman böyle bir kelime etseler, halkın kanı akıyor. Devlet bu projeyi daha başlamadan kan akıtarak bitirmiştir.

Ancak, bir yandan da söylemeliyiz ki, kendi ibadethanelerini peşkeş çekenler de bu sürecin içinde. Doğan Bermek, Taraf gazetesinde; “binlerce yıldır asimile edemediler, böyle mi asimile edecekler” diye yazı. Bermek, sanıyorum asimilasyon ne demek, bir halk nasıl asimile edilir bilmiyor. Kimseyi asıp keserek asimile edemezsin, aksine kemikleştirirsin; ancak kültür ve yaşamını değiştirerek onu kendi inancından koparabilirsin. Düşünün, bugün cemlerde kadının başını kapatmasını istemek, onları artık cemde bir can olarak değil, bir kadın olara gördüğünüz anlamına gelir. Sonra bir bakarsınız cemevinden değil, Cuma namazından çıkıyorsunuz. İzzettin Doğan ve çevresindeki bir grup bunu yapıyor.

Asıl olarak, Gezi direnişi tüm dünyayı salladı, hangi ülke olursa olsun herkes bunu konuşuyor. Biz şimdiye kadar gördük ki, sadece kimlik ve inanç meseleleri ortasına oturtulan mücadele hatları hep zarar gördü. Bizim, Gezi ruhunu öldürmeden, bir indirgeme yapmadan emek-sermaye çelişkisi ile bütünleştirerek mücadele hattını büyütmemiz gerekir.cami-cemevi

Erdoğan Çınar
Cami-cemevi çok net olarak ortaya çıkardı ki İzzettin Doğan Aleviliğin asimilasyonu için çalışıyor. Eskiden beri bir alevi esnafı olduğunu ve bunun için sermaye ile işbirliği içinde olduğunu da görmüştük, bu da durumu ispatladı. Cemevi-cami yan yana olmaz, bu girişim cemevinin cami içinde eritilme çabasıdır. Burada yapılan şey bir cemevi değil, Alevilerin cami adındaki binaya gitmelerini zorlamaktır. Burada ibadet edilemez, cemevlerinin itibarı düşürülmemelidir.

Bu proje ile çok şiddetli biçimde asimilasyon hedefleniyor ve yapılan tüm bu faaliyet hızlandırılıyor. Her ağacın kurdu kendi özünden olur, bu Alevi özdeyişinin doğru çıktığını gördük. Bizim içimizi kemiren kurt İzzettin Doğan’dır ve görüldüğü gibi malum çevrelerle bunun için çalışıyor. Eğer önlem alınmazsa Alevilik kaybolacak, bunun için de mücadele edilmeli.

Aleviler önce kendi bünyelerinden Alevi görünümlü olan sahtekârları temizlemeli ve teşhir etmelidir. Alevilerin birlik olması ve birlikte mücadele etmesi çok önemli; bir yandan da devlerin Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını tanıması gerekli.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız